Bu hastalık; koronavirüs, yüksek tansiyon veya KOAH’la karıştırılabilir
- Bu hastalık, kadınlarda erkeklere göre 5 yıl daha erken gözüküyor - 3 Haziran 2026
- Hipnoz sırasında kişi istemediği bir şey söyler mi? - 2 Haziran 2026
- Eleştirel ve mükemmeliyetçi ebeveyn tutumları yeme bozukluklarını tetikleyebiliyor - 1 Haziran 2026
KTEPH, yani akciğer atardamarlarına atmış olan pıhtıların iyileşemeyip, orada kalıcı damar hasarı bırakarak, akciğer tansiyonunu yükseltmesi. Kendini nefes darlığı, göğüs ağrısı, kuru öksürük, ödem, yorgunluk ve halsizlikle gösteriyor. Uzmanlara göre, ülkemizde KTEPH tedavisine yaklaşık 200 kişi erişebiliyor ancak hasta sayısı en az bunun 4 katı.
![]()
Başkent Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tankut Akay, Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) hastalığı hakkında bilgi verdi.
Geçmişte akciğer damarına pıhtı atanlarda daha sık görülüyor
KTEPH hastalığı, akciğer kan damarlarının tıkanması ya da daralmasıyla kan akışının engellenip, akciğer damarlarındaki basıncın artması sonucu meydana geliyor. Geçmişte akciğer damarına pıhtı atan kişilerde daha sık görülebilen bu hastalığın belirtileri arasında artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, kuru öksürük, ödem, yorgunluk, halsizlik hatta bayılma hissi yer alıyor. Koronavirüs, astım veya KOAH hastalığıyla da karıştırılabilen bu hastalıkta, farkındalığın artmasıyla birlikte ameliyatla tedavi mümkün. Görüntüleme ve tanı yöntemlerindeki gelişmeler, kalp damar cerrahisinde kalp koruma tekniklerindeki ilerlemeler, ameliyat sonrası bakımda yardımcı destek sistemlerindeki ilerlemeler sayesinde, ölüm oranları oldukça düşüktür.
Belirtileri taşıyan kişiler bu uzmanlardan birine gitmeli
Belirtileri taşıyan kişiler, Covid testi yaptırırken sonuç negatif çıkınca, yapılan işlemler sonucu KTEPH hastalığına yakalandığını öğrenince endişeye kapılıyor. Belirtileri taşıyan kişilerin, en yakın sağlık kuruluşundaki Göğüs Hastalıkları, Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi polikliniklerinden birine gitmeleri gerekiyor.
Ülkemizde KTEPH hastalığı
KTEPH, adında hipertansiyon teriminin yer alması sebebiyle yüksek tansiyonuyla karıştırılıyor. Bu da hastalığın öneminin yeterince bilinmemesine sebep oluyor. Son verilere, göre akciğer damarına pıhtı atan her 25 kişiden birinde KTEPH hastalığı meydana geliyor. ABD verilerine göre, yılda ortalama her 3.000 kişiye KTEPH tanısı konmaktadır. Ülkemizde KTEPH tedavisine yaklaşık 200 kişinin erişebildiği tahmin ediliyor. Türkiye nüfusuna göre ise bu sayının en az 4 katı kadar KTEPH hastasının, tanı konulamadığı için gerekli tedaviyi almadığı düşünülüyor.
Kimler risk grubunda?
Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı, Prof.Dr. Mustafa Şırlak da, hastalığa ilişkin şunları anlattı:
KTEPH hastalığının oluşma mekanizması, akciğer atardamarlarına atmış olan pıhtıların iyileşemeyip, orada kalıcı damar hasarı bırakarak akciğer tansiyonunun yükseltmesiyle gerçekleşir. KTEPH hastalarında ortaya çıkan hastalığın asıl sebebi ise pıhtılaşma sonrası damarın yeniden hastalıklı bir biçimde şekillenmesidir. Kan grubu A, B ve AB olan, kanı pıhtılaşmaya meyilli olan hastalar ve antifosfolipid sendromu olan hastalar risk grubundadır.
Tanı konulması zor değil
Halk arasında pıhtıya bağlı akciğer tansiyonu olarak da bilinen KTEPH, farkında olursak tanısını koyabileceğimiz ve tedavi edebileceğimiz bir hastalık. Türkiye’de insanlar, altta bu hastalığın yattığını bilmeden astım, bronşit hatta anksiyete sebebiyle bile tedavi görüyorlar. Toplar damarında damar pıhtısı olan hastaların da yüzde 50’si bu hastalıktan muzdarip durumda. Ameliyat şansı olan ama farkındalık olmadığı ameliyat edilmemiş hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı 50’nin altına düşüyor
KTEPH’in tedavisi mümkündür
KTEPH hastalığının kesin ve etkin tedavisinin açık kalp ameliyatı olduğunu aktaran Başkent Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Tankut Akay da, şunları söyledi:
Bu hastalık ilaçla da tedavi edilebilen bir hastalıktır. Dünyada ve ülkemizde bu hastalığa özel ilaç mevcuttur ve sağlık sistemimiz tarafından da geri ödemesi sağlanmaktadır. Ameliyat yapılamayan hastalarda balon tedavisi de umut verecek bir tedavi türüdür. Bu hasta grubunun kan sulandırıcı ilaçlarına ömür boyu devam etmesi, tekrar o pıhtı çıkarılan damarlarda pıhtı oluşup oluşmadığını ve akciğer basıncının düşüp düşmediğini kontrol ettirmek için mutlaka doktor kontrollerine gitmesi gerekiyor.