4 çocuktan 1’i akran zorbalığına maruz kalıyor

PISA 2018 verilerine göre ülkemizdeki öğrencilerin yüzde 24’ü ayda en az 1 kez akran zorbalığına maruz kalıyor. OECD analizine göre erkekler, kızlara göre daha fazla fiziksel şiddete uğrarken, kızlar arasında sözel zorbalık daha yaygın.

Uzman Klinik Psikolog Evrim Balım, akran zorbalığının aşamalarını anlattı ve velilere uyarılarda bulundu.

PISA 2018 verilerine göre ülkemizdeki öğrencilerin yüzde 24’ü ayda en az 1 kez akran zorbalığına maruz kalıyor. 7-16 yaş arası çocukların maruz kaldığı akran zorbalığı, 9-15 yaş arasında ise en üst seviyeye ulaşıyor.

Erkekler fiziksel şiddete, kızlar sözel zorbalığa uğruyor

OECD’nin yayınladığı yeni rapora göre Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin yüzde 19’u okullarında ayda birkaç kez sözel veya fiziksel şiddete maruz kalıyor.

Yine OECD analizine göre erkekler, kızlara göre daha fazla fiziksel şiddete uğrarken, kızlar arasında sözel zorbalık daha yaygın.

Sözel zorba, duygusal zorba ve fiziksel zorba olarak akran zorbalığının üçe ayrıldığını belirten Uzman Klinik Psikolog Evrim Balım, ortalama 4-6 yaşlarında çocukların birbirleriyle anlamlı bir şekilde oyun oynamaya başladığı dönemde yaygınlıkla ortaya çıktığını belirtti.

Akran zorbalığı okul başarısını etkiliyor

Akran zorbalığı davranışlarına maruz kalan çocukların okul başarısında keskin düşüşler görüldüğüne dikkat çeken Balım, zorbalığa uğrayan çocukların mutlaka destek alması gerektiğinin altını çizdi.

Avantajlı bir kişinin veya grubun, kendilerine oranla dezavantajlı bir bireye ya da gruba sistematik bir şekilde baskı uygulamasının “akran zorbalığı” olarak adlandırıldığını belirten Uzman Klinik Psikolog Evrim Balım, şöyle devam etti:

“Kişinin sahip olduğu bu avantaj fiziksel olarak güçlü olması ve sosyoekonomik düzeyinin daha iyi olması gibi geniş bir çerçevede düşünülebilir. Dezavantajlı grup içinde olan çocukların; fiziksel olarak daha güçsüz, sosyoekonomik düzeyinin daha altta olduğu görülmektedir. Ayrıca çocuklarda; konuşma bozukluklarının olması veya başka bir rahatsızlık olması da çocuğun dezavantajlı kategori içerisinde yer almasına sebep olabilmektedir. Zorbalık yapan kişi; fiziksel veya duygusal yollardan karşısındakini sindirmeye çalışıp onun üzerine egemenlik kurmaya çalışır. Mağdur çocuk veya arkadaşları kendisini korumaya çalışıp başarısız oldukça zorbalık uygulayan çocuğun davranışlarında bir pekişme olduğu görülmektedir. Zorbalığa maruz kalan çocuk her geçen gün kendi içine kapanıp, sosyal ortamlarda izole oldukça zorba birey mağdur çocuğun üstüne daha çok gidebilmektedir.” 

Zorbalık türleri neler?

Akran zorbalığının üçe ayrıldığını söyleyen Balım, “Sözel zorba davranışlar; lakap takma, alay edilmesi, küfür edilmesi ve gurur kırıcı sözel ifadelerdir. Duygusal zorba davranışlar; arkadaş grubu içinde dışlamak, görmezden gelmek, yardım etmemek, ortak grup aktivitelerinde görev veya sorumluluk vermemek şeklinde tanımlanabilir. Fiziksel zorba davranışlar; fiziksel güç kullanarak yapılan davranışlardır. Omuz atmak, iteklemek, tekme veya yumruk atmak gibi fiziksel eylemleri içeren davranışlardır” ifadelerini kullandı.

Çocuklar neden yapıyor?

Ortalama 4-6 yaş arasındaki çocukların aktif olarak birbirleriyle anlamlı şekilde oyun oynamaya başlamalarıyla birlikte akran zorbalığı davranışına başladığına dikkat çeken Balım, “Okul öncesi döneme denk gelen bu süreçler içindeki çocukların nasıl iletişim kuracaklarını bilemedikleri, akranlarına isteklerini kabul edilebilir yoldan söylemeyi beceremedikleri için sözel, duygusal ve fiziksel zorbalık yoluna başvururlar. Zorbalık yapan çocuklar davranışları üzerinden kendilerini daha güçlü hissetmektedir. Bu güçlü olma duygusu üzerinden aldıkları haz fazla oldukça ve yaşları ilerledikçe bu davranışlar kalıplaşmaya başlar. İlerleyen yıllarda ise bu davranış kalıpları yerleşmiş olur” şeklinde konuştu.

Okul fobisi gelişebiliyor

Akran zorbalığı davranışına maruz kalan çocukların okul başarısında keskin düşüşler görüldüğünün altını çizen Evrim Balım, mağdur çocukların dikkatini derslere değil, hedef almaktan nasıl kaçacağı üzerine yönelttiklerini belirtti. Balım, akran zorbalığına uğrayan çocukların mutlaka destek alması gerektiği konusunda uyardı.

Balım, şöyle devam etti:

 “Çevresindeki diğer arkadaşlarına oranla; daha içine kapanık, daha huzursuz ve daha stresli olduğu görülmektedir. Tüm bu durumlar; çocuğun okula gitmek istememesine, okuldan kaçmasına veya okul fobisi geliştirmesine sebep olabilmektedir. Aile akran zorbalığı davranışlarını gözlemliyorsa mutlaka çocuğu için destek almalıdır.” 

(Visited 5 times, 1 visits today)