Böbrek taşı görülme oranı kadınlarda da artıyor

Böbrek taşları daha çok erkeklerde görülse ABD’de yapılan ‘İdrar Yolu Taşlarında Cinsiyet Farklılıkları’ araştırmasına göre, kadınlarda da büyük artış olduğu gözlendi. Erkeklerde yüzde 10, kadınlarda ise yüzde 7-8 civarında böbrek taşı görülse de yapılan araştırmada, erkeklerde görülen oran yüz binde 350 civarında iken, kadınlarda yüz binde 170 civarında oldu.

Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. İlter Alkan, araştırmaya göre kadınlarda böbrek taşı oranının artmasının altında yatan nedenleri değerlendirdi.

Doç. Dr. İlter Alkan, böbrek taşlarının ürolojinin en sık görülen sorunlarından biri olduğunu hatırlatarak, ülkemizin de böbrek taşı kuşağında yer almasının bu sorunu daha da önemli bir noktaya getirdiğini söyledi.

Bir kişide hayatı boyunca böbrek taşı oluşma ihtimalinin yüzde 5-10 oranında olduğunu dile getiren Doç. Dr. İlter Alkan, şunları kaydetti:

“Erkeklerde yüzde 10, kadınlarda ise yüzde 7-8 civarında böbrek taşıyla karşılaşıyoruz.  Ancak, Amerika’da yapılan ‘İdrar Yolu Taşlarında Cinsiyet’ araştırmasıyla bu oranların değiştiğini görüyoruz. Araştırma sonuçlarına göre, erkeklerde görülen oran yüz binde 350 civarında iken, kadınlarda yüz binde 170 civarında oldu. Bu da kadınlarda büyük artış olduğunun açıklamasıdır.” 

Kadınlarda neden artıyor?

Böbrek taşının son zamanlarda kadınlarda artış göstermesinin altında birçok farklı nedeninin bulunabileceğini söyleyen Doç. Dr. İlter Alkan, sözlerine şöyle devam etti:  

“İdrar yolu enfeksiyonlarının kadınlarda daha fazla görülmesi bu sonucun bir nedeni olabilir. Bununla birlikte enfeksiyon taşlarının kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmesi de etkenlerden biri. Bununla birlikte her iki cinsiyette de görülebilen yaşam tarzı değişiklikleri, yapılan yanlış diyetler, beslenme hataları ve en önemli noktalardan biri olan az sıvı tüketmek de sonucu etkileyen nedenler arasında yer alabilir.”

Türkiye’de oranlar yüksek

Böbrek taşı görülme oranlarının ülkeden ülkeye, yaşanılan coğrafyaya bağlı olarak değiştiğini ifade eden Doç. Dr. Alkan, “İdrar yolu taşı, sıcak ülkelerde daha çok görülüyor. Türkiye de sıcak bir coğrafyada yer aldığı için burada yaşayan kişilerde taş görülme oranı daha da yüksektir” dedi. 

Tedavi nasıl yapılıyor

Böbrek taşı tedavisinin de taşın boyutuna, yerine ve böbreği tıkayıp tıkamadığına göre değiştiğini söyleyen Doç. Dr. İlter Alkan, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Örneğin taş, idrar yoluna düşmüş ve 0,5 milimin altındaysa kendiliğinden düşme olasılığı yüksektir. Ancak bu orandan büyükse endoskopik (kapalı) cerrahi yöntemlerin kullanılması gerekebiliyor. Geçmişte taş tedavisinde açık ameliyat yöntemini kullanırken, günümüzde kapalı ameliyatlarla vücutta hiçbir kesi yapmadan ya da çok küçük kesi kullanarak tedaviyi tamamlayabiliyoruz. Böbrek içerisinde 3 cm’ye kadar olan taşlarda fleksibl üretorenoskopi denilen idrar yolu içinden çok ince ve kıvrılabilir bir cihazla böbrek içine kapalı olarak girilerek holmium lazerle taş tamamen kırılabilmektedir. 3 cm’ den daha büyük taşlarda da mini-perc yöntemi ile oldukça etkili sonuçlara ulaşabiliyoruz.”

Tekrar edebiliyor

Taş düşüren kişilerde, tekrar taş oluşma riskinin 5 yıl içinde yüzde 50 olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Alkan, “10 yılda bu artık yüzde 80-90’a ulaşıyor. Dolayısıyla taşı bir kere düşürdükten sonra tekrarlama riski yarı yarıya var. Bu konunun önemi çok büyük. Ayrıca bir kere Mini-Perc yöntemiyle tedavi edilen kişide tekrar taş oluşsa bile yine aynı yöntem kullanılarak tedavi edilebilir” şeklinde konuştu.

Taş cerrahi tedaviyle tamamen alınsa bile hastaların rutin takip edilmesinin, taş analizinin ve metabolik incelemelerin yapılmasının önemini ifade eden Doç. Dr. İlter Alkan, şöyle devam etti:

“Taşın hangi tipte olduğunun tespit edilmesi sonraki dönemler için alınacak önlemler açısından önemlidir ki bu analiz çoğunlukla ihmal ediliyor. Yapılacak metabolik (kan ve idrar analizleri) araştırmalarla taşın tekrarlanmaması için gerekirse ilaç tedavisine başlıyor ve hastanın yaşam tarzında (diyet gibi)  yapması gereken değişiklikler konusunda uyarılarda bulunuyoruz. Taş oluşumuna sebep olan nedenler arasında ise az sıvı tüketmek, obezite ve yanlış yapılan diyetler sıralanabilir.” 

(Visited 15 times, 1 visits today)