Mamografi akciğer röntgeni kadar bile radyasyon vermiyor

MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Beyza Özçınar, mamografi ile ilgili son yıllarda yanlış bilgi paylaşımlarının olduğunu belirterek, ‘‘Mamografi akciğer röntgeni kadar bile radyasyon vermiyor. Mamografi meme kanseri taramasında en etkili yöntem, kadınlarımız mamografi çektirmekten kaçınmamalı’’ dedi.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5-6 Ekim tarihlerinde İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nde düzenlenen Pembe Festival’in 3.’sü meme kanseri tanısı almış hasta ve yakınları tarafından bu yıl da büyük ilgi gördü.

Doç. Dr. Beyza Özçınar: ‘‘Mamografi akciğer röntgeni kadar bile radyasyon vermiyor’’

MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Beyza Özçınar,Pembe Festival’de erken tanının önemine dikkat çekti ve mamografi ile ilgili son yıllarda yanlış bilgi paylaşımlarının olduğunun altını çizdi ve ‘‘Mamografi akciğer röntgeni kadar bile radyasyon vermiyor. Mamografi meme kanseri taramasında en etkili yöntem, kadınlarımız mamografi çektirmekten kaçınmamalı!’’ dedi.

Prof. Dr. Bülent Baysal: Kanserden sonra çocuk sahibi olmak mümkün…

Moderatörlüğünü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Banu Çiftçi’nin yaptığı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Baysal’ın konuşmacı olduğu ‘Tedavi Süresinde Cinsellik ve Doğurganlığın Düzenlenmesi’ söyleşi ise Pembe Festival’e katılan hasta ve yakınları tarafından büyük ilgiyle dinlendi.

Kadınlarda meme kanserinin 3’te 1 oranında menopoz öncesinde karşımıza çıktığını belirten Prof. Dr. Bülent Baysal, bunun önemli bir oran olduğunu belirtti ve ekledi; ‘‘Bu nedenle cinsellik de, doğurganlık da önemli! Kanserden sonra hayat gibi hayatın içinde yer alan unsurlar da devam ediyor. Kadınlar çocuk sahibi olmak istiyor. Kanser sonrasında çocuk sahibi olamazsınız denilemez! Doktorunuz sağ kalma garantinizi gördüğü zaman siz de çocuk sahibi olmak istiyorsanız, sizi bilgilendirir. Kanserden sonra çocuk sahibi olmak mümkün!”

Prof. Dr. Sedat Özkan: Kişi depresifse ağrıyı daha çok hisseder!

Moderatörlüğünü Prof. Dr. İlknur Tanboğa’nın yaptığı, ‘Ağrı ve Kaygı ile Baş Etme Yolları’ söyleşisinde ise Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Talu, kanserde kitlelerin bazen kendilerini ağrı ile belli edebildiğini ama ağrının varlığı ile kanser evresinin ve tümörün büyüklüğünün bir ilgisi olmadığını belirterek halk arasında doğru bilinen bir yanlışa açıklık getirdi.

Kanserle psikoloji arasındaki ilişkiye değinen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sedat Özkan ise “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vücuttur. Kanser hücreleri dışında vücut ne kadar güçlüyse kişi kazanır. Kanser ağrısı, kişinin psikolojisi ile bağlantılıdır. Kişi depresifse, tükenmişse ağrıyı daha çok hisseder. Kanseri tedavi etmek, kanserli hastayı tedavi etmek için yeterli değildir. Hasta psikolojisi de dahil her yönden güçlendirilmelidir.” dedi.

(Visited 6 times, 1 visits today)