2-3 haftayı geçen boğaz ağrısını önemseyin

Birçok hastalıkta belirti olarak görülebilen boğaz ağrısı, uzun süre devam ederse dikkatli olmak gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre,  uzun süren boğaz ağrısına eşlik eden nefes darlığı, yutma güçlüğü ve kulak ağrısı gibi belirtilerin  varlığı,  gırtlak (larenks) kanserine işaret edebilir. Böyle bir durumda, KBB uzmanına başvurmakta fayda var.

Özellikle havaların soğumasıyla birlikte enfeksiyonlara bağlı olarak da sık karşılaşılan boğaz ağrısı, sıradan bir belirti olabilmekle birlikte, bazı durumlarda daha ciddi sorunlara işaret edebiliyor. Bunlardan biri de gırtlak (larenks) kanseri.

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi KBB Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, konuyla ilgili yapılan bir araştırmada, uzun süren boğaz ağrısıyla beraber nefes darlığı, yutma güçlüğü, kulak ağrısı gibi belirtilerin birlikte bulunduğu durumlarda, yüzde 5’in üzerinde gırtlak (larenks) kanseri tespit edildiğini söyledi.

Prof. Dr. Tatlıpınar,  şu uyarı ve önerilerde bulundu.

İKİ-ÜÇ HAFTAYI GEÇEN AĞRILARA DİKKAT!

Yutma güçlüğüne sebep olan, yutkunurken kulakta ağrı hissedilen, tedaviyle düzelmeyen, nefes darlığının eşlik edebileceği, iki-üç haftayı geçen boğaz ağrılarında aile hekimleri, ileri inceleme için hastaları kulak burun boğaz uzmanlarına yönlendirmeli. Çünkü, bu durum farklı hastalıklarla karıştırılabilir. Kronik farenjit, gastroösefageal reflü, diş hastalıkları, tükrük bezi hastalıkları da benzer bulgular yapabilir. Ayırıcı tanıyı yapabilmek için hastanın ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir. Tek başına ses kısıklığı belirtisi görüldüğü durumda gırtlak (larenks) kanseri riski yüzde 2,7 iken, uzun süren boğaz ağrısına eşlik eden nefes darlığı, yutma güçlüğü veya yutkunurken kulak ağrısı varlığında, bu oran yüzde 5’in üzerine çıkıyor. 

RİSKLİ GRUP KİM?

Sigara ve alkol kullananlar, gastroösefageal reflüsü olanlar, meyve ve sebzeden fakir diyetle beslenenler, cinsel ilişki yoluyla bulaşabilen human papilloma virüsüne maruz kalanlar risk grubunu oluşturuyor.

Gırtlak (larenks) kanserlerinin dünyada görülme oranı yaklaşık yüzde 2-3 civarında. Baş boyun bölgesinde deri kanserlerinden sonra ikinci sıklıkla görülüyor. Bununla birlikte gırtlak (larenks) kanserleri tedavi edilebilir tümörlerdir. Birçok kanser türünden olduğu gibi gırtlak kanserinde de erken tanı tedavi başarısını artırır. Geç tanı konulması ve tedaviye geç başlanması ise yaşam kaybı oranının artmasına neden olur. Her yıl dünyada 12 bin 250 kişi gırtlak (larenks) kanseri tanısı alıyor ve 3 bin 670’i buna bağlı olarak hayatını kaybediyor.

GIRTLAK  KANSERLERİ TEDAVİSİ 

Erken tanı konulan gırtlak (larenks) kanserlerinde tedavi başarısı yükseliyor. Bunun yanında tümörün yerleşim yeri de metastaz açısından önem taşıdığından belirleyici rol oynuyor. Gırtlak kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 80 oranında seyrederken, ses tellerine yerleşmiş (glottik tümör) erken evre tümörlerde daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Buna karşılık ses tellerinin üst ve alt seviyesindeki gırtlak bölgesini tutan (supraglottik ve subglottik tümörler) ve daha ileri evrede tespit edilen tümörlerde tedavi başarısı düşüyor. Bunun yanında tedavinin fonksiyonel sonuçları da tümörün tespit edildiği evreyle yakından ilişkili. Erken evre tümörlerde konuşma ve yutma fonksiyonlarıyla ilgili daha başarılı sonuçlar elde edilirken, geç evrede trakeostomi nedeniyle yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenebiliyor. Konuşmayı temin için ses protezleri kullanılabiliyor veya terapiyle ösefagus sesi kullanılarak konuşma yapılabiliyor.

(Visited 112 times, 1 visits today)