Beynin yoğun stres ya da anksiyeteye tepkisi: Fonksiyonel donma

Günlük yaşamda bazı insanlar aniden hareket edemediğini, konuşamadığını ya da bedeninin adeta kilitlendiğini ifade eder. Tıbbi tetkiklerde ciddi bir nörolojik sorun bulunmamasına rağmen yaşanan bu tablo, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Uzmanlara göre, fonksiyonel donma olarak adlandırılan bu durum stresle yakından ilişkili bir tepki.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, fonksiyonel donmanın, beynin yoğun stres ve travma karşısında verdiği biyolojik bir tepki olduğunu belirtti.

Rol yapma değil…

Günlük yaşamda bazı insanlar aniden hareket edemediğini, konuşamadığını ya da bedeninin adeta kilitlendiğini ifade eder. Tıbbi tetkiklerde ciddi bir nörolojik sorun bulunmamasına rağmen yaşanan bu tablo, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bu durum psikiyatrik literatürde fonksiyonel donma olarak adlandırılan ve stresle yakından ilişkili bir tepkidir.

Tehlike algısı yükseldiğinde sinir sistemi ‘savaş, kaç ya da don’ tepkilerinden birini seçer. Donma tepkisi, kişinin dışarıdan bakıldığında hareketsiz kalmasıyla görülür. Bu bir rol yapma ya da bilinçli kontrol durumu değildir; sinir sisteminin otomatik savunma mekanizmasıdır.

Atak genellikle geçicidir…

Bu süreçte kişi konuşmakta zorlanabilir, kaslarında güçsüzlük hissedebilir, çevresini algılasa bile tepki veremediğini ifade edebilir. Atak genellikle geçicidir ancak tekrarladığında yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Felç geçirdiğini düşünür…

Fonksiyonel donma yaşayan birçok kişi, ilk etapta felç geçirdiğini düşündüğü için acil servise başvurur. Yapılan görüntüleme ve nörolojik testlerde organik bir hasar saptanmayabilir. Fonksiyonel donma ‘gerçek değil’ anlamına gelmez. Beyin ve beden arasındaki iletişim geçici olarak bozulur. Kişi belirtileri bilinçli olarak üretmez. Bu durum psikolojik kökenli olsa da bedende gerçek ve ölçülebilir tepkiler oluşturur. Bu nedenle hastaların “abartıyorsun”, “numara yapıyorsun” gibi yaklaşımlarla damgalanması, belirtileri ağırlaştırabilir ve yardım arama sürecini geciktirebilir.

En büyük sorun: çevre tarafından anlaşılmamak…  

Fonksiyonel donmanın en büyük sorunlarından biri, çevre tarafından anlaşılmamasıdır. Kişi çoğu zaman utanma, suçluluk ya da yargılanma korkusu yaşayabilir. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi tedavi sürecine doğrudan destekleyici etki sağlar. Fonksiyonel belirtiler yaşayan bireyler ‘ilgi çekmek için yapıyor’ şeklinde etiketlenmemelidir. Bu yaklaşım kişinin stres düzeyini artırır. Destekleyici bir çevre, iyileşmenin temel taşlarından biridir.

Kontrolü kaybetmez…

Fonksiyonel donma yaşayan kişiler kontrolü kaybetmez; sinir sistemleri aşırı yük altındadır. Doğru destekle beyin yeniden denge kurabilir. Psikiyatrik değerlendirme, stres kaynaklarının anlaşılması ve uygun terapi yöntemleriyle birçok hasta belirgin iyileşme gösterebilir. Belirtiler ne kadar erken ele alınırsa, iyileşme o kadar hızlı olur. 

Tek başına ya da bu hastalıklar sonrası ortaya çıkabilir…

Fonksiyonel donma tek başına ortaya çıkabileceği gibi anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu veya yoğun yaşam stresiyle birlikte görülebilir. Belirtilerin tekrar etmesi, kişinin sosyal ve mesleki yaşamını da sınırlayabilir.

(Visited 24 times, 1 visits today)