Her hareketli çocuk hiperaktif midir?

Günümüzde çocuklar hareketli ya da enerjikse, dikkati dağınıksa, yaramazlık yapıyorsa ilk akla gelen o çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşadığı oluyor.

Psikolog Aysun Erol, “Çocuklar bazen yapıları gereği meraklı ve hareketli olabilir. Ebeveynleri çocuğa sınır çizmediği, çocuk endişeli veya depresif olduğu için de davranış sorunları gösterebilir” dedi.

Çocuğunuz diğer çocuklara göre daha mı hareketli ve bu hareketliliği onun çevresiyle olan ilişkilerini etkiliyor mu? Birçok şeyi unutuyor ya da onunla konuştuğunuzda dinlemiyormuş gibi mi davranıyor? Sabırsız mı ya da düşünmeden davrandığı için başına kötü şeyler geldi mi? Çocuğunuzun öğretmeninden okulda sıklıkla yaramazlık yaptığına ya da dersleri dinlemediğine dair şikayetler mi alıyorsunuz? Çocuğunuz okul ödevlerine başlamakta, sürdürmekte ve sonlandırmakta zorlanıyor mu?

Psikolog Aysun Erol, bu soruların yarısına bile “Evet” yanıtı verdiyseniz, çocuğunuzun dikkat eksikliği ve hiperaktivite (DEHB) sorunu yaşıyor olabileceğine dikkat çekti.

İlk belirtiler erken çocukluk döneminde görülüyor

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun erken çocukluk dönemlerinde ilk sinyallerini verdiğini söyleyen Aysun Erol, DEHB’de görülen belirtileri dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik olarak üç ana başlıkta toplanabileceğini ve bu üç başlıktan birinin daha baskın olabileceğini belirti.

imi çocuklarda bu üç tip durumun aynı anda eşit derecede etkin olabileceğini hatırlatan Erol, dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikte görülen durumları şöyle sıraladı:

Aşırı hareketliliğin baskın olduğu tipte;

  • Oturduğu yerde kıpırdanma, ellerin ayakların oynatılması
  • Gereksiz yere sağ sola koşturma, eşyalara tırmanma
  • Sakin bir biçimde oyun oynayamama ya da başka bir işle uğraşma
  • Belirli bir süre bir yerde oturamama, sürekli hareket etme
  • Çok konuşma

Dikkat dağınıklığın baskın olduğu tipte;

  • Dikkatin kolayca dağılması
  • Belirli bir işe ya da oyuna dikkat vermekte zorlanma
  • Dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar yapma
  • Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanma
  • Ev ödevi, ders içi etkinlikleri gibi yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınma
  • Başlanan işin yarım bırakılması
  • Kendisiyle konuşulurken, dinlemiyormuş gibi görünme
  • Günlük etkinliklerde unutkanlık
  • Etkinlikler için gereken eşyaları kaybetme

Dürtüselliğin (düşünmeden harekete geçme) baskın olduğu tipte;

  • Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verme
  • Sırasını beklemekte güçlük çekme
  • Başkalarının sözünü kesme ya da oyunlarında araya girme
  • Sonucunu düşünmeden koşma, itme, çekme

Her hareketli çocuk hiperaktif midir?

Birçok çocuğun genel yapısı hareketli ve enerjik olabilir. Ancak bu her hareketli çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşıyor olduğunu göstermez.

Çocukların bazen yapıları gereği hareketli ve meraklı olabileceğini hatırlatan Aysun Erol, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir çocuğun DEHB tanısı alabilmesi için bir takım yıkıcı (arkadaşlarına, kendilerine ve çevrelerine karşı şiddet içerikli) davranışlar sergilemesi gerekir. Dikkatini toplamakta zorlanan her çocuk dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip değildir. Belki de çocuk ilgilenmesi gereken o konuyla ilgili yeterince motivasyona sahip olmayabilir. Ayrıca çocuğa yeterince sınır ve kural koyamayan ebeveynlerin çocuklarında da bazı davranışları DEHB ile karıştırmak mümkündür.

Çocuk yeteri kadar özdenetime sahip olmadığı için kontrolsüz tavırlarda olabilir. Çocuğun endişeli ya da depresif ruh haline sahip olması da çocuğu huzursuz ve dikkatsiz kılabileceği için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna benzer bir takım durumlar oluşabilir. Çocuklar depresif ya da kaygılı olduklarında zaman zaman kontrolü yitirip, huzursuz bir şekilde hareketlenebilir. Bu tavırları ruhsal çöküşü engellemeye çalıştıkları bir savunma davranışıdır.”

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun toplumsal yaygınlık oranı yüzde 8

Aysun Erol, bir çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olup olmadığını anlayabilmek için çocuğun sağlıklı bir değerlendirmeden geçmesi ve yapılan değerlendirme sonuçlarına göre tedavi planının oluşturulması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Ne yazık ki ülkemiz koşullarında çok kısa süren ve hiçbir değerlendirme aracı kullanılmaksızın gerçekleştirilen bir takım psikiyatrik muayeneler sonrası kolaylıkla çocuğa DEHB tanısı koyulabilmekte ve ihtiyaçları dışında çocuklar bir takım ilaç tedavilerine mecbur bırakılmaktadır” diyen Psk. Erol, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun toplumsal yaygınlık oranının yüzde 8 olduğunun tahmin edildiğini belirtiyor. Yanlış tanılar nedeniyle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun daha yüksek oranda olduğunun sanıldığını ifade eden Psk. Erol, “Hareketli ve dağınık olan her çocukta DEHB vardır demek yanlıştır. Bu tanı ancak çocuk ve ergen psikologlar tarafından uygulanan ruhsal ve bilişsel bir takım test ve ölçeklerle kesin olarak konulabilir.”

(Visited 20 times, 1 visits today)