Mangal dumanı, çocuğunuzun astımını tetikleyebilir…

Astım ataklarının en sık görülen tetikleyicilerinden olan viral enfeksiyonlar genellikle sonbahar ve kış aylarında artsa da, özellikle alerjik veya atopik bünyeli çocuklarda yaz mevsimi de önemli riskler barındırıyor. Bu nedenle de uzmanlar, aileleri yaz aylarında da çevresel tetikleyicilere karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

 

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, çevresel etkenlere karşı önlem alındığında ve ilaçlar düzenli olarak kullanıldığında astımlı çocukların da sağlıklı bir yaz mevsimi geçirebileceğinin altını çizdi. Yaz aylarında tetikleyen çevresel etkenleri anlattı.

Hatalı klima kullanımı: Klima filtreleri düzenli olarak temizlenmezse toz ve küf gibi alerjenler birikebilir. Bu alerjenler de çocuklarda astımı tetikleyebilmektedir. Ayrıca, mekanın aşırı ve hızlı soğutulması nedeniyle ani ısı değişimine ve klimanın soğuk havasına doğrudan maruz kalmak da astımı tetikleyen diğer etkenleri oluşturmaktadır.

Piknik alanındaki duman ve küfler: Yaz aylarında piknik yapmak amacıyla tercih edilen alanlardaki yoğun mangal dumanı, araç trafiğinin oluşturduğu egzoz gazları, ormanlardaki güneş görmeyen nemli bölgelerde bulunan küf ve mantarlar da astımı tetikleyebilen etkenler arasında yer alıyor.

Yüksek nem oranı: İdeal nem oranı yüzde 40–50 arasında oluyor. Ancak, yaz mevsiminde artan sıcaklıkla birlikte nem oranının yükselmesi astımlı çocuklarda nefes almayı zorlaştırabiliyor, astım krizlerini tetikleyebiliyor.

Kapalı havuz ortamı: Kapalı havuzlar astımlı çocuklar için tamamen yasak olmasa da bazı önemli riskler barındırması nedeniyle dikkatli olmak gerekiyor. Kapalı havuzlarda suyun hijyenini sağlamak için kullanılan klor; ter, idrar ve diğer organik maddelerle birleştiğinde kloramin (özellikle trikloramin) adı verilen uçucu bileşikler oluşuyor. Kloraminler havuz yüzeyine yakın havada birikiyor. Astımlı veya alerjik duyarlılığı olan çocuklarda havuz ortamında biriken kloraminler, bronşların aşırı duyarlılığını tetikliyor ve bu bölgede daralma yaparak astım atağını başlatabiliyor.

Aşırı yoğun aktiviteler:  Astımı iyi kontrol edilen çocuklarda da düzenli spor yapmanın hem güvenli hem de sağlıklı olduğu belirtiliyor. Ancak aşırı yoğun aktivitelerden mutlaka kaçınılması gerekir. Normalde soluk alıp verirken burnumuz soluduğumuz havayı ısıtır, nemlendirir ve filtre eder. Yoğun egzersiz sırasında ise burun solunumu devre dışı kalır, ağızdan solumaya başlarız. Ağız solunumu nedeniyle daha kuru, soğuk ve filtrelenmemiş hava bronşlara ulaşır. Bu durum ise bronşlarda su kaybı, daralma ve inflamasyon süreçlerini aktifleştirerek, astım krizini tetikleyebilmektedir.

Virüs ve bakteriler: Yaz aylarında kapalı mekanlarda daha az zaman geçirdiğimiz için virüs ve diğer mikroorganizmaların bulaşma riski azalıyor. Ancak uçak, otobüs ve tren seyahatleri ile bekleme alanları çocukların kolayca virüs ve diğer mikroorganizmalara maruz kalmalarına neden olabiliyor. Rinovirüsler, COVID-19, parainfluenza, bazı enterovirüsler, mikoplazma ve klamidya gibi atipik bakteriler alt solunum yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Bu enfeksiyonlar hava yolunda ödem gelişmesi ve mukus üretiminin artmasıyla astımlı çocuklarda hava yolunda aşırı duyarlılığı tetikleyebiliyor. Bronş kaslarında kasılmaya neden olan bu tablo nefes darlığına ve astımın kötüleşmesine zemin hazırlayabiliyor.

(Visited 15 times, 1 visits today)