Yemek sonrası göbek çevresi ve altında ağrı başlıyorsa…
- Beyin sisini azaltmak için kendinize bu soruları sormayın… - 29 Nisan 2026
- Sebze ağırlıklı beslenmek Hashimoto tiroidi riskini azaltabilir… - 28 Nisan 2026
- Elde hangi parmakta ki uyuşma, hangi soruna işaret eder? - 28 Nisan 2026
Genellikle ince ve kalın bağırsakta görülen bir hastalığın izlerine, ağız boşluğunda da rastlanabilir mi? Ya da cildinizde yaşadığınız bir sorunun nedeni, bir sindirim sistemi hastalığı olabilir mi? Eğer hastalık ‘Crohn’ ise cevap ”evet”… Hastalığın en tipik belirtisi genellikle yemek sonrasında, çoğunlukla göbek çevresi ve altında gelişen karın ağrısı ve ishal. Uzmanlara göre, Crohn’la ilgili geliştirilen yeni ilaçlar, tedavide gün geçtikçe daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor.
![]()
Genellikle ince ve kalın bağırsakta görülen bir hastalığın izlerine, ağız boşluğunda da rastlanabilir mi? Ya da cildinizde yaşadığınız bir sorunun nedeni, bir sindirim sistemi hastalığı olabilir mi? Eğer hastalık ‘Crohn’ ise cevap ”evet”…
Sindirim sisteminin başından sonuna bütün noktalarını tutabilen ve belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılması dolayısıyla, çok geç teşhis edilebilen bir hastalık Crohn. Daha çok bağırsaklarda görülse de gözler, damarlar ve cilt gibi akla gelmeyecek birçok noktada sorunlara yol açan bu hastalığın en tipik belirtileri ise, genellikle şiddetli seyreden karın ağrısı ve kilo kaybı.
Crohn hastalarının en çok korktukları şeylerden biri ise, dalgalı bir seyir izleyen bu hastalığın alevlendiği dönemde, hastanede tedavi gerektirecek kadar şiddetlenmesi.
Crohn’la ilgili geliştirilen yeni ilaçların tedavide gün geçtikçe daha başarılı sonuçlar alınmasını sağladığını vurgulayan Acıbadem Fulya Hastanesi Crohn ve Kolit Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu, şu bilgileri verdi.
Yemek sonrasında karın ağrısı başlıyorsa…
Hastalığın en tipik belirtisi, genellikle yemek sonrasında ortaya çıkan karın ağrısı. Çoğunlukla göbek çevresi ve altında gelişen karın ağrısının yanı sıra ishal de, Crohn’un en sık rastlanan belirtilerinden biri. Eğer bağırsakta ciddi derecede daralma oluşmuşsa bu kez de karında şişkinlik, ağrı, kusma veya kabızlık da görülebiliyor. Hastalığın kalın bağırsakta tutulum yapması durumunda ise dışkıyla birlikte kan gelmesi başka bir belirti olarak ortaya çıkıyor. Hastalığın alevlendiği dönemde yorgunluk, halsizlik, yüksek ateş, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı, anal bölge tutulumunda anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller ve apseler görülebiliyor.
Tetikleyici faktörlere dikkat!
Crohn halen gizemini koruyan bir hastalık olmakla birlikte ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor. Ailesinde Crohn öyküsü olan bir kişide hastalığın görülme riski daha fazla. Ayrıca sigara burada da çok olumsuz bir etkiye sahip. Bunun dışında gıdalarla alınan bazı bakteri, bakteri toksinleri ve virüsler de hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilmekte. Ayrıca hastalığı alevlendirebilen aspirin, antibiyotik ve bazı ağrı kesicilerin alınmasına da dikkat edilmesi gerekiyor.
Dengeli beslenme daha önemli hale geliyor
Crohn, hastaların dengeli beslenmeye fazla dikkat etmelerini gerektiren bir hastalık. İshal döneminde çok posalı yememek ve lifli besinleri azaltmak hastaları rahatlatabilecek bir diğer önlem. Bağırsak kanseri riskini artıran işlenmiş gıdalar ve etler ya da yanmış yağlardan kaçınmak da şart. Yine de iyi haber şu ki, Crohn hastalarının katı bir diyet yapmalarına gerek yok.
Tedavinin ilk basamağı ilaçlar
Tedavi, hafif veya ağır seyirleri olan Crohn hastalığının şiddetine ve en yoğun olarak hangi bölgede yerleştiğine göre belirlenmekte. Tedavide ilk basamağımız ilaçlar. Son yıllarda kullanıma giren Anti-TNF, Anti-integrin ajanlar gibi biyolojik tedavilerle başarı şansımız artmış durumda. Hastalarda daha önceleri kortizon tedavileriyle göremediğimiz endoskopik düzelmeyi saptayabiliyoruz. Yan etki profili, bu ilaçlarla kortizonlu tedavilere göre çok daha az oluyor. Sonuç alamazsak ve gerçekten gerekliyse, cerrahi tedaviye başvuruyoruz. Hastalığa neden olan etken ya da etkenler dünyada henüz tam olarak gösterilememiş olsa bile, yeni tedavilerle hasta çok daha kaliteli bir yaşam sürebiliyor.