10 gebeden birinde depresyon görülüyor
- Bu hastalık, kadınlarda erkeklere göre 5 yıl daha erken gözüküyor - 3 Haziran 2026
- Hipnoz sırasında kişi istemediği bir şey söyler mi? - 2 Haziran 2026
- Eleştirel ve mükemmeliyetçi ebeveyn tutumları yeme bozukluklarını tetikleyebiliyor - 1 Haziran 2026
Uzmanlara göre, 10 gebeden birinde depresyon görülüyor. Ve bu durum bebekte düşük doğum ağırlığına, fetal ölüme, erken doğuma ya da bebeğin anne karnında gelişim geriliğine yol açabiliyor.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilek Sarıkaya, gebelik döneminde sıkça karşılaşılan ruhsal hastalıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
En sık depresyon ve anksiyete bozuklukları
Gebelik döneminde en sık depresyon ve anksiyete bozuklukları görülüyor. Depresyon her 10 gebeden birinde görülebiliyor. Gebelik döneminde görülen anksiyete bozuklukları arasında en yaygın olarak bildirileni ise yüzde 8.5 – 10.5 yaygınlık oranıyla yaygın anksiyete bozukluğudur.
Psikiyatrik belirtiler ilk kez gebelikte ortaya çıkabilir
Gebelik kadınların yaşamında doğal bir süreçtir. Ancak aynı zamanda önemli psiko-sosyal değişikliklerin olduğu, stres ve kaygıya neden olabilecek birçok nedenle karşılaşma riskinin yüksek olduğu bir süreçtir. Bazı olgularda gebelik döneminde psikiyatrik belirtiler ilk kez ortaya çıkabilirken, bazılarında var olan psikiyatik belirtilerde artış görülebilir.
Gebelik depresyonu belirtileri
Gebelik depresyonu, sosyal ve mesleki işlevlerle birlikte yaşam kalitesinde belirgin bozulmaya yol açar. Bu depresyon türü mutsuzluk, yaşamdan keyif alamama, halsizlik, isteksizlik, ümitsizlik, suçluluk, değersizlik düşünceleri, uyku ve iştah değişiklikleri, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, ölüm isteği ve intihar düşünceleri gibi belirtilerle gidebilen ciddi bir klinik tablodur. Hem anneyi, hem de fetüsü olumsuz etkiliyor. Gebelik depresyonunun bebekte düşük doğum ağırlığına, fetal ölüme, erken doğuma ya da bebeğin anne karnında gelişim geriliğine yol açabildiği belirtiliyor. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmeli.
Tedavi sürecine hasta yakınları da dahil olmalı
Gebelik dönemi depresyonunun tedavisinde ilaç ve ilaç dışı çeşitli tedavi seçenekleri uygulanabilir. Öncelikle depresyonu tetikleyebilecek stres faktörlerinin tespiti ve ortamdan uzaklaştırılması, destekleyici psikososyal müdahalelerin yapılması oldukça önemli. Tedavi sürecine mutlaka hastanın yakınları da dahil edilmelidir. Hafif ve orta şiddetli depresyonda bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi veya ilaç tedavileri, ağır şiddetli depresyonda ise ilaç tedavisi, transkraniyal manyetik uyarım tedavisi (TMU) ve gerekirse hastane yatışı ve elektrokonvülsif tedavi (EKT) düşünülebilir.
Gebelikte ilaç tedavileri konusunda kar-zarar analizi yapılması ve depresyonun şiddetinin, gebeye ve fetüse olası risklerin göz önünde bulundurulması, tedaviye hasta ve yakınları ile birlikte karar verilmesi büyük önem taşıyor.