“Süper anne” olamıyorum diye suçluluk duymayın

Kadınlar, günümüzde hem evde hem iş hayatında önemli görevlerde rol alırken, bu durum beraberinde çok büyük sorumlulukları da getiriyor. Kadın, hayatındaki rolleri nedeniyle “hiçbir yere yetişememe ve hiçbir şeye yetmeme” gibi sorunlar yaşayabiliyor.  Uzmanlar uyarıyor, ”Süper anne olamıyorum diye suçluluk duymayın. Çocuk bakımında tüm anneler hata yapar. Hiçbir anne sürekli anne olmaktan mutlu olmaz.”

 

Sosyal medyadaki “süper anne” modelinin kadınları suçluluk duygusuna ittiğine dikkati çeken Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver,  günümüzde giderek artan mükemmeliyet algısının kadınlar üzerindeki etkisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

SOSYAL MEDYADAKİ SÜPER ANNELER SİZİ YANILTMASIN

Instagram ve twitterda ‘süper anneler’ sayfalar açıp her şeyi nasıl da mükemmel yaptıklarını ve bunun her anından nasıl da keyif aldıklarını habire yayınlıyorlar. Oysa çocuk bakımında tüm anneler hata yapar. Tüm anneler berbat günler geçirir. Hiçbir anne sürekli anne olmaktan mutlu olmaz. Fakat sosyal medya insanlarda böyle bir yanlış algıya sebep oluyor. Kadınlar da o ‘süper anne’ olmaya çabalarken suçluluk duyguları içinde boğuluyor. Sadece kariyer ve annelik değil . Mesela bedenin ideal ölçülerde olması,  bakımlı olmak gibi şeyler de vurgulanıyor. Kadınlar da sanki o resimlere uymazlarsa toplum dışında kalacaklar gibi bir koşturmaca ve sonuçta tükenmeye gidiyorlar.

KADIN HER ŞEYİ KARŞILAYAMAYACAĞINI BİLMELİ

Dengenin sağlanmasında kadın kendi kaynaklarını görmeli ve beklentilerini gerçekçi olarak belirlemeli. Önceliklerine bakmalı. Örneğin; çocuğunun yanında olması öncelikliyse kariyerinde gecikmeyi göze almalı. Ya da bazen çocuğunun etrafında helikopter gibi olmak çocuğa zarar veriyorsa, hayatının diğer alanlarına yönelmeli. Kadın kendisinin her şeyi karşılayamayacağını bilmeli. Kadın kendi ihtiyaçlarını gözden çıkarmamalı. Aşırı fedakârlık, sonuçta kadının mutsuzluğuna sebep olacaktır. Kadının; barınma, sevilme, cinsellik, dostluk, dinlenme, eğlenme ihtiyaçlarını gidermesi onun kendisine duyduğu sevgi ve saygının temelini oluşturur. Bunları karşılayamayan ya da isteyemeyen kadında ruhsal ve fiziksel hastalıklar baş gösterecektir. Kadın; herkesi mutlu etmek zorunda olmadığını, herkesi doyurmak zorunda olmadığını, kendisinin gösterdiği fedakârlık kadar çevresindekilerin de fedakârlık göstermesi gerektiğini unutmamalı. Ve ötekilerden yardım istediği için kendisini yetersiz, başarısız görmemeli.

MÜKEMMELLİYETÇİLİK, KİŞİDE YETERSİZLİĞE NEDEN OLUYOR

Mükemmellik diye bir şey yaşadığımız dünyada var olmadığından, yani gerçek dışı bir şey olduğundan kişide sürekli bir yetersizlik düşüncesi olur. Kişi sürekli bir performans kaygısı yaşar. Kendisine karşı katı kurallar koyar ve kendisini cezalandırır. Karşısındakilere de aynı kuralları koyar ve cezalandırır. Sonuçta ne kendinden, ne ötekilerden memnun olamaz ve huzursuz bir hayat yaşar.

KENDİNİZİ OLDUĞUNUZ GİBİ SEVİN

Mükemmeliyetçi kişilerin hayattaki çeşitlilikle ilgilenmeleri, kendilerini sadece kendilerinden yukarıda değil aşağıda olanlarla da karşılaştırmaları, mükemmel olmamanın sonuçlarına bakmaları, kendilerini oldukları halde kabul edip sevmeleri, bazen bile bile mükemmel olmayana yönelmeleri ve hatta asıl güzelliğin kusurlarda olduğunu görmeye çalışmaları iyi gelebilir. Bu denge sağlanamazsa; anksiyete bozukulukları, depresyon, fibromyalji, tükenmişlik sendromu, alkol ve madde kullanım sorunları meydana gelebilir.

 

(Visited 25 times, 1 visits today)