Kronik olarak ağrı çekenlerin kaygı veya depresyon bozukluğu 4 kat daha fazla
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü’nce ağrının fizyolojik etkilerinin yanında psikolojik etkilerinin de olduğuna dikkat çekildi. Kronik olarak ağrı çeken hastaların kaygı veya depresyon bozukluğunu 4 kat daha fazla yaşadığı belirten Direktörlük, hastaların acil servislere başvurmasının en büyük sebebinin ağrı olduğunun altını çizdi.
Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü, ağrının fizyolojik ve psikolojik etkilerine dikkat çekti. Ağrının fizyolojik etkileri kadar psikolojik etkilerinin de olduğunu belirten Direktörlük, Dünya Sağlık Örgütü’nün “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir” tanımından hareketle, ağrınıın beden ve ruh sağlığını etkileyen ve sosyal anlamda da sonuçlar doğurabilen bir önemli sağlık sorunu olduğunu belirtti.
Acil servise en çok ağrı nedeniyle başvuruluyor
Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü, ağrının hastaların acil servislere başvurmasının en büyük sebebi olduğunun da altını çiziyor. Ağrı yönetiminin hekimlerin en temel görevlerinden biri olduğuna vurgu yapan Direktörlüğün verdiği bilgiye göre, hastalıkların doğal seyirlerinin sonuçları kadar, eşlik eden ağrı hissiyatı da hastanın yaşam konforu üzerinde ağır sonuçlar doğuruyor.
Kronik ağrı çeken hastalarda kaygı ve depresyon 4 kat daha fazla yaşanıyor
Kronik olarak ağrı çeken hastalarda 4 kat daha fazla kaygı veya depresyon bozukluğu saptandığına dikkat çeken Direktörlük, tıpta, psikiyatrik ve tıbbi patolojilerin birbiriyle bu kadar iç içe girdiği duruma çok az rastlandığını ifade ediyor. Ağrıya basit bir hastalık semptomu gibi yaklaşılması, hastaların hayat konforları, iş üretkenlikleri ve sosyal hayatları üzerinde olumsuz etkilere sebep olabiliyor.