Daha önce zona geçirenler de aşı olabilir mi?
- Sadece baharda değil yıl boyu süren göz alerjileri de var… - 19 Nisan 2026
- Ece Sanat Art Gallery müzayedesinden Kansersiz Yaşam Derneği’ne destek… - 19 Nisan 2026
- Diş ipi dolgu veya kaplamalara zarar verir mi? - 18 Nisan 2026
Zona, ciltte ağrılı döküntülere yol açan virüs kaynaklı bir hastalık. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde daha sık görülüyor. Her 3 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kere bu enfeksiyonla karşı karşıya kalıyor. Kişinin bağışıklığı zayıfladığı anda da tekrarlayabiliyor.
![]()
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, zona aşısının hastalığı yüzde 90 önlediğini söyledi.
Aşı, sinirlerde ağrı ve yanmaya önlüyor
Zona, ciltte ağrılı döküntülere yol açan, Zona Herpes Zoster virüsü kaynaklı bir hastalık. Daha önce suçiçeği geçirmiş kişilerin sinir hücrelerinde uyku halinde uzun yıllar bekleyebilen virüs, kişinin bağışıklığı zayıfladığı anda kendini gösterebilir. Zona özellikle 50 yaş üstü bireylerde daha sık görülüyor. Her 3 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kere bu enfeksiyonla karşı karşıya kalıyor. Bu sebeple hastalıktan korunmak için aşı çok önemli. Aşı, zonanın en önemli komplikasyonu olan postherpetik nevralji yani enfeksiyon sonrası sinirlerde ağrı ve yanmayı engelliyor. Aşının etkinliği 50-69 yaş arasında yüzde 97, 70 yaş ve üstünde yüzde 91, bağışıklığı ciddi baskılanmış kişilerde ise yüzde 68-91 oranında.
Daha önce zona geçirenler de aşı olmalı
Aşı iki doz şeklinde kola uygulanır, ikinci doz ilkinden 2 ya da 6 ay sonra yapılır. İşlem sonrasında enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, şişme gibi lokal yan etkiler nadiren de olsa görülebilir. Bu belirtiler genellikle 2-3 gün içinde geçer. Aşı uygulandıktan sonraki 7 yıl boyunca yüksek seviyede koruma sağlar. Hastalığın tekrar etme riski bulunduğu için daha önce zona geçirmiş olanlar da aşı olmalı.
Belirtileri
Zona hastalığı genellikle vücudun tek bir tarafında görülür ve yüksek ateşle başlar. Zonanın diğer belirtileri arasında ağrı, yanma, kaşıntı, yorgunluk, halsizlik, kabarcık ve döküntü yer alıyor. Hastalığı tetikleyerek gün yüzüne çıkartan faktörlerden bazıları ise duygusal stres, diyabet, bağışıklığı baskılayıcı ilaçların kullanımı ve kronik rahatsızlıklar.