Ağrılarınızın nedeni bukalemun hastalığı olabilir
- Sadece baharda değil yıl boyu süren göz alerjileri de var… - 19 Nisan 2026
- Ece Sanat Art Gallery müzayedesinden Kansersiz Yaşam Derneği’ne destek… - 19 Nisan 2026
- Diş ipi dolgu veya kaplamalara zarar verir mi? - 18 Nisan 2026
İnsanların yüzde 85’i, hayatlarının bir döneminde bel ve kalça ağrılarıyla karşılaşıyor. Uzmanlara göre, bu ağrıların yüzde 25’i, bukalemun hastalığından kaynaklanıyor. Ayrıca bu hastalık, bel fıtığıyla en sık karıştırılan hastalıklardan da biri.
![]()
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, az bilinen ancak aslında sıkça karşılaşılan bukalemun hastalığı hakkında bilgiler verdi.
Bukalemun hastalığı nedir?
Kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiği arasında bulunan ekleme, sakroiliak eklem deniliyor. Kalça bölgesinin sağ ve sol kısımlarında olmak üzere her insanda iki adet bulunuyor. Görevi üst beden yükünü, alt bedene ve bacaklara eşit şekilde dağıtmak olan bu eklem, yaşın ilerlemesiyle beraber doğal olarak yıpranıp, aşınıyor. Fazla kilo, travma, ağır yük kaldırma, romatizma, enfeksiyon, gebelik ve skolyoz gibi bazı durumlarn bu eklemin ağrısına sebep olabiliyor.
İşte bu eklemlerle ilgili rahatsızlıklara bukalemun hastalığı denilir. Bukalemun hastalığı denilmesinin sebebi, çok çeşitli ağrı tipleriyle seyrederek, farklı hastalıkları taklit etmesidir.
Özellikle romatizma hastalarının yaşadığı bel ağrılarında öncelikle araştırılmalı
İnsanların yüzde 85’i, hayatlarının bir döneminde bel ve kalça ağrılarıyla karşılaşıyor. Bu ağrıların yüzde 25’inin sebebi ise sakroiliak eklem yani bukalemun hastalığıdır. Anlaşılacağı üzere, birçok insan tarafından ismi az duyulsa da, aslında sık görülen bir hastalık. Özellikle romatizma hastalarının yaşadığı bel ağrılarında öncelikle araştırılması gerekir. Az duyulmasının sebebi, çeşitli ağrı tipleri ile baş gösterdiği için, teşhis konulması zor bir hastalıktır.
Bel fıtığıyla en sık karışan hastalıklardan biri
Bukalemun hastalığı, bel fıtığıyla en sık karışan hastalıklardan biridir. Aynı bel fıtığı gibi, kalça ve bacakta ağrı yapabilir. Hatta sakroiliak eklem ağrısı olan ama eş zamanlı MR tetkikinde bel fıtığı görüldüğü için, bel fıtığı ameliyatı olan insan sayısı hiç de az değil. (Bel ameliyatı oldum, hiç fayda görmedim) diyen hastalarda, mutlaka sakroiliak eklem bölgesi sorgulanmalı.
Nasıl teşhis ediliyor?
Bu hastalığın teşhisinde en önemli kısım hastanın şikayetleridir. Hem hastanın şikayetlerini doğru anlatması, hem de bu konuda tecrübeli bir hekimin dikkatlice hastayı dinlemesi çok önemli. Yeteri kadar muayene zamanı ayrılması gerekir. Bu aşama geçildikten sonra, eğer hekim sakroiliak eklem hastalığı düşünüyorsa, sakroiliak ekleme yönelik ilaçlı bir MR tetkiki gerekir.
Tedavisi
Hastalık oluşmadan önce önlemek en önemli tedavi. Hastalığı önlemek için fazla kilo alımından uzak durulmalı ve düzenli egzersiz yapılmalı. Tabii ağır sporlar, bu eklem üzerinde oluşan yükü arttıracağı için, eklemin yıpranma ihtimalini arttırır ve ağrı oluşuma sebebiyet verebilir. Bu konuya dikkat edilmesi gerekir. Hastalık oluştuktan ve doğru teşhis konulduktan sonra bu bölgeye yapılacak kök hücre tedavisi ve radyofrekans gibi yöntemlerle hem ağrı kontrol altına alınır, hem de dokuların kendilerini yenileyerek hastalığın tekrar etme ihtimali düşürülür. Bu tedavilere ek olarak fizik tedavi ve rehabilitasyonun da faydalı olduğu görülüyor.