PCOS tarihe karışıyor: Yeni adı PMOS!

Polikistik Over Sendromu (PCOS) artık yalnızca yumurtalıklarla ilişkilendirilen bir hastalık olarak görülmüyor. Son yıllarda artan bilimsel veriler, hastalığın hormonal, metabolik, kardiyovasküler ve psikolojik etkilerinin sanılandan çok daha geniş olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle uluslararası uzmanlar ve sağlık kuruluşları, hastalığın adını Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS – Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome) olarak değiştirme kararı aldı.

Dünya genelinde yaklaşık her 8 kadından 1’ini etkileyen ve 170 milyondan fazla kişide görülen PCOS, kadınlarda en sık rastlanan hormonal bozukluklardan biri olarak kabul ediliyor. Ancak uzmanlar, mevcut adın yıllardır hastalığın gerçek doğasını yansıtmadığını belirtiyor.

Mayıs 2026’da saygın tıp dergisi The Lancet‘te yayımlanan küresel uzlaşı raporunda, hastalığın yeni adının PMOS olarak belirlenmesi önerildi. Süreçte 56 uluslararası sağlık kuruluşu ile binlerce hasta ve sağlık profesyoneli yer aldı.

“Polikistik” İfadesi Yanıltıcı Bulundu

Araştırmacılara göre yıllardır kullanılan “polikistik over” ifadesi, hastalığın temel sorununun yumurtalıklardaki kistler olduğu algısını oluşturuyordu. Oysa güncel çalışmalar, birçok hastada gerçek anlamda kist bulunmadığını ve hastalığın esas olarak hormonal ve metabolik düzensizliklerden kaynaklandığını gösteriyor.

Uzmanlar, yanlış isimlendirmenin tanıda gecikmelere, eksik tedavilere ve hastaların yaşadığı damgalanmaya da katkı sağladığını ifade ediyor.

PMOS Neden Daha Doğru Bir Tanım?

Yeni isimde yer alan kavramlar hastalığın çok yönlü yapısını yansıtıyor:

  • Poliendokrin: Birden fazla hormonal sistemi etkilediğini,
  • Metabolik: İnsülin direnci, kilo artışı ve diyabet riskini içerdiğini,
  • Over: Üreme sistemiyle bağlantısını,
  • Sendrom: Birden fazla belirti ve mekanizmanın birlikte görüldüğünü ifade ediyor.

Sadece Üreme Sağlığı Sorunu Değil

Son literatür, PMOS’un yalnızca adet düzensizliği veya infertiliteyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Hastalık;

  • İnsülin direnci,
  • Tip 2 diyabet riski,
  • Obezite,
  • Karaciğer yağlanması,
  • Kalp-damar hastalıkları,
  • Uyku problemleri,
  • Anksiyete ve depresyon,
  • Akne ve aşırı tüylenme gibi çok sayıda sistemik sorunla ilişkilendiriliyor.

Uzmanlar, bu nedenle PMOS’un kadın sağlığının yanı sıra endokrinoloji, metabolizma, kardiyoloji ve psikiyatri gibi birçok disiplin tarafından birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Tanı Kriterleri Şimdilik Değişmiyor

Uluslararası konsensüse göre isim değişse de mevcut tanı kriterleri ve tedavi yaklaşımları kısa vadede aynı kalacak. Geçiş sürecinin yaklaşık üç yıl sürmesi ve yeni terminolojinin 2028 Uluslararası PMOS Kılavuzu’nda tamamen yer alması planlanıyor.

Uzmanlar: Erken Tanı ve Kapsamlı Takip Önemli

Araştırmacılar, yeni adlandırmanın hastalığın daha doğru anlaşılmasını sağlayacağını, metabolik risklerin daha erken fark edilmesine katkı sunacağını ve kadınların yalnızca jinekolojik değil bütüncül bir sağlık değerlendirmesinden geçmesine yardımcı olacağını belirtiyor.

(Visited 18 times, 2 visits today)