Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın bir yolu da ”umutlu ve iyimser” olmak

Koronavirüs salgınına karşı psikolojik sağlamlılığı korumak da çok önemli. Çünkü aşırı stres, uzun vadede bağışıklık sistemini de etkiliyor. Uzmanlar, psikolojik sağlamlığı korumak için ”Umutlu olun. İyimser olun. Umutlu olmak bizi dinç, diri ve aktif tutar” tavsiyesinde bulunuyor. Tabi ki, koronavirüse karşı gerekli tüm önlemleri aldıktan sonra.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tayfun Doğan,  koronavirüs salgınının yaşandığı bugünlerde morali yüksek tutmanın önemine işaret etti.  Mutsuz, aşırı umutsuz, aşırı stresli olmanın uzun vadede hem bağışıklık sistemini,  hem de ruh sağlığını olumsuz etkileyeceği konusunda uyardı. Çeşitli uyarı ve tavsiyelerde bulundu.

Uzun süreli stres bağışıklık sistemi için son derece yıkıcı  

Bilimsel pek çok araştırma, uzun süreli stres ve mutsuzluğun bağışıklık sistemimiz için son derece yıkıcı olduğunu ortaya koymuştur. Bundan dolayı gerekli önlemleri aldıktan sonra umudumuzu ve iyimserliğimizi kaybetmeden beklemeliyiz. 

Umutlu olmak ruhsal enerji kaynağımız

Umutlu olmak, ruhsal enerji kaynağımız. Umutlu olmak bizi dinç, diri ve aktif tutar. Umut doğamızda bulunan yalnızlık, sıkıntı, acı gibi zor durumlarla başa çıkmada en değerli kaynaklarımızdandır. Umuda iyimserlik, coşku, azim ve inanç eşlik eder.

Umut konusundaki çalışmalarıyla ünlü Rick Snyder’a göre, umutlu kişilerin kendilerini motive edebilme, hedefe ulaşma konusunda yeterli becerilere sahip olduklarını hissetme, köşeye sıkıştıklarında kendilerini daha iyi günlerin geleceği tesellisiyle yatıştırabilme, hedeflerine ulaşmak için değişik yollar bulma esnekliği gösterebilme, imkansızlığı gördüklerinde hedef değiştirebilme ve zor bir işi baş edilebilir küçük parçalara bölebilme gibi özellikleri vardır. Umudumuzu hep canlı tutmaya çalışalım.

Yeni beceriler öğrenmek için fırsat olabilir

 Normal zamanlarda evde kalmakta zorlanmayan bireyler bile  bir zorunluluk karşısında evde kalma konusunda zorlanabilir. Bu tür durumlarda yapabileceğimiz en önemli şey bizi meşgul edecek bir şeylerle uğraşmaktır. Bu çok önemli bir baş etme stratejisidir. Boş durdukça daha çok anksiyete (kaygı) ve bunaltı yaşarız. Bu anlamda hoşumuza giden herhangi bir etkinlikle meşgul olabiliriz. Ev içinde halletmemiz gereken işler varsa onlarla meşgul olabiliriz. Yeni bir beceri öğrenebiliriz. Çünkü öğrenme zordur, ciddi bir odaklanma ve süreç ister. Bu da zihnimizi bizi kaygılandıran konulardan uzaklaştırır.

(Visited 7 times, 1 visits today)