Yangın bölgelerinde yaşayanlara uyarı ve öneriler…

Orman yangınlarıyla birlikte ülkemizin ciğerleri yanarken aynı zamanda solunan hava da akciğerleri hasta ediyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı ve çocukların risk altında olduğuna işaret ediyor. Dumanlı havalarda KOAH hastalarında atak geçirme riskinin 5 kata kadar çıkabildiği ve kalp krizi riskinin arttığına dikkat çekiliyor. Bol su içilmesi ve ilaçların ihmal edilmemesi öneriliyor.

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, orman yangınlarıyla birlikte ülkenin ciğerleri yanarken aynı zamanda solunan havanın da akciğerleri hasta ettiğinin altını çizdi.  Doğrudan dumana maruz kalmayan ve yangının etki alanında olmayanların dahi sağlığının tehlikede olduğuna dikkat çekti.

Yangınlar solunan havayı kirletiyor…

Yangın dumanı PM2.5 (2.5 mikrondan küçük partiküller) ve PM10 gibi ince parçacıklar yayıyor. Bu partiküller akciğerlere ve kan dolaşımına kadar ulaşarak, solunum ve kalp hastalıklarının tetiklenmesine neden oluyor.  Çünkü böyle bir felaket anında bu partikül sayısı WHO’nun belirlediği limitlerin kat kat üzerine çıkar. Beraberinde havaya kimyasal maddeler de salınır ve karbondioksit oranı da limitleri çok aşar. Sonuçta gözlerden cilde, akciğerlerden kalbe kadar geniş bir yelpazede etki alanı bulur. Öksürük, hırıltılı nefes alma gibi şikayetler artarken kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç riski de gelişir.

Koah hastalarında atak riski 5 kat artabilir…

Bu konuda özellikle solunum yolu hastalıkları ve kardiyovasküler hastalıklara sahip olan kişiler risk altında. Astım, KOAH, bronşit gibi solunum hastalığı olanlarda, yoğun duman hava yollarını tahriş ederek iltihaplanmaya ve spazma yol açar. KOAH hastalarında dumanlı havalarda atak geçirme riski 5 kata kadar çıkabilir. Bu kişilerde nefes darlığı, oksijen yetersizliği, öksürük gibi şikayetler gözlenir.

Hava kirliliği kalp krizi riskini yaklaşık yüzde 42 artırıyor…

Aynı şekilde hipertansiyon, kalp yetmezliği gibi sorunları olanlarda da duman, damarlarda inflamasyonu tetikleyerek kalp üzerinde ek bir yük oluşturur. Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde kalp krizi riskinin yaklaşık yüzde 42 oranında arttığını gösteriyor. Kardiyovasküler sorunları olanlarda da dumana maruziyet sonrasında çarpıntı, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

Özellikle yaşlı ve çocuklar risk altında…

Özellikle 65 yaş üzerinde olan kişiler, çocuklar ve hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, dikkatli olması gereken grupta yer alıyor. İleri yaştaki kişilerde akciğer fonksiyonları azalır ve bağışıklık sistemi de zayıflar. Beraberinde bu kişilerde kronik hastalık oranı da daha yüksektir. Dolayısıyla dumandan daha fazla etkilenir.

Aynı şekilde çocukların akciğerleri henüz gelişme aşamasındadır ve bu da onları çevresel kirleticilere karşı daha savunmasız hale getirir. PM2.5 gibi ince partiküller, çocukların solunum yollarında tahrişe neden olarak astım gelişme riskini artırabilir.

Ayrıca, hamilelik döneminde maruz kalınan duman, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle kemoterapi gören hastalarda enfeksiyon ve zatürre riski belirgin şekilde artacağı için önlem almaları gerekir.

Bol su içilmeli, ilaçlar ihmal edilmemeli…

Öncelikle bu grupta yer alan kişiler mümkün olduğunca kendilerini kapalı ortamlarda tutmaya çalışmalı, kapı ve pencereleri sıkıca kapamalı. Ayrıca küçük partiküllere karşı N95/N99 filtreli maskeler kullanmalı. Yine bol su içmek de, dumanın solunum yollarındaki mukozanın yapışmasını azaltacaktır. Özellikle düzenli kullanmakta olduğu ilaçları kullanmalı ve kurtarıcı niteliği taşıyan nefes açıcılar yanlarında bulundurulmalı. 

(Visited 25 times, 1 visits today)