Duygusal şiddet, kadını intihara kadar götürebiliyor
- Her hapşırık nöbeti alerji kaynaklı mıdır? - 20 Nisan 2026
- Sadece baharda değil yıl boyu süren göz alerjileri de var… - 19 Nisan 2026
- Ece Sanat Art Gallery müzayedesinden Kansersiz Yaşam Derneği’ne destek… - 19 Nisan 2026
Kadınlar sadece fiziksel, cinsel ve ekonomik değil, psikolojik şiddet de görüyor. Araştırmalara göre, Türkiye’de kadınların yüzde 44’ü, yaşamlarının bir döneminde eşleri ya da birlikte oldukları kişiden duygusal şiddet görüyor. Ya aşağılanıyor ya küçük düşürülüyor, ya da korkutulup tehdit ediliyor. Uzmanlara göre, şiddete maruz kalan kadınlarda akut stres bozukluğu, anksiyete, alkol madde bağımlılığı, depresyon gibi bir çok psikiyatrik rahatsızlık ortaya çıkıyor. Ayrıca, kendine zarar verme davranışları veya intihar girişimleri de görülebiliyor.
![]()
Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Meral Sarıkaya, ”25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin sadece fiziksel değil, duygusal şiddet şeklinde de görüldüğünü söyledi.
Kadına yönelik şiddetin “Bireyin cinsiyeti nedeniyle uygulanan fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel yönden zarar görmesiyle sonuçlanan her türlü tutum ve davranış” şeklinde tanımlandığını belirten Sarıkaya, şunlara dikkati çekti.
Amaç ilişkide kontrolü ele almak
Kadını kontrol etmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla duygusal güç kullanılıyorsa psikolojik şiddet ortaya çıkar. Duygusal şiddet (psikolojik şiddet), ilişkide güç kazanmak ve ilişkinin kontrolünü ele almak amacıyla uygulanır. Duygusal şiddet uygulayan kişiler, çoğunlukla karşısındaki kişi üzerinde otorite kurmaya çalışmakta olup, büyük oranda tehdit içeren mesajlar verirler. Bunlardan bazıları aşırı biçimde eleştirmek, tehdit etmek, aşağılamak, hakaret etmek, utandırmak, hiç iletişime geçmemek, duygusal olarak ihmal etmek,yalan söylemek, küçümsemek ve görmezden gelmek şeklinde sayılabilir.
Anksiyete bozukluğu, bağımlılık ve depresyon gelişebilir
Psikolojik şiddet zamanla farklı psikolojik sorunların doğmasına ve kişide değersizlik duyguları hissetmesine sebep olur. Şiddete maruz kalan kadınlar suçluluk, yalnızlık, korku, çaresizlik, kendine güvensizlik, gerginlik ve huzursuzluk gibi duygulanımları yoğun biçimde yaşarlar. Bunun sonucu olarak bu bireylerde akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozuklukları, alkol madde bağımlılığı, depresyon gibi bir çok psikiyatrik rahatsızlık görülme olasılığı ortaya çıkmakla birlikte, kendine zarar verme davranışları veya intihar girişimleri de görülebilmektedir.
Çocukluğunda şiddet gören şiddet uyguluyor
Çocukluğunda şiddet gören bireyler, “şiddet uygulayan bir yetişkin olma” açısından artmış risk taşır. Çocuklukta şiddete tanık olmak da artmış şiddet davranışları gösterebilme ile ilişkili olabilmektedir. Aile içinde yaşanan şiddetin müdahale edilmeksizin sürmesi, çocuklarda pek çok yakın ve uzun dönemli ruhsal soruna yol açabilir. Çocuk tarafından model alınmasına, sorunlar karşısında bir çözüm yolu olarak uygulanmasına ve bu şekilde şiddetin nesil nesilden aktarımına da yol açabilmektedir. İstismara uğrayan çocukların yüzde 30’u yetişkinliğinde şiddet kullanırken, uğramayanlar da bu risk sadece yüzde 2-4 oranındadır.
Kadınların yardım isteyecekleri kurumları öğrenmesi önemli
Şiddete maruz kalan kadınlar, kendilerini korkuyla birlikte belirsizlik içinde hissederek, çaresizlik hissiyle yardım arama davranışını eyleme geçirmekte zorlanabilmekte. Bu nedenle öncelikle şiddete maruz kalan kadınların yardım ve destek alabilecekleri kaynaklar hakkında bilgi sahibi olup bilinçlenmeleri önemli. Ayrıca, şiddete maruz kalan kadınların psikiyatrik ve psikolojik tedavileri önemli bir basamak oluşturmaktadır. Eğer psikiyatrik bir rahatsızlık ortaya çıkmışsa, psikiyatrik tedavileri ile birlikte psikoterapi desteği alarak, öncelikle ruhsal olarak tedavi olup güçlenmeleri, bireylerin yaşamlarını tekrar kurabilmeleri açısından birincil derecede önem arz etmekte.