Dünyada yaklaşık 2 milyar insanın güneş alerjisi var
- Sadece baharda değil yıl boyu süren göz alerjileri de var… - 19 Nisan 2026
- Ece Sanat Art Gallery müzayedesinden Kansersiz Yaşam Derneği’ne destek… - 19 Nisan 2026
- Diş ipi dolgu veya kaplamalara zarar verir mi? - 18 Nisan 2026
Havaların ısınmasıyla birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresi de artıyor. Bu durum hem cilt, hem de genel sağlık için bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Bunların başında da güneş alerjisi geliyor. Uzmanlar, güneş alerjisinin ”cildin güneşe karşı bir isyanı olarak gerçekleştiğini” belirtiyor.
![]()
Türk Dermatoloji Derneği Akne ve Rozase Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Serap Karadağ, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın, cildin güneşe karşı bir isyanı olarak gerçekleşen güneş alerjisinden etkilendiğine dikkati çekti.
Kadınlarda daha çok görülüyor
Güneşin kendini daha fazla hissettirmeye başladığı bu günlerde cildimizi korumak da bir zorunluluk haline geliyor. Çünkü güneşin faydaları olduğu kadar zararları da bulunuyor. Özellikle hassas ciltler, bu zararların çok daha yoğun bir şekilde yaşanmasına sebep olan güneş alerjisi sorunuyla karşılaşabiliyor. Öyle ki 2023 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan bir rapora göre; dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın güneş alerjisinden etkilendiği görülüyor.
Her yaştan bireyi etkileyebilen bu alerjik reaksiyon, kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülebiliyor. Ayrıca çocukların cildi yetişkinlere göre daha ince ve hassastır. Bu nedenle güneş alerjisine yakalanma riskleri daha yüksektir.
UV ışınları bağışıklık sistemini tehdit görüyor
Güneş alerjisi, cildin güneş ışığına veya yapay ultraviyole (UV) ışınlara karşı aşırı duyarlı reaksiyonu olarak ortaya çıkıyor. Güneş ışığında vakit geçirdiğinizde, bağışıklık sisteminiz UV ışınlarını bir tehdit olarak algılar ve vücudu korumak için inflamatuvar maddeler salgılar. Salgılanan bu inflamatuvar maddeler ciltte kızarıklık, kaşıntı, su dolu kabarıklık ve diğer güneş alerjisi semptomlarına yol açar.
Bu alerji türü güneş ışınlarına maruz kaldıktan sonra kaşıntı, kızarıklık ve ciltte kabarcık gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu sorun bazı kişilerde genetik yatkınlıktan dolayı, bazı kişilerde ise kullanılan ilaç, sürülen kalitesiz kremler gibi birçok faktöre bağlı gelişebilir.
Güneşin zararlı etkilerinden nasıl korunmalı?
Bu sorundan kaçınmak için en az 30 SPF’li, UVA,UVB ve mavi ışık koruması olan geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanılmalı. Ani güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalı. Cilt hücrelerinin güneş ışığına uyum sağlaması için dışarıda geçirilen süre yavaş yavaş arttırılabilir.
Sabah 10.00 ile akşam 16.00 arasında dik ve yoğun olan güneş ışığından korunulması gerekiyor. UV koruması sunan güneş gözlüğü, geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu gömlekler de kullanılabilir.
Güneş hassasiyeti çok olanlar…
Güneş hassasiyeti çok olan ve güneşe bağlı lekelenmesi artan hastalarda polypodium leucomotas (eğrelti oto ekstresi) gibi takviyeler, güneşe bağlı DNA hasarını engelleyebilir, o nedenle dışarı çıkmadan içilebilir.
Ayrıca ciltte reaksiyona neden olan herhangi bir maddenin (ilaç, parfüm veya diğer kimyasallar) olup olmadığını anlamak için dikkatli olunmalı. Bazı parfümler, kolonya, sürülen kozmetik ürünler, makyaj malzemeleri güneşe maruz kalırsa, etkileşime girerek deride lekelenme ve döküntülere neden olabilir. O nedenle mümkün oldukça bu tarz ürünleri kullandıktan sonra direk güneşe çıkılmamalı, mutlaka üzerine güneşten koruyucu sürülmeli.