Hangi ödem, hangi hastalığın habercisi?

Vücudumuzun farklı bölgelerinde ortaya çıkan ödemler bazen çeşitli hastalıkların habercisi olabiliyor. Kalp, karaciğer, tiroit ve böbrek yetmezliği gibi durumlarda sıkça rastlanan ödem ayrıca bazı ilaçların etkisi ve gebelik dönemiyle de artış gösterebiliyor. Bu nedenle ödeme yol açan durumun iyi araştırılması, erken tanı açısından da büyük önem taşıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu,   hangi ödemin hangi hastalıkların habercisi olabileceği ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

ÖDEM GERGİNLERİ SEVİYOR 

Bilindiği gibi vücut ağırlığının yaklaşık %60’ı su. Vücudumuzdaki suyun önemli bir kısmı hücre içi ve hücreler arası sıvılardan oluşuyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren ödem, hücreler arası sıvı hacmindeki belirgin artış sonucu ortaya çıkan ve hayati önem taşıyan birçok hastalığın habercisi olabilen bir durum. Kalp, karaciğer, tiroit ve böbrek yetmezliği gibi durumlarda sıkça rastlanan ödem ayrıca bazı ilaçların etkisi ve gebelik dönemiyle de artış gösterebiliyor. Ayrıca ödem az hareket eden, fazla kilolu, diyabetik, tuzlu ve karbonhidrattan zengin beslenen, depresif, gergin ruh hali ve mizaca sahip kişilerde de sık görülen bir durum.

HANGİ BÖLGEDEKİ ÖDEM, HANGİ HASTALIĞIN HABERCİSİ OLABİLİR?

Ödemli bölgenin görünümü, derinin kalınlığı, rengi ve duyarlılığı, tanı için oldukça önemli. Ödemin meydana geldiği yerler, buna yol açan nedenlere veya hastalıklara bağlı olarak çeşitlilik gösterebiliyor:
Göz kapakları ve yüzde; Alerjik, hormonal (böbreküstü bezlerinin aşırı çalışması, tiroit bezinin az çalışması gibi) ve böbrek
hastalıklarına bağlı gelişebilir.

Akciğerlerde; Böbrek hastalıkları, kalp yetmezliği ve enfeksiyon varlığında gözlenir.
Sadece gövdenin üst kısmı ve yüzde; Kalbe giden ana toplardamarlar (vena kava superior sendromu gibi) ile lenf kanallarının darlık ve tıkanıklıklarında görülebilir.
Karın içinde; Böbrek, kalp veya karaciğer yetmezliği durumunda ortaya çıkabilir. Karın içindeki diğer organların
(bağırsaklar, safra kesesi, kadınlarda yumurtalıklar ve rahim gibi) enfeksiyon ve onkolojik hastalıklarda da diğer pek çok belirtiyle birlikte gelişebilir.
Bacakta ya da kolda;  Genellikle toplardamar ya da lenf damarlarındaki tıkanıklık ile kalp yetmezliği ve böbrek hastalığı
durumlarında gelişir.

ÖDEM SIKINTISINI EN ÇOK BACAKLAR ÇEKİYOR

Ödem, yer çekiminin etkisiyle sıklıkla bacaklarda fark edilen bir durum olarak dikkat çekiyor. Gece uyku
sürecinde ise yatay pozisyonda duran vücutla bacaklardaki ödem, vücudun diğer kısımlarına ve hatta yüze kadar yayılabiliyor. Sabah uyanınca ödemin daha çok yüz ve ellerde olmasının sebebi de aslında bu. Günlük koşturmaca içinde ise akşama doğru ödem sıvısı bacaklara doğru iniyor ve tekrar bu bölgede şişmeler ortaya çıkıyor.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

 Ödem bir neden değil sonuç olduğu için, ödeme yol açan durum ya da hastalığın tedavi edilmesi en önemli
nokta. Sistemik hastalıklara bağlı, yaygın ödem tedavisinde ödem çözücü ilaçlar sorunu hafifletebiliyor. Venöz yetmezlik nedeniyle oluşan bölgesel ödemlerde ise ödem çözücüler etkili değil. Bu türdeki ödem sıklıkla bacaklarda görülüyor. Sorun, kanın kalbe dönüşünü sağlayan toplardamarlardaki kapakçıkların yetersizliği nedeniyle kanın aşağıda göllenmesi ve damarlardaki genişleme nedeniyle ortaya çıkıyor. Ödemin azaltılmasında, bacakların gün içinde periyodik
olarak yükseltilmesi ve elastik özel çorapların giyilmesi faydalı. Bazı hastalarda ise venöz yetmezlik nedeniyle cerrahi yöntemlerle tedavi de tercih edilebiliyor. İdrar söktürücü adı altında satılan birtakım bitkisel ürünlerin kullanımı böbreklere zarar verebiliyor. Bilinçsizce kullanılan ilaçların ve uygulanan tedavi yöntemlerinin vücuttaki başka organlara zarar verdiğini unutmayın. Ödem konusunda mutlaka doktorunuza danışarak hareket edin.

(Visited 12 times, 1 visits today)