Koronavirüs, çalışan kadınları evde vurdu
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
- Diş ipi günün hangi saatinde kullanılmalı? - 15 Nisan 2026
- Çocukların kulakları neden ağrır? - 14 Nisan 2026
Salgın nedeniyle evden çalışmak zorunda kalan kadınların sorumlulukları da arttı. Birçoğu tüm gün çalışmanın yanı sıra ev işlerini de planlamak ve yapmak zorunda kalıyor. Kadınları asıl yoranın ”zihinsel olarak çok fazla şeyle ilgilenmek”’ olduğuna dikkati çeken uzmanlar uyarıyor: ”Ailede çocuklar da dahil herkes görev paylaşımında bulunmalı. Aksi takdirde kadınlar fazla sorumluluğun getirdiği zihinsel ve fiziksel yükü taşıyamayacaklardır. Bu fazla yük, tükenmişlikle birlikte depresyon ve anksiyete bozuklukları gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Erkekler sadece eşlerine yardımcı olmamalı, yapacağı işi de planlamalı. ”
![]()
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nden Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, evden çalışma düzeniyle birlikte büyük sorumluluk yüklenen kadın çalışanların yaşayabilecekleri psikolojik sorunlara değindi, tavsiyelerde bulundu.
Evin tüm yönetimi kadınların görevi değil
Koronavirüs salgını nedeniyle birçok ofis evden çalışma düzenine geçti. Ofis işleriyle birlikte ev işlerine ayrılan sürenin artması, kadın çalışanlarda aşırı yük ve strese neden oluyor. Oysa evin tüm yönetimi kadınların görevi değil. Çocuk bakımı da dahil olmak üzere tüm işlerde sorumluluk paylaşımı yapılmalı. Böylece bu yük azaltılıp psikolojik rahatlık sağlanabilir. Ağır sorumluluk duygusu tükenmişlik sendromuna yol açabilir . Kadınları asıl yoran zihinsel olarak çok fazla şeyle ilgilenmek zorunda kalmaları.
Kadınlar ev yönetimini tek başına yapmamalı
Çalışan kadınların en önemli sorunları ev işlerine yönelik oluyor. Erkek için ev dinlenme yeriyken, kadın iş hayatının yanında ev işleri ve çocuk bakımı gibi ek sorumluluklar üstlenmek zorunda kalıyor. Evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte ev işlerine ayrılan süre de artmış oldu. Bir kişinin yüklenebileceğinden fazla sorumluluk alması, taşıyamayacağı ve sürdüremeyeceği görevlere yetişmeye çalışması öncelikle tükenmişlik duygusuna yol açar. Kadınlar öncelikli olarak sorumluluk algısını paylaşmalı ve ev yönetimini tek başlarına yapmamalıdır. Çoğunlukla ev işleri ve çocuk bakımı gibi görevleri kadınlar kendiliğinden sahipleniyor ve yoğun bir zihinsel uğraşın içinde kalıyorlar. Bu nedenle çalışan kadınlar öncelikle bu zihinsel yüklerini ve sorumluluk algılarının farkına varmalıdırlar.
İşe ve eve ayrılan süre dışarıda çalışılıyor gibi birbirinden ayrılmalı
Çalışan kadınlar sınırlarını bilmeli, kendilerini tanımalı ve sorumluluklarını eşleriyle paylaşmalı. İşe ve eve ayrılan süre tıpkı ev dışında çalışma hayatında olduğu gibi birbirinden ayrılmalı. Mesai saatleri bitine kadar sadece iş odaklı kalınmalıdır. İş mesaisi bitiminde ise aile üyeleri ev işlerini adil paylaşmalıdır .Ailede çocuklar da dahil herkes görev paylaşımında bulunmalı. Aksi takdirde kadınlar fazla sorumluluğun getirdiği zihinsel ve fiziksel yükü taşıyamayacaklardır. Bu fazla yükler, tükenmişlikle birlikte depresyon ve anksiyete bozuklukları gibi diğer psikolojik sorunlara da yol açabilir.
Erkekler ev işlerinde sorumluluk hissetmeli
Erkeklerin sadece eşlerine yardımcı olmaları yeterli değil. Çalışan kadınlar için ev işlerinin planlanması da zihinsel yük oluşturuyor. Bu nedenle erkekler de ev işlerinden sorumlu hissetmeli, ihtiyaçlar doğrultusunda gerekenleri planlamalı. Örneğin çamaşır temizliği görevi erkeğe aitse bunun planlanması ve uygulanması da erkeğe ait olmalı ve kadın zihinsel olarak bu görevden uzak durmalı, ilgilenmemelidir.
Kadınlara öneriler
Çalışan kadınlara ev işlerini eşleriyle paylaşamamaları durumunda sorunun çözümü için uzmanlardan destek almalı. Geleneksel cinsiyet rolleri çalışan kadına uygun değildir. Kadın ve erkeğin rolü mevcut şartlar ve ihtiyaçlara yönelik düzenlenmeli. Kadınlar da dinlenmek için kendine zaman ayırmalı, dinlenmiş olmadan sorumluluklarını da iyi yapamayacağının bilincinde olmalıdır. Kendini iyi tanıyıp ihtiyaçlarına yönelik yaşamalı ve günlük yaşamını sürdürülebilir planlamalıdır. Geleneksel kadın rolü, onaylanma, takdir görme ihtiyacı ve mükemmeliyetçiliğe karşı dikkatli olmalı.