Salgında, ”duygudurum veya bipolar bozukluğu” olanlara öneriler
- Expomed Eurasia33. Kez Kapılarını Açtı - 16 Nisan 2026
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
Salgın hastalık gibi toplumsal düzeyde korku uyandıran durumlar, depresif ve bipolar bozukluk hastalık dönemlerini tetikleyebilir. Uzmanlar, bu tür rahatsızlığı olanlara ”Hekiminizle temas halinde olun. İlaçlarınızı düzenli alın. En az ilaç kadar önemli olan uyku düzeninize dikkat edin. Kaygılarınızı kontrol edebileceğinizi bilin” önerilerinde bulunuyor.
![]()
Türkiye Psikiyatri Derneği Duygudurum Çalışma Birimi, koronavirüs salgınının yaşandığı bugünlerde depresif bozukluğu veya bipolar bozukluğu olan bireylere, şu önerilerde bulundu.
Hekiminizle temas halinde kalın
Uzmanların uyarılarını takip edin. Fiziksel mesafe, el yıkama, hijyen ve evde kalma önerilerine uyun. İnternetten doğru el yıkama, maske takma kuralları ile ilgili videoları izleyin. Psikiyatri hekiminizle temas halinde kalın. Acil durumlar dışında görüşmeler için tercihen telefon, e-posta, telepsikiyatri veya online görüşme yöntemlerini kullanmanızda fayda var. Acil bir durum oluşursa ne tür bir yol izleyebileceğiniz yönünde, önceden hekiminizle konuşmanız hastalığınızı kontrol etmenize yardımcı olacaktır.
İlaçlarınızı düzenli almayı sürdürün
İlaçlarınızı düzenli almayı sürdürün. İlaçlarda hekiminize danışmadan herhangi bir değişiklik yapmayın. Yeterli ilacınızın olduğuna emin olun
Günlük yaşamınızı düzenli ve planlı hale getirin
Günün belirli saatlerinde farklı etkinliklerle uğraştığınız rutin bir program oluşturun. Bu etkinlikler okuma, egzersiz yapma, çevrimiçi arkadaşlarla konuşma, yemek hazırlama olabilir.
Ekran karşısında geçirdiğiniz süreyi sınırlandırın
Telefon ekran süreniz, özellikle sosyal medyada geçirdiğiniz süre için bir sınır belirleyin. Kovid-19 haberlerini çokça izlemek, kaygınızı, mani veya depresyon dönemlerindekine benzer duyguları artırabilir.
Düzenli egzersiz yapın
Egzersiz yapmak kaygılarınızı büyük ölçüde azaltır, aynı zamanda egzersiz sonrası başarı hissi verir. Duygudurumunuzu dengede tutmaya yardımcıdır ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir. İyi havalarda gün ışığı ve güneş ışığı alabilecek ev içi ortamlara (balkon, teras, pencere vb.) çıkın. Gün ışığı alabileceğiniz en az 2 saat zaman ayırın.
Uyku düzeninize dikkat edin
Sağlıklı uyku alışkanlıkları, duygudurum bozukluklarının tedavisi için ilaçlar kadar önemlidir. Duygudurum bozukluğu olan birey ideal olarak her gün aynı saatlerde uyumalı ve uyanmalıdır. 23.00-09.00 arası 7-8 saat uyuyun. Sabahları aynı saatte kalkmakta zorlanıyorsanız çalar saat kullanmayı deneyin. Eğer gece çalışıyorsanız, uyku ritminizi sabit tutacak bir planlama yapın. Gündüz uyuklamaktan kaçının. Gün içinde yorgun da olsanız uyumamak için elinizden geleni yapın.
Beslenmenize dikkat edin
Salgın öncesi dönemdeki rutin yeme düzeninizi korumaya çalışın. Aşırı yemekten ya da aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçının. Sigara, alkol ve her türdeki madde kullanımından kaçının.
Kaygılarınızı kontrol edebileceğinizi bilin
Kendinizi sıkıntılı, gergin, kaygılı ya da üzgün hissettiğinizde bunu hemen içinde bulunduğunuz durum ya da koşullarla ilişkilendirmeyin. O esnada aklınızdan geçen düşüncelere dikkat edin. Her düşündüğünüzün doğru olmadığını unutmayın. Sizin dışınızdaki biri aynı koşullar altında aynı şekilde düşünüp aynı şekilde mi davranırdı, onu düşünün. Sevdiğiniz bir yakınınız bu koşullar altında benzer bir durumda olsaydı, ona nasıl davranırdınız, ona neler söylerdiniz, bunları bulmaya çalışın.
Her an huzurlu, mutlu, rahat olmak zorunda değiliz
Kendinizi rahatsız hissettiğinizde bu ruh halinden hemen kurtulmaya çalışmanızın şart olmadığını bilin. Sıkıntıyı bir müddet yaşarsanız, o sıkıntının neye işaret ettiğini fark ederseniz, bir şey yapmadan da sıkıntılı dönemi atlatabileceğinizi kendinize hatırlatın. Her olumsuz, rahatsızlık veren duygu ya da düşünce kurtulmanız gereken, yaşamamanız
gereken deneyimler değildir. Her an huzurlu, mutlu, rahat olmak zorunda değilsiniz. Değiştiremeyeceğiniz şeyler için üzülüp hayıflanmanın bir anlamı olmadığını kendinize hatırlatın.
Israrcı düşüncelerinizi kontrol edebileceğinizi unutmayın
Aklınıza gelen endişeleriniz ya da geçmişinizle ilgili zihninizde dönüp duran ısrarcı düşüncelerinizi uzaktan fark etmekle yetinin. Her düşüncenize bir cevap vermek zorunda olmadığınızı kendinize hatırlatın. Bazen ne kadar ısrarla çalsa da konuşmak istemediğiniz bir numarayı gördüğünüzde telefonunuza cevap vermemeyi tercih edebildiğiniz gibi, bu tür
ısrarcı düşüncelere de herhangi bir tepki verme zorunluluğunuz olmadığını bilin.