”Tıkanma Bozukluğu”nun nedeni ”kilo alma korkusu” mu?

Tıkanma Bozukluğu olarak da bilinen ARFID,  bireylerin belirli yiyeceklere karşı yoğun bir reddetme veya kısıtlama davranışı sergilediği bir yeme bozukluğu. Sebzeler, etler veya taneli yiyecekler sıklıkla reddedilenler arasında yer alıyor. Hem çocukluk, hem de yetişkinlik döneminde görülebiliyor.

 

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz,  bir çeşit yeme bozukluğu olan ARFID hakkında bilgiler verdi.

ARFID’in nedeni kilo kaygısı mı? 

Tıkanma Bozukluğu olarak da adlandırılan ARFID, bireylerin belirli yiyeceklere karşı yoğun bir reddetme veya kısıtlama davranışı sergilediği bir yeme bozukluğu türü.  Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza gibi diğer yeme bozukluklarından temel farkı, ARFID’de kilo alma korkusu, beden imajı kaygısı veya zayıflama arzusu gibi motivasyonların bulunmaması.

ARFID sorununu yaşayan bireyler yiyeceklerin dokusu, kokusu, rengi veya geçmişte yaşadıkları olumsuz deneyimler (boğulma, kusma gibi) nedeniyle yemekten kaçınırlar.

Hangi yiyecekler reddediliyor? 

Tıkanma Bozukluğu yaşayan bireyler, genellikle pürüzlü, yapışkan, sulu gibi belirli dokudaki, renkteki veya kokudaki yiyecekleri reddetme eğilimindedirler. Sebzeler, etler veya taneli yiyecekler sıklıkla reddedilenler arasında bulunur.

Nedeni? 

Bu reddetme davranışının altında yatan nedenlere incelediğimizde ise daha çok duyusal hassasiyetler, yiyeceklerle ilgili travmatik deneyimler veya yemeğe karşı genel bir kaygı olduğunu görmekteyiz.

ARFID hem çocukluk, hem de yetişkinlik döneminde görülebilir. Bununla birlikte çocuklukta başlayan bu sorun, tedavi edilmediğinde yetişkinliğe kadar devam edebilir. Çocuklarda yaygın olarak görülebilir, özellikle katı gıdalara geçiş sürecinde belirgin hale gelebilir. Yetişkinlerde ise genellikle çocukluktan gelen bir geçmişe sahiptir.

Farklı psikiyatrik rahatsızlıklar eşlik edebilir…

ARFID sorununu yaşayan bireylerde sıklıkla anksiyeteye yönelik sorunlar, özellikle de sosyal manada anksiyete ve obsesif-kompulsif bozukluklar (OKB) görülebiliyor.

Ayrıca, otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve depresyon gibi rahatsızlıklar da, ARFID’e etki edebilen diğer psikolojik sorunlar olabilir. Bu rahatsızlıklar, ARFID ile görülen örüntülerin şiddetini artırabilir ve tedavi sürecini karmaşık hale getirebilir.

Erken teşhisi için çocuk dikkatle takip edilmeli…

ARFID’in erken teşhisi için ebeveynler, öğretmenler ve sağlık çalışanlarının dikkatli takibi önemli. Bu durum bazı belirtilerle kendini gösterebilir. Çocuk belirli yiyecekleri sürekli reddedebilir ve bu durum büyüme gelişimini etkileyebilir. Yemek saatlerinde aşırı kaygı, ağlama veya öfke nöbetleri gösterebilir. 

Tedavi 

Tedavide duyusal maruz bırakma terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve aile temelli yaklaşımlar fayda verebilir.

(Visited 20 times, 1 visits today)