Kadınların yüzde 60’ı adet sancılarından şikayetçi

Birçok kadın için işkenceye dönüşen adet dönemi ağrıları, çoğu zaman normal karşılansa da bir hastalığın da belirtisi olabiliyor. 

Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gamze Baykan, ”Yapılan araştırmalarda kadınların yüzde 50 – 60’ı adet döneminde şiddetli ya da hafif ağrı duyduğunu ve yaklaşık yüzde 25’i bu süreçte yaşam kalitelerinin olumsuz etkilendiğini, öğrenciler ise okul başarılarının düştüğünü söylüyor” dedi.

Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gamze Baykan, yapılan araştırmalarda kadınların yüzde 50 – 60’ının adet döneminde şiddetli ya da hafif ağrı duyduğunu ve yaklaşık yüzde 25’i bu süreçte yaşam kalitelerinin olumsuz etkilendiğini, öğrencilerin ise okul başarılarının düştüğünü söylediğini kaydetti.

Op. Dr. Gamze Baykan, adet sancısı sırasında hissedilen kramplara; mide bulantısı, ishal, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, çarpıntı, bel ve sırt ağrısı, yorgunluk ve gribin de eşlik edebildiğini, özellikle migreni olan hastalarda baş ağrılarında artış olabildiğini ifade ederek, yine bu dönemde; iş ve sosyal hayatı olumsuz etkileyen sinirlilik, uykusuzluk ve konsantrasyon kaybının da meydana gelebildiğini anlattı.

”Yapılan araştırmalarda kadınların yüzde 50 – 60’ı adet döneminde şiddetli ya da hafif ağrı duyduğunu ve yaklaşık yüzde 25’i bu süreçte yaşam kalitelerinin olumsuz etkilendiğini, öğrenciler ise okul başarılarının düştüğünü söylüyor” diyen Op. Dr. Gamze Baykan, ağrıların menstrual döngünün (adet dönemi) normal bir parçası olduğunu belirtti.

Gebelikten sonra sancılarda azalma olabilir

Bazı kadınlarda gebelik ve emzirme sırasında değişen hormonlar nedeniyle, adet sancılarının gebelikten hemen sonraki dönemde azalma gösterebildiğini dile getiren Op. Dr. Gamze Baykan, doğum yapma sayısı arttıkça ağrıların azalma olasılığının da arttığını, ancak çikolata kistine bağlı adet ağrıları olan kadınlarda bir süre sonra sancıların yine eski düzeyine çıkabileceğini kaydetti.

Evlenince adet sancıları geçmez

Op. Dr. Gamze Baykan, birçok kişinin çevresinden evlenince adet sancılarının geçeceği ile ilgili bilgiler duyduğunu, fakat evlenince adet sancısının azalacağının yanlış bir bilgi olduğunu söyledi.

Adet sancılarının şiddeti kontrol altına alınabilir

Ağrının sebebinin genellikle rahim bölgesine yeterince oksijen gitmemesi olduğundan, bölgedeki kan dolaşımını hızlandıracak her şeyin adet sancısına iyi geleceğini anlatan  Op. Dr. Gamze Baykan, şu önerilerde bulundu:

·       Alt karına koyulan sıcak su torbaları,

·       Sıcak bir yatakta uzanıp derin nefesler alarak tüm vücudunu gevşetme,

·       Bitki çayları tüketmek,

·       B ve E vitaminleri ile magnezyum içeren takviyeler kullanmak,

·       Kahve, kola, çay gibi kafein içeren içeceklerden uzak durmak,

·       Düzenli yürüyüş, spor ve egzersiz yapmak bunlardan bazılarıdır.

·       Omega 3 takviyesi.”

Geçmeyen adet sancıları hastalık habercisi olabilir mi?

Op. Dr. Gamze Baykan, doğal bir süreç olarak kabul edilen bu ağrıların 20-25 yaşlarına kadar azalarak devam edebildiğini, 20-30 yaşlarında ortaya çıkan ve artarak devam eden ağrılara ise nelerin neden olduğunu şöyle anlattı: 

·       Miyom,

·       Rahim içini döşeyen ve her ay adetle birlikte dökülen tabakanın karın içinde başka yerlere yerleşmesi,

·       Yumurtalık kisti,

·       Polip,

·       Genital enfeksiyonlar,

·       Servikal darlık,

·       Rahim içi yapışıklık neden olabilir.

Düzenli jinekolojik muayeneler ihmal edilmemeli

Op. Dr. Gamze Baykan, ağrının gerçek nedenini ortaya koymak için jinekolojik muayenenin yanı sıra ultrasonografi, smear testi gibi tetkikler yapılması gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

”Nedenin belirlenemediği durumlarda laparoskopik yöntemlerle karın içinde ağrıya sebep olabilecek rahatsızlıkların varlığı sorgulanmalıdır.

Eğer herhangi bir fiziksel neden olmamasına rağmen şiddetli adet sancıları devam ediyorsa psikolojik danışmanlık almak faydalı olur. Birçok araştırma psikolojik nedenlerin de adet sancısı üzerinde oldukça fazla etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenlerden bazıları; ruhsal ve cinsel sorunlar, stresli yaşam ve sosyo-ekonomik durumun iyi olmamasıdır.”

(Visited 17 times, 1 visits today)