Bu bağımlılıkta ”eşya” aşeriliyor…
- 6. Dijital Eczacılık Zirvesi yapıldı - 22 Nisan 2026
- Kilo verirken, kalbinizi unutmayın… - 22 Nisan 2026
- Meyve tüketiminde aşırıya kaçmak karaciğere zarar verebilir… - 21 Nisan 2026
Uzmanlar, toplumun hemen her kesiminde ortaya çıkabilen tüketim bağımlılığını, dürtüsel bozukluklardan biri olarak tanımlıyor. Tüketim bağımlılığını madde bağımlılığına benzeten uzmanlara göre, kişi eşyaya aşeriyor. Elde ettiği nesne kısa sürede cazibesini yitiriyor. Sonrasında ise yenisiyle değiştirilmesini arzu ediyor. Ve bu kısır döngüye dönüşüyor.
![]()
NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Evrensel, tüketim bağımlılığının dürtüsel bozukluklardan biri olduğuna işaret etti. Uyarı ve tavsiyelerde bulundu.
İhtiyacı olmadan alışveriş yapmak, tüketim bağımlılığı
Tüketim bağımlılığı, bir tür dürtü denetim bozukluğudur. İnsanın bebeklikten çıkıp çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerine doğru büyüdüğü sırada, her dönem için denetleyebileceği dürtüleri vardır. Tüketimin sınırlarını belirlemekte zorlanan ve ihtiyacı olmadığı halde sırf tüketmek amacıyla bir şeyler alma arzusunda olan kişilere, tüketim bağımlısı denebilir. Yaşı büyüyerek yetişkinlik çağlarına gelmiş olmasına rağmen, çocuksu özelliklerini sürdüren kişilerde görülebilen bir durumdur. Zira tüketim esasen çocuğun doğasıdır.
Tüketim bağımlılığında eşya aşerilir
Tüketim bağımlılığını hem gerçek, hem de mecazi anlamda madde bağımlılığıyla benzeştirebiliriz. Gerçek anlamda maddeye, maddiyata yönelik karşı konulamaz bir arzu duyulur. Eşya aşerilir. Yeni edinilmiş her nesne, kısa sürede cazibesini yitirir ve eskir. Eskimiş her nesnenin ise yenisiyle değiştirilmesi gerekir. Bu döngü bu şekilde sürer gider. Mecazi anlamda da bir nevi madde bağımlılığı vardır. Maddeye ulaştıkça tolerans gelişir ve daha çok istenir. Bu durum ise madden olmasa bile manen bir ölümle sonuçlanır.
Altta yatan nedenler araştırılmalı
Tüketim bağımlılığının tedavi edilebilmesi için önce bu durumun kabul edilmesi gerekir. Bir sorunun giderilmesi için öncelikle ortada bir sorun olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bağımlılar ise ne yazık ki kendilerini bağımlı olarak görmezler. Bağımlılığın altında eğer depresyon gibi bir ruhsal hastalık yatıyorsa, tedavisinde bu hastalığa yönelik ilaç ve terapi uygulanmalıdır. Terapiler çoğu zaman ham kişiliklerin olgunlaşmasında da çok önemli bir rol oynar.