Uzamış Covid etkisini göstermeye devam ediyor

2 yılı aşkın süredir hayatımızda olan Covid-19’un etkileri hala sürüyor. Tüm dünyada yüz milyonlarca insanı etkileyen salgın hastalık, şimdi de varyantları ve uzamış etkileriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Peki ‘’Uzamış Covid kimlerde oluyor?’’ ‘’Uzamış Covid’de neler oluyor?’’ ve ‘’Uzamış Covid’i nasıl yönetebiliriz?’’

Infinity Regenerative Clinic Medikal Direktörü Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver, Covid-19 geçiren kişilere ilişkin kaydedilen sağlık verileri üzerinden yapılan bilimsel çalışmalarda; Covid-19 geçiren kişilerin yüzde 10 ile yüzde 35’inde Uzamış Covid belirtileri ve bulgularının görüldüğünü dile getirerek, “Özellikle Covid-19 hastalığı süresinde, hastanede yatan kişilerde bu oran çok daha fazla” dedi.

Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver, kadınlarda, sigara kullananlarda, ileri yaşlarda, kronik hastalığı olan bireylerde, kilolu ve obezitesi olan hastalarda daha fazla görülen ‘Uzamış Covid’in toplumun büyük bir kesiminin risk altında olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Yapılan araştırmalara göre; Covid-19’un vücudun sadece bir bölgesini etkilemediğini, tüm doku, organ ve sistemleri etkileyen bir çoklu sistem hastalığı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Tanrıver, şöyle devam etti:

“Uzamış Covid’in en yaygın belirtileri; hayatı etkileyen yorgunluk, tükenmişlik, bitkinlik, fiziksel ve mental aktivite sonrası halsizlik, ateş, solunum güçlüğü, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı gibi solunum ve kalp damar ile ilgili rahatsızlıklardır. Beyin sisi olarak da adlandırdığımız düşünmede güçlük ve odaklanamama, dikkati toplayamama, hafızada aksamalar ve baş ağrısı, uyku sorunları, ayağa kalkınca sersemlik, vücutta iğnelenme, karıncalanma, his farklılıkları, tat ve koku almada değişiklik ya da kayıp, depresyon ya da kaygı gibi nörolojik veya psikolojik belirtileri de bulunmaktadır. Ayrıca ishal ve karın ağrısı gibi sindirim sistemiyle ilgili kas, eklem ağrıları, deride döküntü, menstrüasyon döngüsünde farklılaşma gibi birçok belirti de görülebilmektedir.”

Bazı kişilerde daha önce olmayan diyabet gibi hastalıkların ortaya çıkmasının da mümkün olabildiğini hatırlatan Uzm. Dr. Tanrıver, ‘’Kan değerlerinde farklılık, akciğerlerde ve solunum fonksiyon testlerinde değişiklik, karaciğerde ve karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma, carotis arter yani şah damarı dahil olmak üzere damar duvarlarında kalınlaşma ve bozulmalar bulgu olarak karşımıza çıkabiliyor’’ dedi.

Uzamış Covid’in neden ve nasıl olduğuna dair çalışmaların halen devam ettiğini ve birçok faktörün rol oynadığından da bahseden Uzm. Dr. Tanrıver, şunları kaydetti:

‘’Herhangi bir enfeksiyon ya da travmaya karşılık vücut SIRS dediğimiz yangısal bir yanıt geliştirir. Yani bağışıklık sistemi aşırı aktive olur ve sadece enfeksiyon ya da travmaya karşı değil normal olan hücre ve dokulara da saldırabilir. Buna karşılık, vücut kendini korumaya almak üzere bu defa CARS dediğimiz bağışıklık sisteminin aktivasyonunu engelleyen sistem harekete geçmektedir. Bu iki sistemin zamanlaması ve şiddeti, hem Covid-19’un nasıl atlatılacağını hem de Covid-19 sonrası sürecin nasıl geçeceğini belirlemektedir.”

Covid-19’un vücutta bıraktığı hasar incelenmeli

Kişinin şu anki sağlık durumunun saptanması, risk faktörlerinin ortaya çıkarılması, kalp ve kalp damarları dahil vücuttaki tüm damarların incelenmesi, kalp ritminin değerlendirilmesi ve pıhtılaşmaya yönelik tetkiklerin yapılması ve kas ve iskelet sistemi dahil tüm organ ve sistemlerin gerekirse ileri teknoloji kullanılarak incelenmesini öneren Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver, şunları dile getirdi:

‘’Covid-19 döneminde ertelediğiniz tüm kontrolleri yaptırarak, bağışıklık sisteminizin size uygun olarak çalışmasını sağlayın. Hücre içi de olmak üzere vitamin, mineral ve aminoasitlerin ölçülmesi, eksiklerin uygun durumda ve hekim kontrolünde damar yoluyla tamamlanması gerekiyor. Beslenmenin en uygun şekilde düzenlenmesi, hücre seviyesinde gıdalanmanın olması, stres yönetiminin yapılması, kaliteli bir uykunun sağlanması, kişiye özel egzersiz programının belirlenmesi, vücuttaki toksinlerin belirlenmesi ve atılması ana tedavi yaklaşımı olmalıdır.”

(Visited 8 times, 1 visits today)