Her 4 kişiden 1’inde karaciğer yağlanması var
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Günümüzde giderek artan hareketsizlik ve kalori içeriği yüksek beslenme alışkınlığı karaciğer yağlanmasının hızla yaygınlaşmasına neden oluyor.
Çocuklarda ve 40 yaşın altındaki erişkinlerde organ nakli gerektiren karaciğer yetmezliğinin en hızla artan sebebi olan bu hastalık, ülkemizde her 4 kişiden birini tehdit ediyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ozan Kocakaya, karaciğer yağlanmasının genellikle belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek, “Karaciğer yağlanmasına zamanında müdahale etmek yaşamsal öneme sahip. Çünkü yağlanma miktarı arttığında karaciğerde iltihap oluşabiliyor. Bu iltihaplanma da karaciğer yetmezliğine, hatta karaciğer kanserine bile neden olabiliyor” dedi.
Risk faktörleri neler?
Dr. Ozan Kocakaya, karaciğerin; kandaki toksinleri temizlemek, vücudun detoks sistemine yardımcı olmak ve safra salgısı üretmek gibi önemli işlevler üstlendiğini ifade ederek, protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminlerin yanı sıra ilaçların da vücutta işlem görmesine yardımcı olan, kanın pıhtılaşmasında da rol oynayan karaciğerin 500’e yakın görevi bulunduğunu, karaciğer yağlanmasının da, bu organı oluşturan hücrelerin içinde yağ birikimi olarak tanımlandığını kaydetti.
Karaciğer yağlanmasında alkol kullanımı önemli rol oynasa da, her yağlanmanın bu sebepten kaynaklanmadığını dile getiren Dr. Ozan Kocakaya, şöyle devam etti:
“Karaciğer yağlanması iki şekilde karşımıza çıkıyor. Karaciğerde henüz iltihabi hasar başlamamış olabiliyor veya karaciğerde iltihabi durum da gelişmiş olabiliyor. Bu tabloya da yağlı karaciğer iltihabı deniyor. Aşırı kilo, diyabet, yüksek kolesterol ve bazı tedaviler karaciğer yağlanmasına neden olan faktörleri oluşturuyor.”
Tanı genellikle tesadüfen konuluyor
Karaciğerde yağlanmanın, genellikle belirti vermediği için ancak başka nedenlerle yapılan tetkikler veya sağlığın sürdürülebilmesi için yapılan düzenli taramalar sırasında tespit edilebildiğini ifade eden Dr. Ozan Kocakaya, şunları kaydetti:
“Karaciğerde yağlanmanın tanısı muayene ve üst karın ultrasonografisi ile konuyor. Tanı konulduktan sonra karaciğerde iltihap olup olmadığı, karaciğerin işlevlerini yerine getirip getirmediğini tespit edebilmek için çeşitli testlerin yanı sıra ultrason, tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılıyor. Bazen karaciğer biyopsisi de gerekebiliyor. Bu durumda ince bir iğneyle küçük bir karaciğer dokusu alınıp, hücreler mikroskop altında inceleniyor. Böylece hasarın boyutu, iltihabın düzeyiyle ilgili bilgiler ediniliyor.”
Karaciğer yetmezliği ile sonuçlanabiliyor
Zamanında müdahale edilmeyen yağlı karaciğerde oluşan karaciğer iltihaplarının ilerleyerek ‘siroz’ adı verilen ciddi ve geri dönüşü olmayan hastalığa neden olabildiğini, sirozun da “bacaklarda şişlik, karında sıvı birikimi, nefes darlığı ve yorgunluk” şeklinde belirtilerle kendini gösterdiğini anlatan Dr. Ozan Kocakaya, “Siroz ya da karaciğer yetmezliğine ek olarak, yağlı karaciğerde iltihaplanma kimi zaman siroz gelişiminin öncesinde dahi doğrudan karaciğer kanserine yol açabiliyor. Bu nedenle yağlı karaciğere bağlı iltihabi hasarı olanlar düzenli aralıklarla doktora görünmeli, karaciğer işlevlerini ve yapısını kontrol ettirmeli” dedi.
İdeal kiloya ulaşın, Akdeniz tipi beslenin
Karaciğer yağlanmasında tedaviyle sorunun ilerlemesinin durdurulabildiğini, var olan yağlanma tamamen geriletilebildiğini belirten Dr. Ozan Kocakaya, tedavide hedefin; bu tabloya neden olan etmenlerin ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.
Hastaların kilo vererek ideal kiloya ulaşmalarının, kan şekeri düzeyinin kontrol altında tutulmasının ve kolesterol düzeyinin düşürülmesinin önemli olduğunu kaydeden Dr. Ozan Kocakaya, şöyle devam etti:
“Hasta karaciğerini yoran bir tedavi kullanıyorsa bu tedavi de kesilebiliyor. Tüm bu önlemler hem karaciğerin yükünü hem de kalp hastalıkları ve felç riskini azaltıyor. Karaciğerde yağlanma problemi yaşayan birçok hastada yaşam tarzında yapılacak olan değişimler etkili oluyor. Karaciğer yağlanmasının önüne geçmek için meyve ve sebzeden zengin beslenmek gerekiyor. Un, şeker ve hayvansal gıdaların kısıtlı alındığı “Akdeniz tipi” beslenme, düzenli egzersiz yapma ve aşırı alkol tüketiminden kaçınma da yağlanmanın düzelme sürecini hızlandırıyor.”