Hekimlerden tepki: ”Hiçbir yere çekip gitmiyoruz”
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, doktorlar için “Varsın gidiyorlarsa gitsinler” demesine hekimlerin örgütlü olduğu derneklerden tepkiler gelmeye devam ediyor.
Türk Tabipleri Birliği’nin de içinde yer aldığı uzmanlık derneklerine üye hekimler, ”Hiçbir yere çekip gitmiyoruz. Güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için, Dün, bugün olduğu gibi yarın da burada, bu topraklarda kalacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kadın Muhtarlarla Buluşma programında yaptığı konuşmada doktorlar için “Varsın gidiyorlarsa gitsinler, bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı istihdam ederiz. Gerekirse yurtdışından ülkemize dönmek isteyenleri davet eder, istihdam ederiz” ifadesinde bulunmuştu.
TTB’den yapılan açıklamada, şunlar dile getirilmişti:
”Kendisine bütün hekimler adına cevap veriyoruz: Biz hekimiz. Tıbbın tarihinden bu yana burada, bu topraklardaydık. Bugün de buradayız. Biz, topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak emeğimizle, bilgimizle, uzun yıllar süren eğitim ve mesleki deneyimlerimize dayanan birikimimizle insanlara hizmet için çalışıyoruz. Biz, yıllar içinde, “Doktorları ağaca bağlayın da kaçmasınlar” diyen devlet başkanlarını da, “Doktorların gözü doymaz” diyen kasaba siyasetçilerini de, “Paracı doktorlar gürültü yapıyor” diyen sağlık yöneticilerini de gördük/görüyoruz. Hepsi gitti, biz kaldık; mesleğimiz ve meslek onurumuz kaldı.
Bugün de hiçbir yere çekip gitmiyoruz. Güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için, Dün, bugün olduğu gibi yarın da burada, bu topraklarda kalacağız. Ne ülkemizden ne mesleğimizden ne hakkımız olanı istemekten vazgeçeceğiz. Emeğimizi, mesleğimizi, geleceğimizi karartmaya çalışanlara karşı 14-15 Mart’ta bütün illerde, bütün sağlık kurumlarında G(Ö)REVde olacağız.”
”Bu memleket bizim”
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) tarafından ”Bu memleket bizim” başlıklı açıklamada, şunlar dile getirildi:
”Bilinmesini isteriz ki, bu memleket bizimdir. Gidenlerimiz olabilir. Çok temel sorunlar nedeniyle gitseler de ülkemizde insanca çalışacakları, hizmet ve bilim üretecekleri güvenli ortamlar, saygı ve takdir görecekleri koşullar oluştuğunda geri döneceklerinden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bizler Türk halkının gururu olan sağlık çalışanlarıyız, köklerimiz 100 yıl önce ülkemizi işgalden kurtaran tıbbiye geleneğinden gelir. Her durumda halkımızın yanındayız. Bu zor günler elbet geçecektir ve bizim insanlık için, bilim için, bu güzel ülke için fedakarca çalışmalarımız 100 yıl önceki heyecanla sürecektir.”
”Hizmet etmeye devam ediyoruz”
Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Yönetim Kurulu da, yaptığı açıklamada, ”Ülkemize ve halkımıza hizmet etmeye devam ediyoruz.
Meslektaşlarımızı temsilen şunu vurgulamak istiyoruz; hiçbir yere gitmiyoruz. Eğitim aldığımız bu ülkeye hizmete, halkımızın acılarını dindirip durumunu düzeltmeye devam ediyoruz. Hekimler olarak yetkililerimizden beklentimiz mesleğimize saygı göstermeleri, hekimlik onurunun korunmasını ve sağlıkta şiddetin önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılmasını ve özlük haklarının düzeltilmesini talep ediyoruz.” ifadesine yer verdi.
Adli Tıp Uzmanları Derneği
Adli Tıp Uzmanları Derneği de, şu açıklamayı yaptı:
”Bizler bu topraklarda binlerce yıldır *İYİ HEKİMLİK yaptık, yapıyoruz, yapacağız… Bugünün ve yarının adli tıp uzmanları olarak güzel ülkemizin dört bir yanında adalete, insan haklarına, eşitliğe olan inancımızla bir taraftan insanlığa hizmet ederken diğer taraftan gelecek nesillere güzel bir Türkiye bırakmak için çabalıyoruz.
Mesleğimize yönelik her gün yeni bir sağlıkta şiddet haberi ile uyanıyor, onur kırıcı, değersizleştiren, akıl ve bilimden uzak ithamlara maruz kalıyoruz. Meslek onurumuzun korunması, özlük haklarımızın iyileştirilmesi, sağlıkta şiddetin önlenmesi için etkin önlemlerin alınması en öncelikli taleplerimizdir. Biz bu topraklarda binlerce yıldır ‘İYİ HEKİMLİK’ yaptık, yapıyoruz, yapacağız… Hiçbir yere gitmiyoruz. Bizler topluma adanmış, insanlığa hizmet için çalışan bir mesleğin onurlu üyeleri olarak emeğimizi, birikimimizi, mesleğimizi her koşulda savunmaya devam edeceğiz.”
Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği
Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLIMUD) ise şu açıklamayı yaptı:
”Hekimlik yalnızca bir meslek değildir. Hekimlik tıbba adanmış bir ömürdür. Hekimlik yaşanmamış gençlik; mecburi hizmetler, geçici görevler, nöbetlerle geçen bir ömür, çok çalışılan gündüzler, uykusuz gecelerdir. Hekimlik ana, baba, kardeşler, eşler ve evlatlardan çok hastalarınla geçirilen bayramlar, özel günlerdir.
Biz Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanları olarak, isteğimizin insanca yaşayabileceğimiz, bilimsel gelişmeleri takip edebileceğimiz ve sağlık hizmeti sunarken hizmetin gereklerinden başka hiçbir şeyi düşünmeyeceğimiz bir çalışma ortamının hekimlere sağlanması gerektiğini, son zamanlarda hekimlerle ilgili olarak tüm dünyayı sarsan pandeminin devam ettiği dönemde yapılan ve mevcut ortamda iyileşmeden çok vahim gelişmelere zemin hazırlayabilecek talihsiz açıklamaları büyük bir endişe ile karşıladığımızı tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”
Türk Nöroşirürji Derneği
Türk Nöroşirürji Derneği de, ”Türk Nöroşirurji Derneği olarak bu kadim topraklarda her zaman gece ve gündüz en zorlu koşullarda büyük bir özveri ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz. Dünyanın en zor mesleklerinden birini icra eden bizler ülkemizdeki hekimlere yönelik her tür olumsuz söylemden derin üzüntü duymaktayız” ifadelerini içeren bir açıklamada bulundu.
Türk Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Derneği
Türk Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Derneği de, ”Saygıdeğer Halkımız Bizler; Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimleri olarak 1956 dan beri Burada, sizinleydik Onurumuzla, deneyimimizle, gençlerimizle, Daima sizinle kalacağız!” açıklamasını yaptı.
Türk Kardiyoloji Derneği
Türk Kardiyoloji Derneği de, şu açıklamayı yaptı:
”Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında yetişmiş, mesleğine başlarken yemin etmiş, hayatını bilimin ışığında hastalarını tedaviye adamış, her koşulda işinin başında olmuş ve hiçbir zorluktan yılmamış Türk hekimleri ve Kardiyoloji hekimleri olarak; uzun zamandan beri kabul edilmesi mümkün olmayan haksızlıklar, baskı ve fiziksel şiddete maruz kaldığımız için büyük üzüntü duymaktayız.
Ancak bugüne kadar olduğu gibi, onurumuzla ve hastalarımızın da haklarını koruyarak ülkemizde kaldık ve kalmaya devam edeceğiz. Tüm gücümüzle gece gündüz demeden çalışırken; darp edilmeden, hakarete uğramadan, sağlıklı yaşam standartlarına uygun olarak mesleğimizi icra etmek istiyoruz. Bu olumsuzlukların acilen son bulması ve sağlıklı hizmet verilebilmesi için Türk Kardiyoloji Derneği olarak gerekli yasal düzenlemelerin acil olarak yapılmasının en doğal hakkımız olduğunu düşünüyoruz.”
Türk Yoğun Bakım Derneği
Türk Yoğun Bakım Derneği’nce yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
”İnsanlık tarihinin en eski mesleklerinden birini yapıyor, gece gündüz hayatın bütünü, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal tam bir iyilik hali için işliyoruz. Bir tebessüm, bir teşekkür en büyük ödülümüzdür. “Zamanlanmış alkışların, zamansız şiddetin” ortasında umudunu yitiren hekimler bu ülkede yaşayan herkesi düşündürmeli, iyi hekimliğin kendini iyi hisseden hekimlerle mümkün olduğu gerçeği anlaşılmalıdır. Bu yalnız ve güzel ülkenin iyi hekimliği hakeden güzel insanları ve tüm insanlık için bugüne dek olduğu gibi gelecekte de emek harcamaya devam edeceğiz.”
Türkiye Acil Tıp Derneği
Türkiye Acil Tıp Derneği de, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
”Ülkemizde her gün bakılan hastaların en az dörtte birine hizmet veren, kalabalık, sağlıksız ve güvenli olmayan koşullarda çalışmak zorunda bırakılan, onlarca maddi manevi zorluğa rağmen ülkesine hizmet etmenin verdiği sorumluluk ve gururla sınır boylarında askeri birliklerde görevlendirilen, pek çok özlük hakkı elinden alınmış Biz Acil Tıp Uzmanları görev yerlerini terk etmemiştir. Yıllardır gerçekleştirilen tüm görüşmelere ve başvurularımıza rağmen tüm sorunlarımız görmezden gelinmiştir. Artık Çok Kırgın ve Yorgunuz.”
Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği
Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği de, kamuoyuna yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:
”Tüm dünyada yaşanan zor günler ne yazık ki ülkemizi de derinden etkilemiştir. Tedavi etmeye çalıştığımız pek çok hastalıkta, salgında olduğu gibi ülkemizin de derinden etkilendiği, insanların endişe ile uzak durmaya çalıştığı Covid pandemisinde ön saflarda çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Ayrıca bizden sonra mesleğimizi devam ettirecek hekimler yetiştirmeyi kendimize amaç edindik. Buna karşılık sağlık çalışanlarının defalarca şiddete uğradığı günler yaşıyoruz ve “ARTIK YETER” dememizi kimse duymuyor. Ayrıca şunu da ifade etmek isteriz ki; biz bu mesleğe gönül vererek çalışan hekimler için maddiyat önemli olsaydı zaten başka meslek seçerdik ve orada başarılı olurduk. Bizim meslektaşlarımız adına vurgulamak istediğimiz mesleğimize tüm makamlar tarafından saygı gösterilmesi, hekimlik onurumuzun korunması ve özlük haklarımızın verilmesidir.”
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği’nin açıklaması da şöyle:
”İç Hastalıkları Uzmanları olarak 10 yıllık bir eğitim ile yetişmiş, en ağır hastaların sorumluluğunu almış, pandemi gibi zor şartlar altında şehitler vererek ön saflarda görev yapmış hekimleriz. Eğitim sorumluları olarak binlerce öğrenci, uzman ve akademisyen yetiştirdik. Bugün maddi manevi çok zor şartlar altında çalışmak durumunda bırakılsak da hiç bir yere gitmiyoruz. Görevimizi büyük bir sorumluluk duygusu ile yerine getirmeye devam ederken yetkililerden beklentimiz sağlıkta şiddeti caydıracak yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması, meslek onurumuzun korunması ve özlük haklarımızın iyileştirilmesidir. ”