Pandemide daha da artan karaciğer yağlanmasına karşı öneriler
- Expomed Eurasia33. Kez Kapılarını Açtı - 16 Nisan 2026
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
Covid-19 pandemisinde gerek sağlıksız beslenme, gerekse fiziksel hareketsizliğin artması karaciğer yağlanması sorununun da yaygınlaşmasına neden oldu. Uzmanlar, önlem alınmadığı taktirde zaman içinde siroza kadar götüren sonuçlara neden karaciğer yağlanmasının, bazı sağlıklı değişikliklerle önlenebileceğine işaret ediyor.
![]()
Gastroenteroroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, karaciğer yağlanmasına karşı uyarı ve önerilerde bulundu.
İki grup karaciğer yağlanması var
Son yıllarda gerek ülkemizde, gerekse dünyada görülme sıklığı hızla artan karaciğer yağlanması; alkole bağlı olan ve alkole bağlı olmayan yağlanma olarak iki ana grupta değerlendiriliyor. Alkol karaciğer dokusu için toksik etki oluşturup karaciğer yağlanmasına yol açarken, alkole bağlı olmayan yağlanmada ise en önemli nedenlerin başında obeziteye bağlı insülin direnci geliyor.
Karaciğer yağlanması alkole bağlı değilse!
Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması altta yatan genetik bir bozukluğa, bir ilaca veya enfeksiyona bağlı değilse en önemli nedeni insülin direncidir. Bu nedenle ideal kilomuzu koruyarak karaciğer yağlanması riskini azaltabilirsiniz. Yapılan aerobik egzersizler, karaciğer yağlanmasında birçok ilaç ile ulaşılamayacak kadar iyi bir şekilde insülin direncini azaltarak yağlanmadan koruyucu etki sağlar.
Karaciğer yağlanmasına karşı 7 etkili öneri
Alkolden uzak durun. Gerekirse profesyonel yardım alın.
Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizle ideal kilonuza ulaşın.
Haftada en az 4 gün, 40 dakika tempolu yürüyüş yapın.
Düşük karbonhidratlı beslenin.
Akdeniz Tipi beslenmeye geçin. Yani karbonhidrattan çok sebze, kırmızı etten çok balık tüketin.
Şok diyetlerden uzak durun.
Kalp rahatsızlığınız yoksa günde bir-iki fincan kahve içmenin karaciğer yağlanmasına bağlı gelişebilecek komplikasyonlara karşı koruyucu etkisi bulunuyor. Ancak kahvenin ana tedavi yöntemi gibi algılanmaması gerekir. Yani diyet, egzersiz ve gerekirse ilaç tedavisi olmaksızın tek başına bir tedavi olarak değil, tedaviye destek olarak düşünülebilir.