Okul ve sınav stresi uyurgezer yapıyor
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
- Diş ipi günün hangi saatinde kullanılmalı? - 15 Nisan 2026
Uyku bozukluğu hastalığı olarak nitelendirilen uyurgezerlik, en sık çocukluk çağında görülüyor. Özellikle 12 yaş ve öncesinde her 5-6 çocuktan birinde uyurgezerliğe rastlanıyor. Bu yaş grubunda uyurgezerliği tetikleyen unsurların başında, okul ve sınav stresi ile yorgunluk geliyor. Uzmanlara göre, davranışsal terapiler veya rahatlatıcı egzersizlerle bu sorunun önüne geçilebilir.
![]()
Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Örmeci, okulların açılmasına çok az kala aileleri uyurgezerlik konusunda uyardı.
HER 5-6 ÇOCUKTAN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR”
Uyurgezerlik derin uykunun bir hastalığıdır. Kişinin bilincinde olmadan uyanması ve ambulasyon dediğimiz, kapı pencere açabilecek kadar hareketliliğe geçtiği, uyandırmanın zor olduğu, kişinin kendini başka bir yerde uyanmış şekilde ya da tekrar yatağına dönerek bulduğu bir durumdur. Çocuk yürümeye başladıktan sonra görülme sıklığı artmaya başlar. 12 yaşına kadar bu risk yüksektir. Her 5-6 çocuktan birinde görülür. Ergenlikle beraber azalır, erişkinlikte yüzde 1 civarına düşer. Çocuklukta sık görülmesinin nedeni ise uykunun organizasyonuyla ilgilidir. Zira çocuklar erişkinlerdeki uyku organizasyonuna sahip değildir. Bu süreç bebeğin kırkı çıktıktan sonra başlar, ergenliğe kadar tamamlanır. İşte bu nedenle 12 yaş sonrası uyurgezerliğin görülme sıklığı da düşer.
SABAHIN KARANLIĞINDA SERVİSE BİNDİRİLEN ÇOCUK
Çocukluk çağındaki okul ve sınav stresi ile yorgunluk uyurgezerliğe davetiye çıkarmakta. Anne babalar çocuklarını iyi okullara gönderebilmek için sabahın karanlığında servise bindiriyor, çocuk saatlerce yol gitmek zorunda kalıyor. Bu da aşırı yorgunluk ve uyku yoksunluğuna yol açıyor. Uyku yoksunluğu ise derin uyku yoğunluğunu artırarak uyurgezerliği tetikleyebiliyor.
GENETİK YATKINLIK DA ÖNEMLİ FAKTÖR
Çocukluk çağı uyurgezerlikte genetik alt yapı önemli. Çocuklukta genelde ailede bir ya da iki jenerasyon öncesinde uyurgezerlik hikayesi vardır. Genetik yatkınlık daha ön plandadır. Yetişkinlikte ise stresle ilişkili faktörler daha yoğundur. Ayrıca uykuda huzursuz bacak sendromu, uyku apnesi, parasomniler, uykuyla ilişkili panik bozukluk gibi sorunlar uyurgezerliğin zeminindedir.
GEREKLİ ÖNLEMLER ALINIRSA TEHLİKELİ DEĞİL
Çocukların sınav stresiyle baş edebilmesine yönelik davranışsal terapiler veya kaygı düzeyi yüksek bazı çocuklarda rahatlatıcı egzersizlerle bunun önüne geçilebilir. Uzun vadede gerekli önlemler alınırsa korkulacak bir şey değil. Altta yatan başka bir neden olup olmadığı mutlaka araştırılmalı. Bir de kendisine zarar verme potansiyeli olan durumlara karşı gerekli önlemler alınmalı. Örneğin pencerelere özel kilit takılabilir, yatmadan önce evin kapısı kilitlenip anahtarı anne baba yanına alabilir. Çocuğun kendisini yaralayabileceği kesici veya elektrikli aletler mutlaka ortadan kaldırılmalı.
UYURGEZERLİĞİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Bir gece önceki uyku yoksunluğu, aşırı karbonhidratlı bir akşam yemeği gibi derin uyku yoğunluğunu artırabilecek şeylerden kaçınılmalı. Derin uykunun da belli bir yoğunlukta olması gerekli. Aşırı derin uyku sorun yaratabilir. Çocukta akşamları aşırı uyku yoksunluğu yaşanıyorsa, gündüz 1-1.5 saat uyutulabilir. Çocuk uyumaya başladıktan belli bir süre sonra oluyorsa, ‘programlanmış uyandırma’ denilen bir davranış terapisiyle tedavi sağlanabilir. Başka bir uyku hastalığının olup olmadığını anlamak için hastanın bir uyku laboratuvarına yatırılması gerekebilir. Sıklıkla hayatı tehdit eden durumlar oluyorsa da, çeşitli ilaçlar (bazı antidepresanlar, uyku ilaçları, melatonin destekleri gibi), tedaviye eşlik edebilir. Ama bunlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.