Boyun ve dekolte bölgenizi yaza hazırlayın

Yüzümüz ne kadar genç görünse de,  boyun ve dekoltemiz  eğer iyi bakmamışsak yaşımızı hemen ele verir. Boynumuz gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder. Dekolte bölgesinin derisi ince olduğundan, yaşla beraber bu bölümde ince kırışıklıklar kendini gösterir.  Bir süre sonra gıdımız oluşmaya başlar. Yaş almayı durduramayacağımıza göre,  boyun, dekolte bölgemiz ve gıdımız için neler yapabiliriz?

 

Boyun ve dekolte bölgesi derisinin yüzümüzden daha ince olduğuna ve daha kolay kırıştığına işaret eden Sculpture Polikliniği’nden Dermatolog Dr. Bilge Ateş,  ameliyatsız yöntemler hakkında bilgiler verdi.

Mezoterapi

Boyun ve dekolte gençleştirmesinde günümüzde sık tercih edilen estetik uygulamaların başında mezoterapi ve ışık dolgusu yöntemleri geliyor. Mezoterapi, boyun ve dekolte bölgesinde güneş ışığından kaynaklanan hasarlanma ve incelme belirtilerini ortadan kaldırıyor. Cildin eski kalitesini, kolajen liflerin yeniden üretimini sağlayarak geri getiriyor. Boyun ve dekolte bölgesinde özen gösterilmeme sonucu oluşan kuruma ve yıpranma belirtilerini iyileştiriyor.

Mezoterapi hangi yaşta?

Mezoterapi , bütün anti-aging uygulamalar gibi ciltte yaşlanma etkileri henüz tam olarak oturmadan önce yani gevşeme, kırışıklık, sarkma ve gidi oluşması henüz başlangıç aşamasındayken yapılırsa, oldukça etkili gençleştirme başarısı sağlanır. 18 yaşından sonra özellikle yoğun sigara kullanımı, aşırı güneş banyosu, boyunda yağlanma, nemsiz cilt gibi problemler yaşayan kişilerde mezoterapi önemli bir cilt bakım aracı olmalıdır.

Gıdı için de mezoterapi   

Gıdı bölgesi, yüzün kilo alıp vermesinden en çok etkilenen yeridir. Kadınlarda yaş, erkeklerde ise kilo problemi gıdı sarkmasına yol açıyor. Gıdı bölgesinde fazla yağ dokusu olduğu durumlarda mezoterapi en etkili yöntemlerden biridir. Çenenin hemen altındaki yağ fazlalığı olan gidi  oluşumunu büyük oranda giderebiliyor. Yağ dokusunu parçalayan ve cildi sıkılaştırabilen özel mezoterapi kokteyllerinin cilde uygulanmasıyla  gıdı ortadan kaldırılıyor. Boyun ve dekolte bölgesindeki cilt yeniden yapılandırılarak, renk düzensizliği gideriliyor. Boyun ve dekolte bölgesi ışıldayıp parlıyor. Bu zengin kokteyl içerikleriyle aşağı sarkan ve gevşeyen boyun ve dekolte de,  genç görünümlü cilt hatlarına tekrar  kavuşuyor.

Işık Dolgusu

30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlamaya başlar. Yaşlanma, hyaluronik asit miktarının zamanla azalmasıyla başlayan bir süreçtir. Belirtileri ciltte kuruluk ve kırışıklıklar şeklinde ortaya çıkar. Hyaluronik asit vücutta üretilen ve derimiz için olmazsa olmaz bir maddedir ve birçok besinden de alınabilir. Ancak tıbbi araştırmalar, gıdalarla alınmasının yeterli olmadığını göstermektedir. Bu durumun düzeltilebilmesi için cilde dışarıdan yeterli miktarda hyaluronik asit verilmelidir. Teosyal  ışık dolgusu mezoterapi ve dolgu tekniklerini birleştiren patentli yeni bir konsepttir. Işık dolgusu cildin nem ve elastikiyetini artırır. Cilt canlanarak parlaklaşır ve şeklini geri kazanır. Tüm bu işlemlerle amacımız  azalmış olan cilt nemini ve elastikiyetini yerine koymak, incelmiş ve yıpranmış cildin kalitesini artırmak.

Kaç seans?

Işık dolgusu için 3 hafta aralıklarla 3 seans önerilir. Birinci seanstan itibaren gözle görülür sonuçlar ortaya çıkar. Mezoterapi uygulamasından sonra hastadan hastaya değişmekle birlikte ışık dolgusunun ortalama 6-8 ayda bir tekrarlanması gerekir.

Haber:Şule Yılmaz

(Visited 75 times, 1 visits today)