Yaz aylarında doğan erkeklerin depresyona girme ihtimali daha yüksek

Sıcak ve neşeli yaz ayları, bazıları için gelecekteki ruh sağlığına dair beklenmedik bir ipucu taşıyor olabilir. Kanada’da yapılan yeni bir bilimsel araştırma, yaz aylarında doğan erkeklerin ileriki yaşlarda depresyona girme ihtimalinin diğer mevsimlerde doğanlara göre daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.

gizmodo.com haberine göre, Yaz mevsimi genellikle güneş, tatil ve mutlulukla ilişkilendirilir. Ancak bilim dünyasından gelen yeni bir bulgu, bu algıyı sorgulatacak cinsten. Kwantlen Politeknik Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülen ve prestijli bilim dergisi PLOS Mental Health‘de yayınlanan çalışma, doğum mevsimi ile ruh sağlığı arasında, özellikle erkekleri etkileyen şaşırtıcı bir bağlantı tespit etti.

Araştırmanın Çarpıcı Bulguları

Kanadalı bilim insanları, 303 yetişkinin katıldığı uluslararası bir anket çalışması gerçekleştirdi. Katılımcıların demografik bilgileri, doğum tarihleri ve ruh sağlıklarını ölçen standart depresyon ve anksiyete ölçeklerine verdikleri yanıtlar analiz edildi. Sonuçlar netti:

  • Yaz aylarında (Haziran, Temmuz, Ağustos) doğan erkeklerin, diğer mevsimlerde doğan erkeklere kıyasla depresyon belirtileri gösterme olasılığı istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha yüksekti.

  • İlginç bir şekilde, bu bağlantı kadınlarda gözlemlenmedi. Bu durum, doğum mevsiminin etkisinin cinsiyete özgü olabileceğini düşündürüyor.

Her Şey Bir Partideki “Burç” Sohbetiyle Başladı

Çalışmanın başyazarı Mikael Mokkonen, bu ilginç araştırma fikrinin oldukça sıradan bir ortamda doğduğunu belirtiyor. Gizmodo’ya verdiği röportajda, “Bir partide biri bana burçlara inanıp inanmadığımı sordu. Bu soru, bir insanın doğum gününün fizyolojik veya zihinsel özellikleriyle nasıl ilişkili olabileceği, yani burçların biyolojik bir temeli olup olamayacağı konusunda düşünmemi sağladı,” diyor.

Bu merak, onu ve ekibini, doğum zamanlamasının ruh sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini bilimsel olarak incelemeye yöneltti.

Neden Yaz Ayları? Potansiyel Biyolojik Mekanizmalar

Peki, yaz aylarında doğmak bir erkeğin depresyon riskini neden artırabilir? Araştırmacılar, bunun doğrudan doğum anıyla değil, anne karnındaki gelişim süreciyle ilgili olduğunu düşünüyor. Mokkonen’e göre, annenin hamilelik sırasında maruz kaldığı çevresel faktörler, bebeğin gelişimini incelikli yollarla etkileyebilir. Olası mekanizmalar şunlar olabilir:

  1. Güneş Işığı ve D Vitamini: Yaz aylarında hamileliğinin kritik dönemlerini geçiren annelerin maruz kaldığı yoğun güneş ışığı, D vitamini seviyelerini ve diğer hormonları etkileyebilir. Bu hormonal dalgalanmaların, özellikle erkek fetüslerin beyin gelişiminde farklılıklara yol açabileceği düşünülüyor.

  2. Sıcaklık ve Stres: Yüksek yaz sıcaklıkları, hamile bir anne için fizyolojik bir stres unsuru olabilir.

  3. Beslenme Alışkanlıkları: Mevsimsel olarak değişen beslenme düzeni (farklı meyve ve sebzelerin tüketimi) annenin ve dolayısıyla bebeğin aldığı mikro besinleri etkileyebilir.

  4. Enfeksiyonlar: Bazı viral enfeksiyonların mevsimsel bir paterni vardır ve hamilelik sırasında geçirilen enfeksiyonların, doğacak çocuğun nörolojik gelişimi üzerinde uzun vadeli etkileri olduğu bilinmektedir.

Ruh Sağlığı Karmaşık Bir Yapboz

Mokkonen, hangi mevsimde doğmuş olursa olsun, çalışmaya katılanların çoğunun (%84) bir düzeyde depresyon belirtisi bildirdiğini ekliyor. Bu durum, mevsimlerin küçük bir etken olabileceğini, ancak ruh sağlığı sorunlarının ne kadar yaygın ve çok faktörlü olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Sonuç olarak, eğer yaz aylarında doğmuş bir erkekseniz paniğe kapılmanıza gerek yok. Bu çalışma, ruh sağlığının genetik, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin iç içe geçtiği karmaşık bir yapbozun sadece küçük bir parçasını aydınlatıyor. Ancak bu tür araştırmalar, anne karnındaki ortamın gelecekteki sağlığımız üzerindeki derin etkilerini anlamamız için önemli kapılar aralıyor.

(Visited 23 times, 1 visits today)