Sağlık emekçileri cezalarla yönetiliyor! Aile Hekimliği sisteminde yapısal sorunlar büyüyor
- Nipah Virüsü (NiV) hakkında korkutan gerçekler! - 4 Şubat 2026
- Türkiye’nin önde gelen 7 tıbbi derneği Ankara’da tarihi bir buluşmaya imza attı - 4 Şubat 2026
- Her 10 kişiden 7’si RSV’yi hiç duymamış! - 3 Şubat 2026
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde uygulanan performans ve ceza odaklı düzenlemeler, aile hekimliği sistemini sürdürülemez hale getiriyor. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, artan iş yükü, gelir güvencesizliği ve mesleki özerklik kaybının hem sağlık çalışanlarını hem de halk sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları; son bir yılda artan ceza ve maaş kesintileri, tutulmayan Aile Sağlığı Merkezi (ASM) vaatleri, eksik hizmet içi eğitimler ve aşı tedarik sorunları nedeniyle ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya. Sağlık emekçileri, uzun süredir dile getirilen bu sorunlara rağmen Sağlık Bakanlığı’nın kalıcı ve yapısal çözümler üretmediğini ifade ediyor.
“Eziyet Yönetmeliği” Birinci Yılında Protesto Edildi
Aile hekimliği alanında yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla dün ülke genelinde eylemler düzenlendi. Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimleri Derneği Federasyonu (AHEF) öncülüğünde gerçekleştirilen eylemlerde, kamuoyunda “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırılan düzenlemenin yürürlüğe girişinin birinci yılı protesto edildi.
Aralarında tabip odaları, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), aile hekimleri dernekleri ve çeşitli sağlık sendikalarının da bulunduğu 11 sağlık meslek örgütü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
“Performans ve Ceza Mantığı Sağlık Hizmetini Zedeliyor”
SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, mevcut yönetmeliklerin sağlık hizmetini kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırdığını belirterek şunları söyledi:
“Sağlık hizmeti, ölçülmesi ve eksik bulunduğunda cezalandırılması gereken bir performans faaliyeti gibi ele alınıyor. Hekimin kontrolü dışında gelişen hasta gelmemesi, adres değişiklikleri, göç ve nüfus hareketleri bile gelir kesintisine neden oluyor. Bu durum, ‘sorumluluk var, yetki yok’ anlayışını derinleştiriyor.”
Gelir Güvencesi Ortadan Kalktı
Aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının büyük bölümünün sözleşmeli statüde çalıştığını hatırlatan Akarken, performansa dayalı puanlama sisteminin gelirleri öngörülemez hale getirdiğini vurguladı. Aynı işi yapan sağlık çalışanları arasında ciddi gelir farkları oluştuğunu belirten Akarken, bunun çalışma barışını zedelediğini ifade etti.
“Hastaya Değil, Ekrana Çalışıyoruz”
Yeni yönetmeliğin koruyucu hekimliği geri plana ittiğini söyleyen Akarken, bürokratik yükün sağlık hizmetinin niteliğini düşürdüğünü belirtti:
“Form doldurma, veri girişi ve performans ispatı öncelik haline geldi. Sağlık çalışanları artık hastaya değil, ekrana çalıştıklarını söylüyor.”
ASM’ler Küçük İşletmelere Dönüştü
Mevcut uygulamaların aile sağlığı merkezlerini fiilen küçük işletmelere dönüştürdüğünü ifade eden Akarken, aile hekimlerinin personel sorunlarından kira ve bakım giderlerine kadar pek çok yükü üstlendiğini, ancak buna karşılık işveren yetkileri ve güvencelerinin bulunmadığını dile getirdi.
“Eziyet Yönetmeliği” Sağlık Üretmiyor
Akarken, söz konusu düzenlemenin çok denetleyen, çok cezalandıran ve geliri güvencesizleştiren bir yapıya sahip olduğunu belirterek, mesleki özerkliği daralttığını ve sağlık hizmetinin niteliğini düşürdüğünü söyledi.
Sağlık Emekçilerinin Ortak Talepleri
SAHİM-SEN tarafından dile getirilen temel talepler şu şekilde sıralandı:
Halkın eşit, ücretsiz ve nitelikli birinci basamak sağlık hizmetine erişimi sağlanmalı
Performansa dayalı olmayan, emekliliğe yansıyan tek kalem ve güvenceli ücret sistemi hayata geçirilmeli
Yüzde 35’e varan vergi kesintileri en fazla yüzde 15’e düşürülmeli, vergide adalet sağlanmalı
Kamu tarafından yapılan, depreme dayanıklı ve donanımlı ASM’ler kurulmalı
Baskı ve cezaya dayalı, mesleki özerkliği zedeleyen uygulamalara son verilmeli
“Bu Sistem Böyle Devam Edemez”
Birinci basamakta yaşanan tükenmişliğin halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Akarken, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birinci basamak sağlık hizmetleri cezalarla değil; planlama, kamusal sorumluluk ve çalışanı güçlendiren politikalarla yönetilmelidir. SAHİM-SEN olarak hem sağlık emekçilerinin hakları hem de halkın sağlık hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz.”