Göz, koronavirüse karşı bağışık olabilir mi?
- Expomed Eurasia33. Kez Kapılarını Açtı - 16 Nisan 2026
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
Koronavirüsün bulaş yollarından birisi de gözler. Türk Oftalmoloji Derneği’nden Dr. Yiğit, göz zarı ve gözyaşı örneklerinin çoğunda virüsün saptanamayışının, gözün Covid-19’a karşı bağışık olabileceğini düşündürdüğünü bildirdi.
![]()
Türk Oftalmoloji Derneği Oküler Enfeksiyon Birimi Başkanı Dr. Ulviye Yiğit, dernek olarak tüm dünyadaki koronavirüs vakalarından alınan bilgiler çerçevesinde hastalardaki Covid-19 ve göz sağlığı arasındaki ilişkinin yakından araştırıldığını ve takip edildiğini kaydetti.
Bugüne kadar koronavirüs hastaları arasında göz hastalıklarını birinci dereceden ilgilendiren bir vakaya rastlanmamasına rağmen gözlerin unutulmaması gereken bir öneme sahip olduğunu anlatan Dr. Yiğit, şunları ifade etti:
Gözün koronavirüs bağışıklığı
Gözün ön yüzeyi virüs için bir giriş noktasıdır. Ancak göz zarı ve gözyaşı örneklerinin çoğunda virüsün saptanamayışı, gözün Covid-19’a karşı bağışık olabileceğini düşündürüyor. Gözyaşının içerdiği savunma sistemleri, göz tutulumunun az görülme olasılığını güçlendiriyor. Bilimsel yayınlarda en sık görülen göz bulgusu olmasına rağmen, hastalık birlikteliğinde tek veya çift taraflı göz kızarıklığı ve kanlanma (viral konjonktivit) görülme oranının yüzde 1 ila 6 arasında değişmesi böyle açıklanabiliyor. Korona vakalarındaki diğer bulgular ise sulanma veya hafif çapaklanma, ışığa hassasiyet, ağrı, kuru göz olarak görülüyor.
Gözde damar tıkanıklığı belirtisi
Dünyada yayınlanan bilimsel veriler incelendiğinde koronavirüs hastalarında, gözde küçük kanama ve yumuşak eksüda denen sıvı birikimi odakları, sinir tabakasında birikintilerin oluşturduğu retinopati, diğer akut damarsal olaylara eşlik edebilen damar tıkanıklıkları ve çoklu nöro-oftalmolojik belirtiler tanımlanmış.
Dijital ekran bakış süresi kaygı verici
Pandeminin gözlerde neden olduğu dolaylı etkiler de endişeleri artırmaktadır. Okulların kapatılması nedeniyle çocuklarda artan dijital ekrana bakış süresi, yakın çalışma ve dış mekan aktivitelerinin sınırlanması nedeniyle özellikle miyopinin başlangıcı ve ilerlemesi olasılığı kaygı vericidir. Dijital ekrana bakış süresinin artışı ayrıca göz kuruluğu şikayetlerinde de artışa neden olmuştur. Ekran karşısında geçirilecek zamanın azaltılması, belirli aralıklarla molaların verilmesi ve kullanılan cihazın ekran özelliklerine dikkat edilmesi koruyucu önlemler olarak önerilebilir.