Bu hastalık, astım ve KOAH’la karıştırılıyor
- İSTAHED: ”Meningokok ve HPV aşıları ulusal takvime alınmalı” - 17 Nisan 2026
- Sessiz kalp krizi, bu grubu daha çok seviyor… - 17 Nisan 2026
- Nedensiz diş sallanmasının ”nedeni” ağız kanseri olabilir… - 17 Nisan 2026
Belirtileri astım ya da KOAH’la karıştırılan bir hastalık, ”akciğer sertleşmesi”. Sıklıkla nefes darlığı, kuru öksürük ve çomak parmakla belirti veriyor. Hastaların yüzde 60-75’inde sigara içme hikayesi bulunuyor. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), kesin bir tedavisi olmayan hastalığın ilerlemesinin, erken teşhis ve doğru tedaviyle yavaşlatılabileceğine dikkati çekiyor.
![]()
TÜSAD adına Prof. Dr. Oğuzhan Okutan tarafından yapılan açıklamada, belirtileri astım ya da KOAH ile karıştırılan ve akciğer sertleşmesi olarak bilinen İPF hastalığına dikkat çekildi. Hastalığın henüz kesin bir tedavisi bulunmadığı ancak erken teşhis ve doğru tedavinin planlanmasıyla, ilerlemesinin yavaşlatılabildiği vurgulandı.
ERKEKLERDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR
İPF hastalığı, dünyada yaklaşık 3 milyon insanda görülüyor. Türkiye’de ise görülme sıklığının, son yapılan çalışmalarda yılda 100 binde 5 olduğu ifade ediliyor. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülüyor. Hastalığın nedeni tam olarak bilinemese de yaşlılık, genetik yatkınlık, çevresel veya mesleki maruziyetler, bakteriyel veya viral enfeksiyonlar ve gastroözefageal reflü (GÖR) gibi etkenler risk faktörleri arasında yer alıyor. Sigara kullanımı da görülme sıklığını arttırıyor. Hastaların yüzde 60-75’inde sigara içme hikayesi bulunuyor.
BELİRTİLER NEFES DARLIĞI, KURU ÖKSÜRÜK VE ÇOMAK PARMAK
İPF, erken dönemde belirti vermeyebilir. En sık görülen şikayetleri eforla gelişen nefes darlığı ve kuru öksürük. Nefes darlığı genellikle sinsi bir şekilde ortaya çıkıyor ve ilerliyor. Öksürük de genellikle kuru vasıfta ve inatçı özellik gösteriyor ve öksürük kesici ilaçlar etkisiz kalıyor. Hastalar bu şikayetlerin yaşlanmaya veya sigara kullanımına bağlı geliştiğini düşünüyor. Ayrıca, hastaların yüzde 30’unda parmak uçlarında genişleme de (çomak parmak) görülüyor. Bu şikayetlerin dışında halsizlik, güçsüzlük, iştahsızlık ve kilo kaybı da diğer belirtileri arasında yer alıyor.
ERKEN VE AYIRICI TANI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR
İPF belirtileri, astım ve KOAH gibi hastalıklarla karışmasına neden olabilmekte. Bu noktada ayırıcı tanının önemi büyük. İPF tanısı, hastalığın akciğerde oluşturduğu sertleşmeyi yapabilecek mesleki ve çevresel hastalıklar, ilaçlar, romatizmal hastalıklar gibi nedenler elendikten sonra, görüntüleme yöntemlerinde İPF’ye özgü tipik bulguların görülmesiyle konuluyor. Tanıda detaylı öykü, fizik muayene, romatizmal hastalıkların dışlanması için bazı kan tahlilleri, gerek duyulması halinde romatoloji görüşü ve deneyimli radyoloji uzmanları tarafından yorumlanan yüksek çözünürlüklü akciğer tomografisi gibi yöntemler kullanılıyor. Tipik bulguların olmadığı durumlarda ise akciğer biyopsisine başvuruluyor. Hastalığın seyrinin takip edilmesinde de solunum fonksiyon testleri, altı dakika yürüme testi ve ekokardiyografi gibi testlerden de yararlanılıyor. Erken tanı sayesinde akciğer fonksiyonlarında ileri düzeyde kayıp ortaya çıkmadan tedaviye başlanabiliyor.
İLAÇ GELİŞTİRME ARAŞTIRMALARI SÜRÜYOR
İPF halen her ne kadar kesin olarak tedavi edilebilir bir hastalık olmasa da, mevcut ilaçlarla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Ve son yıllarda radyolojik görüntüleme imkanlarının yaygınlaşmasıyla daha fazla tanı koyulabiliyor. Hastalığın doğru olarak tanısının konması ve uygun tedavinin verilmesi çok önemli. Bu hastaların İPF konusunda deneyimli merkezlerde multidisipliner şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu arada dünya çapında sebeplerini aydınlatmaya yönelik çalışmalar ve yeni ilaç geliştirme araştırmaları da bir yandan sürüyor.