Kadınlar daha sık yaşıyor, tedaviye erkekler gidiyor
- Expomed Eurasia33. Kez Kapılarını Açtı - 16 Nisan 2026
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
Yeni insanlarla tanışmaktan kaçınma, toplu yerlerde yemek yiyememe, topluluk içerisinde konuşamama şeklinde ortaya çıkan sosyal fobi, en sık görülen psikiyatrik rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Ve 13-20 yaşları arasında başlıyor.Çocuklukta yetişme biçimi hastalığın oluşmasında önemli bir etmen. Hastalık kadınlarda daha sık görülüyor, ancak tedavi için kliniklere başvurularda erkekler ilk sırada yer alıyor.
![]()
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, sosyal fobi hakkında şu bilgileri verdi.
BAŞKALARI HAKKIMDA NE DÜŞÜNÜR?
Sosyal fobisi olan kişi, başkaları tarafından olumsuz şekilde değerlendirilmekten aşırı derecede kaygı duyar. Kalabalık ortamlarda bulunduklarında etrafındakiler tarafından olumsuz şekilde değerlendirileceklerini, başkaları tarafından tedirgin, yetersiz, sıkıcı, göz korkutucu pasaklı ya da sevimsiz biri gibi yargılanacaklarını düşünerek, yoğun bir kaygı yaşar. Bu kişiler belirtili bir şekilde davranmaktan ya da görünmekten veya kızarma, terleme, kekeleme, baka kalma gibi kaygı belirtileri göstermekten yani başkalarınca olumsuz değerlendirilecek olmaktan yoğun bir şekilde kaygı duyar,
EN BELİRGİN BELİRTİLERİ
Sosyal fobinin en belirgin belirtisi kızarma, kaslarda titreme ve çarpıntıdır. Terleme, midede rahatsızlık, boğazda kuruma, sıcaklık veya soğukluk hissetme, kafada basınç olarak farklı belirtiler de bulunmaktadır. Sosyal fobisi olan kişiler topluluk önünde konuşmaktan ve yemek yemekten kaçınır. Herkesin birbirini görebildiği küçük sosyal gruplarda yer almaktan çekinirler. Yabancılarla konuşmaktan, yeni insanlarla tanışmaktan, toplu yerlerde yemek yemekten, toplum içinde telefon görüşmesi yapmaktan, küçük bir grup etkinliğinde yer almaktan, yetkili biriyle konuşmaktan ya da dinleyiciler önünde konuşmaktan kaçınır. Bu sayılanların hemen hemen hiç birini yapamaz ve yapmamak için bahaneler üretir. Bu kaçınma davranışı olarak da adlandırılmaktadır.
ÇOCUKLUKTA YETİŞME BİÇİMİ ÖNEMLİ BİR ETMEN
Yapılan araştırmalarda, sosyal fobiye sahip olan bireylerin beyinlerinde kimyasal farklılıklar belirlendi. Özellikle serotonin adı verilen kimyasal maddenin bireylerin beynindeki oranının normalden az olduğuna dair bulgular bulunmakta. Çocuklukta yetişme biçimi de hastalığın oluşmasında önemli bir etmen. Sosyal fobinin ortaya çıkmasında çevresel faktörler de etkili. Ailesinde ve akraba çevresinde sosyal fobi görülen kişilerin, bu hastalığa yakalanma riski bir miktar yüksek.
SIK GÖRÜLÜYOR
Sosyal fobinin yaşam boyu görülme oranının yüzde 2 ile 13 arasında değişmekte. En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Türkiye’de üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırmada, deneklerin yüzde 24’ünde bu hastalığın olduğu saptanmıştır. Sosyal fobi erken ve geç ergenlik dönemi arasında başlar. Bu da 13 ile 20 yaş aralığına tekabül eder. Kadınlarda daha sık görüldüğü ancak klinik başvuruda erkeklerin daha fazla oranda olduğu gözlenmiştir.
TEDAVİSİ OLAN BİR HASTALIK
Sosyal fobide ilaç tedavisi ve psikoterapi uygulanır. Hastanın durumuna göre bazen tek başına psikoterapi, bazen ilaç tedavisi uygulansa da genelde her ikisinin beraber uygulanmasında başarı daha yüksektir. Sosyal fobide en sık uygulanan terapilerden biri Bilişsel ve Davranışçı Terapi’dir. Bu psikoterapi türü, hastanın kaygılarının nedenini araştırmasına ve korkularıyla yüzleşmesine imkan sağlar. Araştırmalar, özellikle uzun vadeli bilişsel davranış terapisinin ilaçlardan daha etkili olduğunu gösteriyor.