Ketojenik diyette bu önerileri dikkate alın
- Sadece baharda değil yıl boyu süren göz alerjileri de var… - 19 Nisan 2026
- Ece Sanat Art Gallery müzayedesinden Kansersiz Yaşam Derneği’ne destek… - 19 Nisan 2026
- Diş ipi dolgu veya kaplamalara zarar verir mi? - 18 Nisan 2026
Son dönemde öne çıkan diyetlerden biri ketojenik diyet… Uzmanlar, giderek yaygınlaşmakta olan ketojenik diyetin, doğrusu yanlışı bilinmeden uygulanmaya çalışıldığına işaret ediyor. Peki, ketojenik diyetin, olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Kimler, bu diyetten kaçınmalı?
![]()
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz, ketojenik diyet, olumlu ve olumsuz yanları ve kimlerin bu diyetten kaçınması gerektiğini anlattı. Önemli uyarı ve önerilerde bulundu.
Çıkış noktası epilepsi ataklarını azaltmak
Dr. Russel Wilder 1921’de çocuklardaki epilepsi ataklarının tedavisi için bu diyeti kullandı. Yapılan çalışmalar sonunda da araştırmaya katılan çocuk hastaların yüzde 60’ında, iyileşme veya atakların seyrinde azalma görüldü. O yıllardan günümüze kadar yapılan çalışmalarda da yine benzer sonuçlar elde edildi. Yani aslında ketojenik diyetin asıl çıkış noktasını çocuk hastalarda epilepsi ataklarını azaltmak oluşturuyor.
Yüksek yağ düşük karbonhidrat içeriyor
Aslında gerçek ketojenik diyette günlük tüketilen yağ artırılırken, ortalama protein ve düşük karbonhidrat tüketiliyor. Vücudun metabolik olayları yaşayabilmesi için yüksek oranda yağ tüketilmesi gerekiyor. Tabi ki bu yağların sağlıklı yağlar olan kavrulmamış fındık, badem veya cevizden ya da zeytin, zeytinyağı, avokado, somon, yumurta gibi besinlerden alınması önem taşıyor. Ancak günümüzde ketojenik diyet, düşük karbonhidrat yüksek protein gibi anlaşılıyor.
Bu besinlere dikkat etmek gerekiyor
Ketojenik diyette tüketebileceğiniz besinler: Et, tavuk, balık, yumurta, peynir, domates, salatalık, yeşillikler, ıspanak, brokoli, lahana vb gibi karbonhidratı düşük sebzeler.
Ketojenik diyette kaçınılması gereken gıdalar: Şeker ve şeker içeren her türlü gıda, nişastası yüksek olan kök sebzeler (patates, havuç vb), tahıllar (her türlü pirinç, mısır, ekmek vb), meyveler.
Ketojenik diyette bu uyarılara dikkat
Kişide yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı ve ağız kokusuna neden olabiliyor.
Düşük posalı ve yüksek proteinli beslenmek kabızlık sorununa yol açabiliyor.
Diyet sırasında yetersiz sıvı alımı sonucu vücudun susuz kalması kas krampları ve kalpte ritim bozuklukları gibi birçok yan etkiye neden olabiliyor.
Meyve ve tahıl grubunun tüketiminin kalkması sonucu vitamin ve mineral kaybı olabiliyor, bağışıklık sistemi zayıflayıp hastalıklara yakalanma sıklığı artabiliyor.
Uzun dönem sonuçları hala bilinmiyor
Ketojenik diyetle ilgili yapılan en uzun yapılan çalışmalar 6 aylık olup, uzun dönem ketojenik diyet yapmanın sonuçları hala bilinmiyor. Bazı çalışmalar uzun dönemde böbrek taşı ve safra taşı oluşumuna, ürik asit artışına ve kireçlenme gibi sağlık problemlerinin olabileceğini gösteriyor.
Bu kişiler kaçınmalı
Ketojenik diyete başlanmadan mutlaka uzmana danışılması gerekiyor. Bu diyetle ilgili bir endokrinolog, beslenme uzmanı, psikolog ve egzersiz fizyoloğu arasında koordineli ekip çalışması önemli. Ketojenik diyete başlandıktan sonra klinik ve biyokimyasal bulgular devamlı kontrol edilmeli; düzenli kan ve idrar tahlilleri yaptırılmalı.
Yaşlılar, çocuklar, hamileler, emzirenler, insülin tedavisi alanlar ve daha önce metabolik bir hastalığı olanlar bu diyetten kaçınmalı.