Türkiye Sağlık Politikaları Zirvesi 2021
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ”Türkiye’nin sağlıkta küresel liderlik hedefini, çok değerli bir medeniyet hamlesi olarak görüyor ve önemsiyorum” dedi.
Türkiye Sağlık Politikaları Enstitüsü (TÜSPE) tarafından düzenlenen Türkiye Sağlık Politikaları Zirvesi, “Covid-19 Pandemisi ve Sağlık Politikaları” ana teması ile gerçekleştirildi.
Zirvenin açılışını yapan Sağlık Bakanı Koca, son bir yılın Covid-19 pandemisinin cenderesi altında geçirildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
”Tüm insanlık olarak bu sıkıntıdan kurtulmak için mücadele ediyoruz. Salgın insanlık tarihinin etkisi en büyük salgınlarından birisi olacağı öngörülerini haklı çıkaracak bir seyir izliyor. Refah düzeyleri bakımından iddialı, hatta örnek gösterilen ülkelerin bile sağlık sistemlerini felç edecek bir seviyeye ulaştı.
Salgın, bizi etkisine aldığı, günlük yaşantımızı kısıtladığı son 13–14 ayda, hayatımızdan çok şeyler eksiltti. Covid nedenli can kayıpları 30 bini ülkemizde olmak üzere 2 milyon 700 bini aştı. Bununla birlikte tanı konmamış vakalar ve kısıtlılıkların getirdiği riskler nedeniyle daha ne kadar can kaybı olduğunu henüz bilmiyoruz.
Birinci basamak sağlık hizmetleri başta olmak üzere salgın yönetimi konusunda sağlık kadrolarının olağanüstü bir operasyonel deneyime ve güce sahip olduğunun altını çizen Bakan Koca, şunları kaydetti:
”Bu salgında da aile hekimlerimiz ve aile sağlığı çalışanlarımız, filyasyon ekiplerimiz; romanlara, filmlere konu olacak başarı hikayeleri yazdılar. Hastanelerimizde insanlarımızın umutlarını boşa çıkarmamak için, olağan güçlerinin ötesinde bir çaba sarf ederek ayakta kalmaya çalışan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımızın, hem kendi hayatları, hem dokundukları hayatlar üzerinden yaşadığı her şey mutlaka kayıt altına almamız gereken kıymetli deneyimlerdir.
Salgın karşısında ayakta kalan ender sağlık sistemlerinden birisine sahip olmakla, küresel tedavi protokollerine ek özgün tedavi seçenekleri geliştirerek daha az kayıp verme başarısıyla, güçlü bilgi ve takip sistemlerimizle, yüzde 99’luk vaka ve temaslı takibi başarısıyla, salgının yıkıcı etkilerine karşı üstünlüğünü koruyabilen güçlü bir mücadele performansı ortaya koyduk.
Artıları ve eksileriyle sağlık hizmeti ağımızda yaşadığımız her deneyim geleceğimiz açısından bizlere yol gösterecek bir kıymete sahiptir. Salgınla birlikte bu deneyimlerimizin hafızalarımızdan silinmemesi adına bu tarz bilimsel çalışmalar mutlaka çeşitlenerek ve sayıları artırılarak sürdürülmelidir.
Sağlık yönetiminden, sağlık hizmet sunumuna, endüstriyel kapasitemiz ve hedeflerimizin etkinliğinden, insan kaynağı kapasitemize kadar tüm boyutlarıyla sağlık sistemimizi ciddi şekilde tahlil etmeliyiz.”
Yeni salgınlara karşı doğru adımlar
Sağlık Bakanı Koca, gelecekte yeni salgınlar ve küresel sağlık risklerine karşı sağlık sisteminin gücünü koruyacak doğru adımların hep birlikte belirlenmesi gerektiğine işaret etti.
Covid pandemisinde hayatını kaybeden, yoğun bakıma ihtiyaç duyanların büyük çoğunluğunda kalp, diyabet gibi hastalıkların var olduğunu anımsatan Koca, bu salgının önlenebilir hastalıklarla toplumsal mücadelenin ne kadar hayati önemi olduğunu tüm topluma bir kez daha gösterdiğini anlattı.
Koca, halkın büyük çoğunluğunun maske, mesafe ve temizlik üçlüsüne büyük ölçüde dikkat ederek salgınla mücadelede sağlığın korunmasında katılımcı rol üstlendiği bugünleri geleceğe taşıma adına da önemli bir fırsat olarak değerlendirmek gerektiğini kaydetti.
Salgınla mücadele konusuna da değinen Koca, şöyle konuştu:
Bugün bu toplantıda ele alacağımız tüm konu başlıklarındaki temel paradigmaların, kavramların, politikaların insanlık vicdanında mahkum olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Salgın bile sağlık imkanlarını stratejik pazar ürünü olmaktan çıkaramadı. Aşı konusunda bilgiyi ve ürünü insanlığın adil şekilde erişimine sunmak gibi bir anlayıştan fersah fersah uzak olduklarını gördük.
Bu yüzden insan hayatını, böyle bir akıbeti insanlığa reva gören çürümüşlükten kurtarma adına, Türkiye’nin sağlıkta küresel liderlik hedefini, çok değerli bir medeniyet hamlesi olarak görüyor ve önemsiyorum.”