Kanserli hastalarda ağız bakımı

Kanser tedavisi başlı başına zor bir süreç. Tedaviyle birlikte gelişebilecek yan etkiler de hastayı ciddi olarak etkiler. Bu yan etkilerden biri de kendini ağız içinde gösterir. Ağız içinde yaralar, mantar veya uçuklar çıkabilir.  O halde kanser tedavisi sırasında ve sonrasında ağız sağlığını korumak için neler yapılmalı?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Ağız Diş Sağlığı, Periodontoloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkü Noyan, bu konuda şu önerilerde bulundu.

Kanser tedavisi sırasında tükürük akışı azaldığı için tükürüğün koruyucu etkisi ortadan kalkıyor. Bu nedenle savunma daha fazla zayıflıyor ve ağız yaraları ortaya çıkıyor. Ağız yaraları virüs, mantar ve bakterilerin vücuda giriş kapısı görevini üstlendiği için de,  hem ağız içi hem de tüm sistem enfeksiyonlara açık hale geliyor. Bu nedenle kanser tedavisi öncesinde ağız ve dişlerin kontrol edilmesi önem taşıyor. Çünkü kanser tedavisine başlandıktan sonra ağız içine yönelik herhangi bir tedavi şansı bulunmuyor. Burada terazinin her iki kefesine şartlar konularak doğru değerlendirme yapılmalı.

Kanser tedavisi öncesinde yapılması gerekenler

Radyografi alınmalı, ağız diş muayenesi yapılmalı. Ağız hijyeni sağlanmalı ve kişiye özel agiz hijyeni yöntemi belirlenmeli. Çocuk hastaların aileleri de eğitilmeli. Enfeksiyon odağı olabilecek diş  ve diş eti tedavileri tamamlanmalı. Uygun olmayan dolgu ve protezler değiştirilmeli. Keskin kenarlara sahip dişler ve restorasyonlar düzeltilmeli.Ümitsiz dişler çekilmeli.

Kanser tedavi sırasında

Kemoterapi veya radyoterapi sırasında ağız boşluğunda mantar ya da uçuk gibi ortaya çıkabilecek herhangi bir problem, yara örtücü jeller, pomatlar, rahatlatıcı gargaralar ve ağrı kesiciler yardımiyla kontrol altına alınabilir.Ancak bunun yanı sıra,  mutlaka yumuşak bir diş fırçası tercih edilmeli. Hatta bunu da kullanmakta zorlanılıyorsa,  diş fircasi  kaynar suya batırılarak daha da yumuşak olması sağlanmalı. Mentolsüz macunlar tercih edilmeli. Eğer diş etleri kendiliğinden veya ufak bir uyarıyla kaniyorsa ve hiçbir şekilde fırça ya da macun kullanılamıyorsa gazli bezle temizlik yapılmalı. Özellikle kan değerleri çok düşük olan hastalarda fırçalama sırasında kanama oluşabileceğinden gargaralar uygun bir çözüm oluyor. Bunun için, ağız içi hijyeninin sağlanmasında alkol içermeyen ancak bakterilere etki edebilen gargaralar kullanılmalı. Gerekirse gaz tamponlar gargarayla  ıslatılıp dişler ve ağız dokularının silinerek temizliği sağlanmalı. Ağız ve dudaklar nemli tutulmalı. Sık sık ama yavaş yavaş su içmeli ve besinler suyla alınmalı. Tükürük salgısını artırmak için şekersiz sakız çiğnemek ya da şekersiz limonlu şekerleri emmek de ağızın nemlendirilmesinde yarar sağlıyor. Dudaklar da,  yara oluşmasını önlemek amacıyla petrol içermeyen bir ürünle sık sık nemlendirilmeli.

Buz kalıbı emin

Dokuları etkileyecek sarımsak, soğan, baharatlı, tuzlu, asitli, sıcak yiyecek ve içecekler tüketilmemeli.  Beyaz kan hücrelerinin sayısı azaldığında galeta gibi sert yiyecekler ağız dokularını yaralayabileceği için bu tarz sert, kuru gıdalar yenilmemeli. Protezler sadece yemek yerken kullanılmalı.  Özellikle yüksek doz kemoterapi ve radyoterapi tedavisinden sonra 3 hafta süreyle protezler yalnızca yemek sırasında kullanılmalı. Sonrasında sabunla temizlendikten sonra, temiz su içerisinde muhafaza edilmeli. Yine ağızda yaralar varsa hekim tarafından önerilen yara iyileştirici, örtücü jel veya pomatlar protez içerisine konularak hem yaranın gelişmesi önlenmeli, hem de rahatlık sağlanmalı. Buz uygulaması yapın. Kan akışını dolayısıyla ilacın ağız dokularına ulaşmasını azaltacağı için kemoterapi ilaçları verilmeden önce ve verildikten 1/2 saat sonra buz kalıpları emilerek ağız dokuları korunmalı.

Tedavi sonrası

Hastaların tedavileri sonrasında da ağız diş sağlığına dikkat etmeleri önem taşıyor. Çünkü özellikle baş boyun bölgesine yapılan radyoterapi uygulamaları,  çok fazla çürük oluşumuna neden oluyor. Bu nedenle tedavi sonrası ağız hijyeni sağlanması ve düzenli diş hekimi kontrollerine gidilmesi çok önemli. Diş çekimi tedaviden 1-1.5 yıl sonra yapılabiliyor. Ortodontik tedaviler ve implant uygulamaları için de yine en az 1-1.5 yıl geçmesi gerekir. Çocuklarda da , tedavi sırasında ve sonrasında çene ve diş gelişimi yakından izlenmeli ve koruma amaçlı flor uygulanmalı.

Haber:Şule Yılmaz

(Visited 97 times, 1 visits today)