Annelerin yarıdan fazlası ”lohusalık depresyonu” geçiriyor

Lohusalık Depresyonu Farkındalık Haftası için gerçekleştirilen araştırmaya göre,  Türkiye’de annelerin yarıdan fazlası lohusalık depresyonu  geçiriyor. Ancak sadece yüzde 3’ü profesyonel destek alıyor. Bu durumdaki anneler, kötü anne olarak etiketlenmekten endişe ediyor.

Bepanthol Baby ve Uykusuz Anneler Kulübü,  Lohusalık Depresyonu Farkındalık Haftası kapsamında, ülke çapında 0-4 yaş arasında bebeği-çocuğu olan 400 anne ve babanın katılımıyla bir araştırma gerçekleştirdi.

LOHUSALIK DEPRESYONU BİLİNİYOR 

Araştırmaya göre,  annelerin yüzde 96’sı lohusalık depresyonu hakkında bilgi sahibiyken, babaların yüzde 81’i duruma hakim. Türkiye’deki annelerin yüzde 66’sı lohusalık depresyonu geçiriyor ancak  sadece yüzde 3’ü profesyonel destek alıyor. Araştırma verilerine göre,  anneler kendilerine ayırabilecekleri 1 saatte en çok uyumayı hayal ediyor. Annelere duygu durumu sorulduğunda yorgun, yalnız, stresli ve endişeli hissettiklerini belirtiyor.

ANNELERE ”SEN NASILSIN” DİYE SORULMUYOR  

Araştırmada, annelere günlük hayatlarında en çok duydukları 3 sorunun ne olduğu da soruldu.  Buna göre “sütün yetiyor mu?” yüzde 43’le ilk sırada yer aldı. Bunu “geceleri uyuyor mu?” ve “bebeğin emiyor mu?” soruları takip etti. Ancak annelere  “sen nasılsın” diye sorulmadığı belirlendi.

ANNELER YALNIZ HİSSEDİYOR 

Babaların yüzde 93’ü eşlerine yardımcı olduğunu belirtirken, annelerin cevaplarında bu oran yüzde 64 olarak tespit edildi.  Türkiye’deki anne babaların çoğunluğu, çocuk olduktan sonra uzaklaştıklarını düşünmüyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki, annelerin yüzde 41’i, babaların ise yüzde 70’i eşiyle hala sevgili olduğunu düşünüyor.  Anne ve babalara yalnız hissedip hissetmedikleri sorulduğunda, annelerin yüzde 76’sı yalnız hissettiğini söyledi.

GÜLÜMSEYEN DEPRESYONA DİKKAT 

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Klinik Psikolog Aysun Ömeroğlu, şunları söyledi.

Öncelikle yeni annenin yorgun ve bunalmış olması bir bebeğe bakım verirken beklenen bir şey olarak görülmekte. Bu da annenin yaşadığı duygusal sıkıntıları, kendisinin ve çevresinin normalize etmesine neden olabilir. Yeni annelerin çoğu, annelik işinin üstesinden gelemediği düşüncesiyle şikayette bulunmaktan kaçınma eğiliminde olur. Dahası yoğun suçluluk duyguları nedeniyle, duygu durumlarını ciddiye alıp yardım aramak yerine, başarısızlık hislerine yenik düşüp yardım arayamazlar. Bu konumdaki anneler, annelikle ilgili beklenilenin tersine gelişen olumsuz duyguları nedeniyle de genelde utanır.  Ve kötü anne olarak etiketlenmekten endişe eder. Bu dönemde her kadının kendine özgü semptomlar geliştirmesi ve belirtilerin zaman zaman artıp, zaman zaman azalması, lohusalık depresyonunu fark etme güçlüklerine neden olabilmektedir. Doğum sonrası depresyon başka bir zamandaki depresyondan farklı olarak biraz örtük ve sıklıkla ‘gülümseyen’ tipte kendini gösterir. Ancak lohusalık depresyonu ciddi bir sağlık sorunudur. Annelerimizin gülümsüyor olsalar dahi risk altında olabileceğini unutmadan, onların nasıl olduklarını ve neye ihtiyaçlarının olduğunu sık sık sorgulamalıyız. 

(Visited 156 times, 1 visits today)