Kış depresyonunuz, belki de ihtiyaçlarınız hakkında size mesaj veriyor

Kış depresyonu kendini yorgunluk, isteksizlik, uyku ve yemek yemede artış gibi semptomlarla gösteriyor. Uzmanlar, yaşanan sıkıntıların  kişinin ihtiyaçları hakkında mesaj verdiğinin unutulmaması gerektiğini vurguluyor. ”Depresif hissettiğinizde bunu hemen yok etmeye çalışmadan, bu duygunuza yakından bakmaya çalışın. Düşünceleriniz, duygularınız ve bedeniniz bu ruh halinden nasıl etkileniyor? Nasıl tepkiler veriyor?” tavsiyelerinde bulunuyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Yudum Akyıl, kış depresyonu hakkında şunları anlattı.

Daha çok genç kadınlarda görülüyor

Kış depresyonu ya da mevsimsel duygudurum bozukluğu, kış aylarında yaşanan, daha fazla 18-30 yaş arası kadınlarda görülen, yorgunluk, isteksizlik, uyku ve yemek yemede artış gibi semptomlarla ortaya çıkan bir durum. En önemli sebeplerinden biri, mutluluk hormonu serotoninin salgılanmasına yardımcı olan güneş ışığını çok daha az almak. Bunun yanı sıra, kış aylarıyla birlikte sorumlulukların artması, iç mekanlarda daha fazla zaman geçirmek, sosyal hayatın da buna bağlı olarak kısıtlanması da depresyona sebebiyet veriyor.

Depresyonunuz size ne söylüyor?

Yaşadığınız sıkıntıların, ihtiyaçlarınız hakkında mesaj verdiklerini unutmayın. Depresif hissettiğinizde bunu hemen yok etmeye çalışmadan, bu duygunuza yakından bakmaya çalışın. Düşünceleriniz, duygularınız ve bedeniniz bu ruh halinden nasıl etkileniyor? Nasıl tepkiler veriyor? Bu ruh hali çevrenizdekileri nasıl etkiliyor? Gerçekten kendinizden ve yakınlarınızdan neye ihtiyacınız var? Özlemleriniz ne? Bu diyaloğu kendinizle ya da güvendiğiniz bir kişiyle kurabilirsiniz. Yazmak da işe yarar bir kendine bakma yoludur. Ancak mutsuzluğunuzun ve isteksizliğinizin çok arttığını, uykunuzun ve beslenmenizin de etkilendiğini düşünüyorsanız,çevrenizdekiler sizdeki değişimi fark ediyorsa, bir uzmandan destek almanız gerekir.

Depresyona karşı anın tadını çıkarın 

Ruh sağlığı için aklımızda geçmiş, şimdi ve geleceğin dengeli bir dağılımı olması çok önemli. Bir yandan kim olduğumuzu, sevdiklerimizi, değerlerimizi anlamak ve yaralarımızı fark edebilmek için geçmişe bakabilmeliyiz. Bir yandan da plan yapmak, hayal kurmak, hedef koymak için geleceği düşünmek elzem. Ancak geçmişe fazla odaklandığımızda değiştirmemiz mümkün olmayan olumsuz yaşantılar merkeze oturuyor, suçluluk duygusu ya da pişmanlıklar güçleniyor. Bazen eski günleri geri getirmek isteğiyle nostaljik bir ruh haline bürünüyoruz, depresif hissediyoruz.

Geleceğe fazla odaklandığımız zamansa, bilinmezlik devreye girdiği için kaygı seviyemiz yükseliyor. Hep koşturma halinde aslında neresi olduğunu bilmediğimiz bir noktaya ulaşmaya çabalıyoruz.

Yaşanan anın keyfinin sürülmesi, birliktelikleri doyasıya yaşamak, gerçekten eğlenmek için eğlenmek, oyun oynamak, kahkahalarla gülmek, hıçkırarak ağlamak, paylaşmak ise şimdi ve burada olabilmemizi gerektiriyor. Hayatı sadeleştirmek ve küçük keyifleri merkeze almak hayattan alınan doyumu artırıyor.

Kış depresyonunu önlemek ve iyileştirmek için açık havada daha fazla vakit geçirecek aktiviteler yaparak, güneş ışığından olabildiğince faydalanmak ya da  fiziksel egzersiz yapmak çok önemli. Tüm bunların yanı sıra sevdiklerinizle bir arada olmak da antidepresan etkisi yaratır. 

(Visited 35 times, 1 visits today)