“Yine Erzincan İliç, yine siyanür! Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımız gasp ediliyor!”

Erzincan İliç’teki meydana gelen altın madeni göçüğü faciası sonucunda siyanür ve ağır metaller içeren atıkların nehre ulaşma tehlikesi söz konusu. Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, 2017’de madenle ilgili yapılan bir raporda, kullanılan kimyasalların insan sağlığı ve ekosistem için zararlı olduğu uyarısının yapıldığını ve bu tür kazaların tüm coğrafyayı ve ekosistemi etkileyebileceği belirtildiğini hatırlattı.

Türkiye’yi yine derin bir üzüntüye boğan Anagold Madenciliğe ait Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni, 2022’de Fırat Nehri’ne sızıntı nedeniyle gündeme gelmişti ve şimdi yine acı bir olayla karşımızda.

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, yaşanan göçük sonucu 9 madencinin hayatını kaybettiğini belirtirken, madenin fazla yığın yapmasıyla göçüğe zemin hazırlanmış olabileceğine dikkat çekti.

Kazalar tüm ekosistemi etkiliyor

Çöpler Madeni’nin Türkiye’nin ikinci büyük madeni olduğunu ifade eden Aykaç, madenin Fırat Nehri’ne çok yakın bir konumda olduğunu ve uzmanların uyarılarına rağmen yıllardır çalışmaya ve kapasite artırmaya devam ettiğini belirtti. Oluşan göçük sonucunda siyanür ve ağır metaller içeren atıkların nehre ulaşma tehlikesi bulunduğunu söyledi.

Doç. Dr. Aykaç, 2017’de madenle ilgili yapılan bir raporda, kullanılan kimyasalların insan sağlığı ve ekosistem için zararlı olduğu uyarısının yapıldığını ve bu tür kazaların tüm coğrafyayı ve ekosistemi etkileyebileceği belirtildiğini hatırlattı.

Siyanür zehirlenmesi ve uzun dönem etkileri

Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Sebahat Genç, bölgede akut siyanür zehirlenmesine karşı uyarılarda bulunarak, siyanürün solunum yoluyla vücuda girdiğini ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Ayrıca, siyanürün uzun etkilerinin belirlenmesi için bölgeden örnekler alınması, sağlık kontrolleri yapılması ve uzun dönemde alınacak önlemlere odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Bu felaketin ardında Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının yetersizliği ve bilimsel olmayışının etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Genç, çevre, ekoloji ve insan sağlığına zarar veren yatırımlara karşı bilimsel ve halkın çıkarlarını önceleyen değerlendirmelerin yapılması gerektiğini belirtti.

(Visited 15 times, 1 visits today)