Depremi yaşayanlarda en sık bu psikiyatrik sorunlar gözüküyor

Şiddetli depremler de, kişilerde travmalara yol açabiliyor. Uzmanlara göre, depremi yaşayanların yüzde 20’sinde travma oluşuyor. Önceden depreme yakalanmak travmanın şiddetini artırıyor.

 

Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, sel, deprem, yangın gibi birtakım doğal afetlerin travmalara yol açabildiğine işaret ederek, yapılan çalışmaların depremi yaşayan insanların yüzde 20’sinde travma oluşturduğunu gösterdiğini anlattı.

Travma sonrası en sık görülen iki durum…

Ruhsal travma sonrasında iki psikiyatrik durum çok fazla gözlemleniyor. Bunlardan biri Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), bir diğeri de depresyon.

Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri 

En önemli belirtiler uykusuzluk, kâbus görme, uyku bölünmeleri, uykuya dalamama, olayla ilgili anıların, seslerin rahatsız edici biçimde kişinin gözlerinin önüne gelmesi sayılabilir. Ayrıca belirtiler arasında kişinin sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusunu hissetmesi ve bu nedenle tetikte ve diken üstünde hissetmesi, çok kolay irkilme, gerginlik, bunaltı hissi, çabuk sinirlenme, başkalarının kendisinin yaşadıklarına anlamadığını düşünme, bir nevi çevreye yabancılaşma ve olayı hatırlatan olaylardan huzursuz olma ve bu durumlardan kaçınma davranışlarını çok sık gözlemliyoruz.

Özellikle depremden sonra kişilerde evin içerisinde yalnız kalamama, sürekli bir yakınının yanında olması ihtiyacını hissetme, yakını evin dışına çıktığında kendisini çok huzursuz ve gergin hissetme, evin içine girmek istememe, akrabalarına gitme çok sık gözlemlediğimiz belirtiler arasında yer almaktadır.

Depresyon belirtileri

Depresyonda ise yoğun bir mutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik, keyifsizlik, hiçbir şeyden keyif almama, eskiden severek yaptığı şeylere ilgi duymama, geleceğe dair herhangi bir plan ve program yapmama, yoğun bir enerjisizlik hali, uyku ve iştah değişiklikleri çok sık gözlemleniyor.

Kadınlar erkeklere oranla 2-3 kat daha fazla yaşıyor

Yapılan araştırmalar, kadınlarda travma sonrası stres bozukluğunun erkeklere oranla 2-3 kat daha fazla görüldüğünü ortaya koyuyor. Geçmişte farklı bir ruhsal travma yaşayanlar, geçmiş öyküsünde ruhsal hastalık geçirmiş olanlar, yakınlarında psikiyatrik rahatsızlık bulunan kişilerin travma sonrası stres bozukluğuna yakalanma ihtimalleri daha fazladır.

Tedavi ne zaman gerekli? 

Burada en önemli durum, kişinin travmadan ne derecede etkilendiğidir. Travmadan çok az etkilenen, hayatını eskisi gibi sürdürebilen kişilerde bilgilendirme genel olarak yeterli olmaktadır. Travmadan daha çok etkilenmiş, belirtileri yaşayan ancak işine devam edebilen kişilerde danışmanlık veya çok kısa süreli bir psikiyatrik tedavi yaklaşımı yeterli olabiliyor.

Travmadan ciddi anlamda etkilenen ve ciddi belirtiler yaşayan ancak yine de işini iyi kötü sürdürebilen kişilere psikiyatrik tedaviyi öneriyoruz. Yine burada da danışmanlık önemli bir rol almaktadır.

Depresyon eşlik ediyorsa ilaç tedavisi öneriliyor

TSSB belirtilerine depresyon da ekleniyorsa kesinlikle ilaç tedavisini öneriyoruz. İlaç tedavisinde daha çok antidepresan tedavisi uygulanıyor. Aynı zamanda birtakım anksiyolitik tedavileri de eklenebiliyor. İlaç tedavilerinin yanı sıra aynı zamanda terapilerin de etkili olduğunu biliyoruz. Özellikle bilişsel davranış terapi adını verdiğimiz terapi yöntemi bu sürecin daha kolay atlatılmasında kişilere yardımcı oluyor.

(Visited 9 times, 1 visits today)