Karaciğer yağlanmasına karşı bunları yapın
- Ses sağlığı için düzenli uyku… - 16 Nisan 2026
- IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı kapılarını açtı… - 15 Nisan 2026
- Diş ipi günün hangi saatinde kullanılmalı? - 15 Nisan 2026
Türkiye’de her 4 kişiden biri, karaciğer yağlanması problemiyle mücadele ediyor. Uzun yıllar belirti vermediği için karaciğerin ‘sinsi hastalığı’ olarak nitelendirilen karaciğer yağlanması, erken dönemde tespit edilmezse bazı hastalarda siroza kadar varan sağlık sorunlarına neden olabilir.
![]()
Günümüzde tüm dünyada obeziteye paralel olarak karaciğer yağlanması giderek yaygınlaşıyor. Ülkemizde de her 4 kişiden birinin, karaciğer yağlanması problemiyle mücadele ettiğine işaret eden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal, uyarı ve önerilerde bulundu.
Karaciğer yağlanması nedir?
Karaciğer hücrelerinde yaklaşık yüzde 5 oranında yağ bulunması olağan bir durum ve sağlığımızı olumsuz etkilemiyor. Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde normalden fazla yağ depolanması durumu olarak tanımlanıyor.
Erken tanı için 40 yaşından sonra yapılması gerekenler?
Uzun yıllar belirti vermediği için karaciğerin ‘sinsi hastalığı’ olarak nitelendirilen karaciğer yağlanması erken dönemde tespit edilmezse, bazı hastalarda karaciğer dokusunda iltihaplanma ve sertlik (fibrozis), bunlara bağlı olarak da siroz gelişebiliyor. Kalıcı bir hastalık olan siroz zamanla ilerleyerek karaciğer kanseri veya organ yetmezliği gibi hayatı tehdit eden bir tabloyla sonuçlanabiliyor.
Erken tanı için hiçbir risk faktörü olmayan kişilerin, 40 yaşından sonra her yıl ultrason ve kan tahlilleri yaptırmaları çok önemli. Fazla kilo, diyabet ve kolesterol gibi risk faktörlerine sahip kişilerde ise taramalara çok daha erken yaşta başlanıyor ve hastalar yılda bir düzenli olarak takip ediliyor.
Tedavide 3 önemli kural!
Erken dönemde tespit edildiğinde karaciğer yağlanmasının tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. İdeal kiloya ulaşmak, düzenli egzersiz yapmak ve alkol tüketiminden kaçınmak tedavide kilit rol üstleniyor.
Sebze ve balıktan zengin, kırmızı etten fakir, şeker ile unlu gıdalardan uzak, zeytinyağı ve tahıl ürünlerini içeren Akdeniz beslenme modeliyle beslenilmeli. Mümkünse her gün 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmalı.
Ayrıca karaciğerin en büyük düşmanı olan alkol tüketiminden kaçınılmalı. Bunların yanı sıra insülin direnci, diyabet ve hiperlipidemi varsa, bu sorunlara yönelik uygulanan ilaçlar da tedavide büyük önem taşıyor. İhtiyaç halinde silmarin, karaciğeri koruyan A ve E vitaminleri veya selenyum takviyesi de tedaviye eklenebiliyor.
Ayrıca kahve tüketimi karaciğer yağlanmasını, fibrozis ile siroz riskini ve karaciğer kanserini geriletiyor. Günde 3 fincan kahvenin karaciğerde olumlu etkileri vardır.