Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor

Türkiye, sağlık ve biyoteknoloji alanında tarihi bir eşiğe geldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’de geliştirilen ilk özgün kanser molekülünün Faz 1 klinik çalışmalarında başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı. Gelişme, yerli ilaç üretimi ve kanser tedavisinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin kendi laboratuvarlarında geliştirilen bu molekülle ilk kez özgün bir kanser ilacı üretme aşamasına geldiğini belirtti. “Faz 1 çalışmalarında çok başarılı sonuçlar elde ettik. Faz 2 ve Faz 3 süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye, kendi geliştirdiği ilk molekülü dünya sağlığına hediye edecek” dedi.

Bilimsel çalışmanın merkezi: Boğaziçi Üniversitesi

Söz konusu molekül, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Rana Sanyal liderliğinde geliştirildi. Çalışmaya ayrıca Koç Üniversitesi ve Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi de destek verdi.

Prof. Dr. Rana Sanyal, geliştirilen teknolojinin en önemli özelliğinin, ilacın doğrudan tümör hücresini hedeflemesi olduğunu vurguladı. Bu sayede hem yan etkilerin azaltılması hem de tedavi etkinliğinin artırılması hedefleniyor.

Hedef: Yan etkisi düşük, etkisi yüksek tedavi

Yeni nesil bu biyoteknolojik yaklaşım, klasik kemoterapilerin aksine sağlıklı hücrelere zarar verme riskini minimize etmeyi amaçlıyor. Araştırmacılar, farklı kanser türleri için de bu teknolojiyle yeni ilaç adayları geliştirmeye devam ediyor.

Klinik süreçte önemli aşama: Faz 1 tamamlandı

Kanser ilacı geliştirme sürecinde kritik bir eşik olan Faz 1 çalışmaları, ilacın güvenliği ve doz toleransı açısından değerlendiriliyor. Bu aşamanın başarıyla tamamlanması, ilacın daha geniş hasta gruplarında test edileceği Faz 2 ve Faz 3 süreçlerine geçiş için önemli bir adım olarak görülüyor.

Türkiye’de ücretsiz kanser taramaları yaygınlaşıyor

Bakan Memişoğlu, Türkiye’de kanserle mücadelede erken teşhisin önemine de dikkat çekti. Son bir yılda 7,7 milyon kişiye ücretsiz kanser taraması yapıldığını belirten Memişoğlu, özellikle meme, rahim ağzı ve bağırsak kanserlerinde erken tanının hayat kurtardığını ifade etti.

Mobil tarama araçları ve aile hekimlikleri aracılığıyla sürdürülen çalışmalar sayesinde 28 bin vatandaşın erken teşhisle tedaviye eriştiği açıklandı.

Türkiye sağlıkta küresel merkez olma yolunda

Yapay zeka destekli tanı sistemleri ve güçlü sağlık altyapısıyla Türkiye’nin kanser tedavisinde uluslararası bir merkez haline geldiğini vurgulayan Memişoğlu, “Dünyanın her yerinden hastalar Türkiye’ye gelebilir” dedi.

Bilim ve teknoloji ekosistemi destek veriyor

Geliştirilen molekülün klinik araştırmaları, TÜBİTAK tarafından desteklenirken, proje aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HAMLE Programı kapsamında yürütülüyor. Çalışma, Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminde de önemli bir yer edinen “Turcorn 100” programına dahil edildi.

(Visited 13 times, 1 visits today)