Bacaklarını karnına çekip ağlıyorsa hemen ‘ağrı kesici’ vermeyin
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Karın ağrısı çocukluk döneminde en sık yaşanan sorunların başında geliyor. Genellikle idrar yolu enfeksiyonu, kabızlık ve ishal gibi sorunların belirtisi olsa da, bazen hayati tehlikeye neden olabilecek apandisitin de ilk sinyali olabiliyor.
En sık 6-12 yaş aralığında görülen akut apandisit, çocuklarda ameliyat gerektiren karın ağrısı nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor.
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, çocuklarda gelişen apandisitte erken tanının son derece önemli olduğu uyarısında bulunarak, “Apandisitte tanının en önemli unsurunu hekimin karın muayenesi teşkil ediyor. Dolayısıyla ebeveynler karın ağrısı sorunu yaşayan çocuğa kesinlikle ağrı kesici vermemeli, bu şikayeti hafife almayıp mutlaka doktora başvurmalılar. Zira apandisit tanısında gecikme durumunda ciddi karın enfeksiyonu oluşabiliyor, sonrasında iyileşme süresi çok uzayabiliyor, çok daha kötüsü çocuğun hayatı tehlikeye girebiliyor” dedi.
Ağrı tüm karına yayılabiliyor
Apandisitin en tipik belirtisi, karın bölgesinde oluşan ağrı oluyor. Apandisit ağrısı önce göbek çevresinde başlıyor, daha sonra sağ alt karına yerleşiyor. Patlamış apandisitte ise ağrı tüm karın bölgesine yayılıyor.
Doç. Dr. Başak Erginel, karın ağrısına iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateş gibi yakınmaların da eşlik edebildiğini söyledi.
Bacaklarını karnına çekiyorsa, dikkat!
Apandisiti kesin teşhis eden bir yöntem olmadığı için doktor muayenesi yaşamsal öneme sahip. Kan tahlilleri, ultrason, röntgen ve bazı durumlarda bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik tetkikler tanı konulmasına yardımcı oluyor.
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, çocuk hastalarda apandisiti teşhis etmenin son derece zor olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“Akut apandisit varlığına rağmen çocukların yüzde 20’sinde apandisitin belirtisi olan beyaz küre sayısının normal değerlerde bulunması tanıyı zorlaştırıyor. Ayrıca küçük çocukların karın ağrılarını ifade edememeleri de teşhiste güçlük yaşanmasına neden oluyor. Dolayısıyla bacaklarını karnına çekip ağlama ve memeyi emmekte güçlük çekme gibi sorunlarda ebeveynler dikkatli olmalılar.”
Başka hastalıklarla karışabiliyor
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, apandisitin bağırsak enfeksiyonu, bağırsak düğümlenmesi ve yumurtanın dönmesi gibi başka hastalıklarla ortak belirtilere sahip olmasının da tanıyı zorlaştırdığını vurgulayarak, “Bu durum gereksiz ilaç kullanımına neden olabiliyor, hatta apandisitin patlaması ve enfeksiyonun karın bölgesine yayılması sonucunda çocukta ‘septik şok’ tablosuna yol açarak hayatı tehdit edebiliyor. Dolayısıyla karın ağrısında doğru tanı yaşamsal öneme sahip” bilgisini verdi.
Tedavisi cerrahi yöntem
Apandisit hastalığının tedavisi ise cerrahi yöntem oluyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, apandisit tablosunda açık veya kapalı yöntemle ‘apendektomi’ yapılabildiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Bu yöntem onikiparmak bağırsağının köküne bir düğüm konularak apandiksin tamamen alınması işlemidir. Patlamış apandisitlerde apendektomi sonrası karın içi temizliğinin yapılmasının ardından karın içine bir dren de yerleştirilebiliyor, bu dren birkaç gün sonra çıkartılıyor. Ameliyat apandisit patlamadan önce yapılmışsa çocuğun hastanede bir gün kalması yeterli geliyor. Apandisitin patlamış olduğu durumlarda ise antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulduğu için hastanede 3-4 gün kalması gerekebiliyor.”