Gizli şeker, çocukları da tehdit ediyor
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
- Diş ipi günün hangi saatinde kullanılmalı? - 15 Nisan 2026
Pre-diyabet (gizli şeker), diyabet hastalığının başlangıcı. Ve Türkiye’de, görülme sıklığı yüzde 36. Obeziteden dolayı çocukluk çağında sık görülen bir hastalık. Hastalıktan korunmak için vücut ağırlığının yüzde 10’unun kaybetmek gerekli. Ayrıca, yılda bir kez mutlaka kan şekeri ölçümü yaptırılmalı. 
Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın, gizli şeker, belirtileri ve alınması gereken önlemleri açıkladı.
GİZLİ ŞEKER NEDİR?
Pre-diyabet olarak bilinen gizli şeker, kişinin kan şekeri düzeyinin normalden yüksek, diyabet tanısı için gerekli sınırdan düşük olması olarak tanımlanıyor. Diyabet öncesi dönem olan, normal glikoz düzeyinden Tip 2 diyabete geçiş evresi ‘pre-diyabet’ veya ‘bozulmuş glikoz regülasyonu’ olarak da tanımlanıyor. Araştırmalara göre, çoğu gizli şeker hastalarına 10 yıl sonra Tip 2 diyabet tanısı konuyor.
Bu hastalık toplumda sık görülüyor, bu nedenle şeker hastalığında olduğu gibi önem vermek gerekiyor. Gizli şeker hastaları damar sağlığı yüksek risk grubunda yer alıyor. Diyabet tanısı koyduğumuz hastaların yüzde 20’sinde organ hasarı ortaya çıkıyor. Hastalar görmede bozukluk, kalp krizi riski, böbrek yetmezliği gibi sorunlarla karşımıza geliyor. Bunlar pre-diyabet döneminde ortaya çıkıyor.
TÜRKİYE’DE GÖRÜLME SIKLIĞI YÜZDE 36
Diyabet, her 7 kişiden 1’inde olmak üzere çok sık görülen bir hastalık. Bunun öncülü olan pre-diyabet ise her 3 kişiden 1’inde görülüyor. Türkiye de görülme sıklığı yüzde 36’dır. Pre-diyabetin uzun dönemde diyabete yol açtığını düşünürsek önemli bir hastalıktır, önlem alınması gerekir.
PRE-DİYABET DÖNEMİNDE DİYABET ÖNLENEBİLİR
Pre-diyabet önlenebilir. Çünkü bu hastalık diyabetin başladığı yerdir. Diyabet, pankreasta insülin salgısının bozulduğu yerde başlıyor. Buna neden olan en önemli faktör vücuttaki yağın fazla olması ve buna bağlı gelişen toksinlerdir. Dolayısıyla kilo vermek, sağlıklı beslenmek, egzersiz bu bozuklukların giderilmesini sağlayacaktır. Bu konuda yapılan çalışmalar, insanların yaşam tarzını değiştirerek, kilo verip, egzersiz yaparak bu bozuklukların yüzde 58 oranında geriletildiğini gösteriyor. İlaç tedavisiyle de yüzde 27 oranında düzelme sağlandığını biliyoruz.
ÇOCUKLARDA DA SIK GÖRÜLÜYOR
Dünyadaki obezite çocukluk çağına indiği için pre-diyabeti de çocukluk çağında sık görülen bir hastalık olarak biliyoruz. Pre-diyabetin bir belirtisi yok. Belirtiler diyabete dönüştüğünde ortaya çıkıyor. Ağız kuruluğu, çok su içme, idrara sık çıkma gibi şikayetler ancak o evreden sonra görülüyor.
HASTALIK RİSKİNİ NE ARTIRIYOR?
Aileden gelen genetik bir zemin oluyor. Hipertansiyon, gebelikte şeker hastası olanlar, kötü beslenme, hareketsiz yaşam, kilo fazlalığı gibi faktörler birbirinden bağımsız olarak hastalık riskini ortaya çıkarıyor. Böyle şikayetleri olan kişilerin düzenli şeker takibinden geçmeleri lazım. Yılda bir kez mutlaka kan şekeri ölçümü yaptırsınlar.
HASTALIKTAN KORUNMAK MÜMKÜN
Hastalıktan korunmak için vücut ağırlığının yüzde 10’unun kaybetmek gerekli. Bunun için iyi beslenmek ve kilo kontrolü şart. Haftada minimum 150 dakika olacak şekilde egzersiz yapmalıyız. Bunlar aerobik egzersizlerden oluşmalıdır. Şekeri ve unu hayatımızdan tamamen çıkarmalı ve öğün düzeni olmalı. Yani hiçbir öğünü atlanmamalı. 3 öğün mutlaka tüketilmelidir. Özellikle ailesinde diyabet öyküsü olan kişilerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerekiyor.