TTB heyeti Osmaniye’de şiddete uğrayan hekimin yanındaydı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı,  “Hazırladığımız yasa tasarısı etkili bir biçimde hayata geçene ve sağlıkta şiddeti bitirene kadar yan yana durmayı, mücadele etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Osmaniye Devlet Hastanesi’nde 12 Nisan 2021 günü önceden herhangi bir randevu almamasına karşın polikliniğe gelen bir savcı, o sırada hastasını muayene eden bir hekimden uygun olmayan söz ve davranışlar ile kendisini muayene etmesini istemiş, hekimin, muayeneyi ilk tedavi veren hekimin yapması gerektiğini söylemesi üzerine savcı, kamu görevini gerekçe göstererek bu hekimi tehdit etmiş, son olarak da talimat vererek gözaltına alınmasına yol açmıştı.

27 Ağustos 2021 günü ise savcı için “soruşturmaya gerek olmadığı” kararı verilirken; hekim hakkında soruşturma açılmıştı.

TTB’den yapılan açıklamaya göre, “Kamu görevlisine hakaret” iddiasıyla bu hekimin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Osmaniye Adliyesi’nde görüldü. 

Müşteki savcı, aynı binada olmasına karşın duruşmaya gelmezken; meslektaşımız ile beraberindeki Türk Tabipleri Birliği ve Osmaniye Tabip Odası heyeti duruşmada hazır bulundu. 

Duruşmada, avukatlar yaşananları bir “sağlıkta şiddet” olgusu olarak nitelendirirken, mahkeme heyeti de müştekinin “savcı” değil, “hasta” kimliğiyle hastanede olduğunu belirtti. Dava, usul aksaklıklarının giderilmesi için 18 Nisan 2022’ye erteledi.

Duruşma sonrası Osmaniye Adliyesi önünde açıklama yapan Avukat Ömer Kavili, mahkeme heyetinin Müşteki savcı sıfatıyla değil, tedaviye muhtaç bir hasta sıfatıyla olay yerindedir” tespitinin önemine dikkat çekti. Savcının, aynı binada görev yapmasına karşın gerekçesiz duruşmaya gelmemesine tepki gösteren Kavili, “Kanun önünde eşitlik ilkesi varsa müşteki kişi mahkemeye gelecek, müvekkilimiz ile yüzleşecek dedi.

”Müşteki ile sanığın yer değiştirmesi gerek”

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da, yaşananın açıkça bir sağlıkta şiddet olgusu olduğunu belirterek,  ortada bir “kamu görevlisine hakaret” varsa müşteki ile sanığın yer değiştirmesi gerektiğini ifade etti.

Korur Fincancı, Hem kamu görevlisi sıfatıyla görevini yapmakta olan meslektaşımızın görevini engellemekten hem de hastanede bekleyen hastaların sağlık hakkına erişimini engellemekten işlem yapılması gerekirken, süreç tersi biçimde işledi. Müşteki, hasta sıfatından sıyrılıp kamu görevlisi sıfatını öne çıkardı. Ama bugün mahkeme heyeti, müştekiyi hasta kimliğiyle tanımladı” dedi.

Türkiye’de 9 bine yakın hekimin istifa ettiğini, genç hekimlerin yurtdışına çıkmak için yollar aradığını ve TTB’den iyi hal belgesi alan hekim sayısının 10 yılda 59’dan 1.247’ye yükseldiğini aktaran Korur Fincancı, Hekimlerin yitirilmesine, şiddete uğramasına, sindirilmesine karşı biz buradayız. Hazırladığımız yasa tasarısı etkili bir biçimde hayata geçene ve sağlıkta şiddeti bitirene kadar yan yana durmayı, mücadele etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Hukukçu Hekimler Derneği ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu temsilcileri de sağlıkta şiddete karşı hekimlik mesleğinin onuru için dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

(Visited 28 times, 1 visits today)