Yeni insanlarla tanışma korkusu bir hastalık mıdır?

Yeni insanlarla tanışma düşüncesi dahi bazı kişileri alarma sokabilir. Bir buluşmaya veya  yeni kişilerin olacağı bir toplantıya gitmesi gereken kişiler, gitmemek için ellerinden geleni yapabilirler. Uzmanlara göre,  bu durum ruhsal bir hastalık mıdır?

Uzman Klinik Psikolog Dr. Yıldız Burkovik,  ”yeni insanlarla tanışma korkusuna” ilişkin değerlendirmede bulundu.

”Yeni insanlarla tanışma korkusu sosyal kaygının içinde yer alan bir durum”

Yeni insanlarla tanışma korkusu,  sosyal kaygının içinde yer alan bir durumdur. Yeni insanlarla tanışma düşüncesi dahi bazı kişileri alarma sokabilir. Bir buluşmaya, yeni kişilerin olacağı bir toplantıya gitmesi gereken kişiler gitmemek için ellerinden geleni yapabilir. (Ayağım ya da kolum kırılsa da gidemesem) düşünceleri dahi zihni meşgul eder. Öylesine zihinlerini şartlamışlardır ki  (Mutlaka kötü bir şey olacak, rezil olacağım, beni eleştirecekler, iki lafı bir araya getiremeyeceğim, söyleyeceklerimi karıştıracağım, tam bir utanç durumu olacak) şeklinde düşünceler zihinde dönüp durur. (Genelde benden kimse hoşlanmaz, konuşmamı basit bulacaklar, ilk görüşmede konu bulurum ama sonra hiçbir şey bulamam) şeklinde inanılmaz bir inanış, çaresizlik ve kaygı kişiyi çevreler.

Tek başına baş etmeye çalışmak sorunlara yol açabilir

Sorunu hiç kimseye anlatmayıp, kendi içinde yaşayan zamanla yalnızlığa gömülür, altından depresyon ortaya çıkabilir. Sadece kendi içinde yaşayıp baş etmeye çalışan eğer hatalı düşünce kalıplarına sahipse, aynı düşünceler aynı stilde devam edeceğinden panik durumu tetiklenebilir. Tanışma korkusuna a yemek yemeden tedirgin olma, bulantı, kaygı nedeniyle baş ağrısı, el titremesi gibi durumlar da eklenebilir. 

Bilişsel davranışçı terapi etkili olabilir

Bu durum, şiddetinin derecesine göre kişinin yaşantısını etkiler. Bazen öyle fazla olur ki ilaç tedavisi de gerekebilir. Düzenli bir psikoterapi daima faydalıdır. Bilişsel davranışçı terapinin bu durumlarda etkin olduğu bilinmektedir.

Yeni insanlarla tanışma korkusu ile başa çıkabilmek için neler yapılabilir?

Kendi içinizde saklamayın, daima bir profesyonelle durumunuzu paylaşın ve düzenli olarak terapiye devam edin.
Kendini değersiz görmek, kendini sevmemek, başkalarının sizinle görüşmesini ve iletişim kurmasını anlamsız olarak görmenizi sağlar. Bu yüzden her şeyden önce kendinize değer verin ve kendinizi sevin.
İletişim alanında kendinizde eksik gördüğünüz ne varsa onlara bakın. Bunlara terapistle bakmak size her zaman vakit kazandırır.
Konuşma konusu bulamıyorsanız çağrışım çalışması yapabilirsiniz. Bir eşya hakkında her gün 5 dakika konuşun. Mesela bardak hakkında konuşurken sadece içinde sıvı olan çeşitli renklerde bir obje dememelisiniz. Farklı çağrışımlar, bardak ile ilgili anekdotlar, bardağın çağrışımı ile çardak ve çardakta içilen içecekler ve sohbet gibi birçok şey ile bağlantı kurabilirsiniz. Her gün farklı bir eşya ile ilgili çağrışım yapın.
Selamlaşmaktan korkmayın, güzel bir alışkanlığa dönüşecektir. İletişim selamlaşmayla başlar.
Özellikle kişileri dinleyin ki onlar da sizi dinlesin. Karşılıklı konuşmada en önemli olan dinlemek ve anlamaktır.
Ön yargılı asla olmayın. Belki de olası olabileceğini düşündüğünüz hatalı çarpıtmalarınız yüzünden ön yargılı davranıyor olabilirsiniz.
Keyif alacağınız birçok kişinin içinde olduğu bir hobi iletişimi olumlu yönde arttıracaktır.

(Visited 110 times, 1 visits today)