”Düzgün Konuş” Baskısı Kekeme Yapabilir

Çocukların küçük yaştan itibaren konuşamama sorunu yani ‘kekemelik’ çeşitli nedenlerle sonradan da ortaya çıkabiliyor. Aile ve çevre tarafından yapılan düzgün ve akıcı konuşma baskısı, çocukta kekemeliğe yol açabiliyor. Çocuklar konuşurken hata yapma korkusu yüzünden ‘kekeme’ olabiliyor.

 

Çocukların konuşurken takılması ve heyecandan kelimeleri doğru telaffuz edememesinin aileler tarafından olumsuz karşılanarak ‘kekeme’  olarak görülmelerine neden olabildiğine dikkati çeken  Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı,  ailelere uyarılarda bulundu.

ÇOCUKLARA DÜZGÜN VE AKICI KONUŞMA BASKISI YAPMAYIN

Halk arasında sadece korku durumlarında ortaya çıktığı sanılan kekemelik, genetik nedenlerle de kendini gösterebiliyor. Kekemelik erkeklerde daha sık görülmekle birlikte çocukluk yaşlardan itibaren kızlarda da çeşitli sebeplere bağlı olarak görülebilir.  Bu sebepler arasında ailelerin çocuklardan akıcı ve düzgün konuşma beklentisi, kelime ve yanlış telaffuzlarda büyük tepkiler gösterilmesi de yer alıyor. Çocuğun bir şey anlatırken tekrara düşmesi normalde 4-5 yaşına kadar sürer. Bu masum tekrarlarla, kekemeliğin birbirinden ayırt edilmesi gerekir. Çocuklardaki bu normal akıcılık kusurunun kekemelik haline gelmesinde çevrenin baskı ve beklentileri, ailenin dikkatinin çocuğun konuşması üzerine yoğunlaşması etkili oluyor.

KONUŞMA HATALARI KEKEMELİK DEĞİL

Bazı çocuklarda görülen irkilme, tutulma, tekrar veya uzatma şeklindeki hafif konuşma özürlerini kekemelik olan nitelendiren anne babalar büyük hataya düşmekte. Çocukların konuşma kusurları ve hataları ‘kekeme’ olarak değerlendirilmemeli. Çocukların kendini kekeme olarak görmelerine izin verilmemeli ve bu süreci tehlikesizce atlatmaları sağlanmalı.

OKULDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ ?

Çocuklara kekemelik teşhisi konmadan önce bu davranışların şiddeti, yaşı, süresi, pekiştirici etkenlerin ele alınması gerektir. Birtakım etkenlerle ortaya çıkan çeşitli kaygı bozukluklarının varlığı, bu davranışa bağlı olarak zaman içerisinde arkadaşlardan uzaklaşma, sınıfta söz almama ve öz güvende düşüş gibi işlevsellikte bozulmalar araştırılmalı. Kekemelik tedavisi konulduktan sonra ise nefes egzersizleri, harf ve kelimelerin doğru telaffuzu üzerine odaklanan konuşma terapileri uygulanmalı.

 ÇOCUĞUNUZUN KONUŞMASINI KESMEYİN

Çocuğun konuşması üzerine aşırı titizlik gösterilmemeli. Çocuk  konuşurken sakince dinlemeli ve bir şey söylemek istediğinde acele etmeden söyleyebileceği kadar zaman verilmeli.  Konuşması kesilmemeli, tutulduğunda yardım etmeden sabırla kendisinin bunu düzeltmesi beklenmeli. Çocuğa hiçbir zaman “dur, acele etme, yeniden başla, önce derin bir nefes al” gibi uyarılarda bulunulmamalı. Konuşurken onun dudak hareketlerine değil gözlerine bakılmalı. Katı disiplinden sakınılmalı ve alay etmek bir disiplin aracı olarak kullanılmamalı. Yanında kusurları hakkında konuşulmamalı. İleri kekemelik hallerinde çocuğun en az şaşırdığı ve rahatça konuşabildiği durum ve şartları saptayarak bu durum ve şartlarda konuşturulmalı. Yanlış konuştuğunda ya da tutulduğunda cezalandırmakla tehdit edilmemeli ve cezalandırılmamalı.

HEYECANLI OLDUĞUNDA KONUŞMAYA ZORLAMAYIN

 Yorgun ve heyecanlı olduğu zamanlarda çocuk konuşmaya zorlanmamalı. Yavaş konuştuğunda hızlı konuşması için baskı yapılmamalı. Çocuk konuşamama probleminin farkındaysa onu bu yönden açıklığa kavuşturmak için uygun zamanlarda “konuşurken bazı tekrarlar, irkilmeler, tutulmalar yaptığı fakat bunların önemli olmadığını, bunlardan kurtulmanın mümkün olduğu, zaten herkeste buna benzer durumların görüldüğü” söylenmeli. Çocuğun kendine karşı iyi, olumlu tavır geliştirmesine yardım edilmeli, çocuğun sahip olduğu iyi özellikler ortaya çıkarılmalı.

 

(Visited 101 times, 1 visits today)